karşılar ile cümle

karşılar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Ancak adada onları ejderha yapılı kuşlar karşılar.鸟岛上有北极海鹦等鸟类。
Varlığı her şekliyle şüphe ile karşılar ve hatta yok sayar.他無所依而住,亦不執取世間的一切。
Genellikle kurbanlarının karşılarına aniden çıkarlar ve herhangi bir uyarı olmaksızın saldırılar.牠們極度兇猛,在沒有警告下都會攻擊。
Bu da yiyecek ihtiyacını karşılar.또한 그 음식을 뜻하기도 한다.
Geçimlerini ise büyü kullanmayan insanların verdikleri görevleri yerine getirerek karşılarlar.마법은 운동을 못하는 사람들이 운동을 잘하게 된다.
Macbeth ve Banquo, bir açıklıkta gezinirlerken, Üç Cadı onları bazı kehanetlerle karşılarlar.맥베스와 뱅쿠오는 황야를 건너가다가 세 명의 마녀와 마주친다.
Birbirlerini kucaklayıp karşılarlar (Figlia!둘이서 지독한 외면 다가와 보고싶어 믿어(Feat.
Ayrıca Avrupa Merkez Bankası raporlama ihtiyaçlarını karşılar.또한 미국의 전반적인 은행 제도를 감독하고 규제하고 있다.
Sezonun bölümleri hep karşılarına çıkan "Torchwood" kelimesiyle ilgili gevşek bir hikâyeye bağlanmıştır.이 시리즈는 '토치우드'라는 반복되는 단어로 이루어지는 느슨한 스토리 아크로 연결되어 있다.
Ahali bu haberi çok korkuyla karşılarlar.דון לוקח את החדשות קשה.
Mike onu karşılar.ואמא רוצה אותך.
Kida onu tren garında karşılar.ג'ו פוגש אותו בשדה התעופה.
Aniden karşılarına kocaman bir savaş gemisi çıktı.תוך זמן קצר נבנו אוניות מלחמה נוספות.
Halk onu büyük bir sevinç ve övgüyle karşılar.Народът посреща такива сполазници с радост и благодарност.
Bizans sağ ve merkezi, karşılarında yer alan avcı erleri ile beraber Normanlar ile savaşmaya başladılar.Междувременно византийския десен фланг и център са заети в схватки с норманите срещу тях.
Karşılarında durabilecek hiç kimse yoktur."Оттук никой няма право да ни изпъди.”
Babası ona çok kızsa da anlayışla karşılar.Той мисли, че баща му ще бъде по-щастлив, ако останат.
Chimborazo'nun buzulları Bolivar ve Chimborazo eyaletlerinin büyük kısmının su ihtiyacını karşılar.Тези ледници са основният източник на вода за населението на провинциите Боливар и Чимборасо.
Dahası doğrudan kente karşı girişilecek bir saldırı, bu güçleri de karşılarına almak olacaktı.Новият им опит да нападнат града бил посрещнат по същия начин.
Mike onu karşılar.Тя избира Майк.
Macbeth ve Banquo, bir açıklıkta gezinirlerken, Üç Cadı onları bazı kehanetlerle karşılarlar.Macbeth, uznemiren, još jednom posjećuje tri vještice kako bi mu rekle istinu o njegovim proročanstvima.
Halk onu büyük bir sevinç ve övgüyle karşılar.Publika ga je pozdravila veličanstvenim pljeskom i pjesmom.
Tommy, Sonny ve adamlarını malikanesinin kapısında karşılar.Tommy na kraju ubije Sonnyja u hodniku njegova imanja.
Karşılarında ise 5 kişi vardır.V opačnom prípade ich môže byť päť.
Bu yasa dışı bir grevdir ve hem işverenleri hem de sendikayı karşılarına almışlardır.Bol výborným vyjednávačom, pričom bol rešpektovaný tak odbormi, ako aj zamestnávateľmi.
Halk onu büyük bir sevinç ve övgüyle karşılar.Zato publikum ju prijalo s veľkým nadšením.
A vektörü taban vektör'lerinin kümesi kullanılarak yazılmış olabilir ve Koordinat sistemi'ni karşılar.Môžeme sa teda pozerať na náš diagram ako na vektorové pole, a použiť vektorový počet, aby sme mu porozumeli.
Bu da yiyecek ihtiyacını karşılar.Preskrbeli naj bi jim tudi hrano.
Chimborazo'nun buzulları Bolivar ve Chimborazo eyaletlerinin büyük kısmının su ihtiyacını karşılar.Njegovi ledeniki so vir pitne vode za prebivalce pokrajin Bolivar in Chimborazo.
İlk etapta karşılarına çıkan sonuç hayalkırıklığıdır.Naslednja sezona je na začetku izgledala kot razočaranje.
Genellikle kurbanlarının karşılarına aniden çıkarlar ve herhangi bir uyarı olmaksızın saldırılar.Pri vseh pride do izgube zavesti in praviloma se pripetijo brez opozorila.
Ayrıca Antalya'daki toplu taşımacılık sistemi şehir nüfusunun ulaşım ihtiyacını karşılar.V mestni lasti je družba Antalya Ulaşım, zadolžena za javni mestni prevoz.
Bu ikinci boğazın maliyetini karşılar ve geçer.Stroški dvora so se podvojili in nato potrojili.
Halk haftalık ihtiyacını oradan karşılar.Vsak teden so stanovalci morali izpolnjevati tedenske naloge.
Aniden karşılarına kocaman bir savaş gemisi çıktı.Že kmalu po odhodu je na ladji izbruhnila huda kriza.
Yani her bir Kanji bir sözcüğü karşılar diyebiliriz.V vsaki tako imenovani coni imamo torej eno rešitev.
Gayri safi millî hasılanın %6'sını tarım ve %11'ini küçük endüstriyel sektör karşılar.Žemės ūkis sudaro 6 % BVP, o lengvosios pramonės sektorius 11 % BVP.
Ali elinde valiziyle karşılarında dikilmektedir.Ali pasitraukė į jį remiančią Kufą.
Karşılarında ise 5 kişi vardır.Jų yra tik penki.
Orada onları küçük digimonlar karşılar.Neile alluvad väiksemad "harukontorid" – loožid.
Ortalama 9 liçi meyvesi bir yetişkinin günlük C vitamini ihtiyacını karşılar.Keskmiselt 9 vilja katavad täiskasvanud inimese C-vitamiinivajaduse.
Uygun bir diyet ile gerekli günlük piridoksin ihtiyacımızı kolaylıkla karşılarız.Liitreaalsuse igapäevaseks mugavaks kasutamiseks on vajalik väga keerukas tarkvara.
Ancak adada onları ejderha yapılı kuşlar karşılar.Lindudest elab saarel kaljukajakas.
Vatandaşın çoğu haftalık ihtiyacını buradan karşılar.Iga päev rahuldab inimene mitmesuguseid vajadusi.
Aile gelirlerinin % 80'i sadece enerji ihtiyaçlarını, günlük yiyeceği karşılar.이 가족의 수입중 80%는 에너지와 음식 겨우 두가지를 충족하는데 쓰입니다.
Aile gelirlerinin % 80'i sadece enerji ihtiyaçlarını, günlük yiyeceği karşılar.80% من عائد تلك الأسرة يذهب إلى إحتياجهم للطاقة, وهو غذاء اليوم.
Aile gelirlerinin % 80'i sadece enerji ihtiyaçlarını, günlük yiyeceği karşılar.שמונים אחוזים מהכנסת המשפחה הם רק לטובת כיסוי הוצאות האנרגיה של המשפחה האוכל לאותו יום
Aile gelirlerinin % 80'i sadece enerji ihtiyaçlarını, günlük yiyeceği karşılar.その日の食糧に費やされます。 ベッドが手に入るのは、2から5ドルのところです。
Aynı zamanda bu faydalı ziyaretçileri de hoş karşılarlarChúng cũng sẵn sàng chào đón những vị khách tháo vát.
Aynı zamanda bu faydalı ziyaretçileri de hoş karşılarlarDe asemenea, îi primesc cu plăcere pe aceşti musafiri plini de resurse.
Aynı zamanda bu faydalı ziyaretçileri de hoş karşılarlarVítají také pomoc těchto vynalézavých návštěvníků.
Aynı zamanda bu faydalı ziyaretçileri de hoş karşılarlarΕπίσης, είναι ευπρόσδεκτοι αυτοί οι επινοητικοί επισκέπτες.
Aynı zamanda bu faydalı ziyaretçileri de hoş karşılarlarВскоре, у морских игуан появляются необычные гости.
Aynı zamanda bu faydalı ziyaretçileri de hoş karşılarlarהן גם מקדמות בברכה .אורחים רבי-תושייה אלה
Aynı zamanda bu faydalı ziyaretçileri de hoş karşılarlarهم أيضا مرحبين بهؤلاء الزوّار الدهاة
Bazı insanlar eşcinsellere çok karşılar.Alcune persone sono anti-gay.
Bazı insanlar eşcinsellere çok karşılar.Alguna gente es tan anti-gay.
Bazı insanlar eşcinsellere çok karşılar. Her gün olmuyor bu.Algumas pessoas são tão anti-gay você não ve isso todo dia
Bazı insanlar eşcinsellere çok karşılar.Il y a des gens qui sont si hostiles à l'homosexualité.
Bazı insanlar eşcinsellere çok karşılar.Một số người cực kỳ phản đối người đồng tính.

İlgili Sayfalar