karşılar ile cümle

karşılar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Kendisini burada büyük bir kalabalık karşılar.Vocês terão um bom número de pessoas se aproximando.
Sonraki gün takım Fenix,ve Braga'nın adamları karşılar.No dia seguinte, a equipe se encontra com um dos homens do Braga.
Halk onu büyük bir sevinç ve övgüyle karşılar.O povo o saúda com entusiasmo.
İş gücünün büyük kısmını servis sektörü ve hükümet karşılar.A maior parte da força de trabalho está empregada no setor de serviços e no setor administrativo.
Elagabalus, geri geri arabanın önüne koşar, tanrıyı karşılar ve dizginleri tutardı.Heliogábalo corria de costas à frente da carruagem, olhando para o deus e segurando nas rédeas dos cavalos.
Evin ihtiyaçlarını karşılar.As instalações se adaptarão às necessidades de cada casa.
Ama karşılarında, bu görüşte bir müttefik yoktu.Mas naquela época não tinha nada disso, companheiro!
Fakat bu sefer aşılması gereken daha da büyük bir engel karşılarına çıkar.Om deze te bereiken moest nog wel een belangrijke hindernis worden overwonnen.
Orada onları küçük digimonlar karşılar.Daar vinden ze kleine dinosaurussen.
Karşılarında ise 5 kişi vardır.Vijf personen komen om.
Aniden karşılarına kocaman bir savaş gemisi çıktı.Op zekere dag kwam er een enorme vloot aangevaren.
Burada onları eski düşmanları Rastapopoulos karşılar.Oude vijanden zoals Ragnaros komen hem helpen.
Ahali bu haberi çok korkuyla karşılarlar.Het hele gezin is erg geschrokken van het nieuws.
Jamaika, Dominik Cumhuriyeti ve Haiti, dünya boksit üretiminin beşte birini karşılar.Op Haïti, de Dominicaanse Republiek en Jamaica kwamen in totaal 85 mensen om het leven.
Çıktığında Zeynep ailesinin baskısına rağmen Tatar Ramazan`ı karşılar, köye dönerler.Ze komen elkaar tegen als Rama's vader, Dasaratha, naar zijn hoofdstad terugkeert.
Bu esnada, beton daha çok basınç gerilmelerini karşılar, çelik ise daha çok çekme gerilmelerini karşılar.Beton is makkelijker beschikbaar dan staal, en de prijs is minder onderhevig aan schommelingen.
Mike onu karşılar.Mara zal op hem wachten.
Dillinger ile rekabetleri devam ederken, karşılarında No Way Jose ve Roderick Strong bir grup oluştururdu.Po gali, do Dillingera w rywalizacji z ugrupowaniem dołączyli No Way Jose oraz Roderick Strong.
Takımın görüş ihtiyacını karşılar.Drużyny muszą ją odgadnąć.
Worms’a vardıklarında Gunther onları sevinçle karşılar.Po odejściu Gunthera zaprzyjaźnia się z nimi.
Fakat bu sefer aşılması gereken daha da büyük bir engel karşılarına çıkar.Ale żeby to zrealizować, będzie musiała pokonać wiele przeszkód.
Karşılarında ise 5 kişi vardır.Tym razem liczyła ona pięć osób.
İş gücünün büyük kısmını servis sektörü ve hükümet karşılar.Duża jej część jest zajmowana przez biznes i administrację.
Rena durumu soğukkanlılıkla karşılar.Potrafi podejmować na chłodno trudne decyzje.
Halk haftalık ihtiyacını oradan karşılar.Wszyscy mieszkańcy musieli przez kilka dni w tygodniu odrabiać pańszczyznę.
İçeride 16 kolon ile desteklenmiş kemerlerle süslü geniş bir salon karşılar.Za komorami znajduje się sala z 16 filarami.
Sakin bir hayat umarlarken burada da karşılarına çıkan kanunsuzlarla çarpışmak zorunda kalırlar.Oczywiście, gdy nadejdzie już czas zapłaty, razem z winnymi będą musieli cierpieć niewinni.
İçme suyunu 25 km mesafedeki kaynaktan karşılar.Dostawy wody pochodzą z miejsca oddalonego o 30 km.
İltizam usulü kiraya verilen eyaletlerde çalışan devlet görevlilerin maaşını devlet karşılardı.Inkomst från anställning i den stat där den anställde är bosatt.
O kale kaçar ve öfkeli kurt bir kaz sürüsü karşılar.Hon flyr från slottet och träffar på en skock ilskna vargar.
Adam hala sevgilisine aşıktır fakat sevgilisinin ayrılma kararını anlayışla karşılar.Han är själv förälskad i henne men beslutar sig ändå att hjälpa det unga paret.
Bu arada karşılarında Carrie'yi görürler.För andra betydelser, se Burie.
El Cuchillo barajı Monterrey metropolünün su ihtiyacını karşılar.Barranco del Monasterio är ett vattendrag i Spanien.
Kuruluş yıllarında, binanın kirasını çeşitli yardımlarla karşılar.Under åren har biografen renoverats med hjälp av stödpengar från olika håll.
Bununda ilçelere yüzde paylaşımında Erbaa %40 lık bir bölümünü karşılar.Den förekommer huvudsakligen som 40%-ig lösning i vatten.
Rick, Glenn, ve Maggie hapishaneye geri dönmüştür ve Carl ile Carol onları geçitin orada karşılar.Рік, Глен та Меггі повертаються до в'язниці і біля воріт їх зустрічає Карл та Керол.
Kida onu tren garında karşılar.Проте дівчина чекає його на вокзалі.
Halk onu büyük bir sevinç ve övgüyle karşılar.Більшість сприйняло це з радістю і задоволенням.
Tam uçuracakları sırada Claire, Sawyer ve Kate karşılarına çıkar.Під час старту, польоту до них приєдналися Клер, Соєр і Кейт.
Orada onları küçük digimonlar karşılar.За ними розташовані маленькі бризкальца.
Brenda ve Bobby de onları karşılar.Сем із Біллом погоджуються.
Adam hala sevgilisine aşıktır fakat sevgilisinin ayrılma kararını anlayışla karşılar.Вона іде на бій сама, знаючи, що її коханий тепер житиме.
Bu da yiyecek ihtiyacını karşılar.Варто звернути увагу ще і на їжу.
Bununda ilçelere yüzde paylaşımında Erbaa %40 lık bir bölümünü karşılar.Таким чином, власний газовидобуток задовольняє 40% внутрішніх потреб.
O kale kaçar ve öfkeli kurt bir kaz sürüsü karşılar.Někdo to rád horké Klietka bláznov Hair Donaha!
Köyün girişinde sizi köy halkından vefat edenler karşılar.Nedopatřením ji to prozradí lidé z vesnice.
Girişteki büyük avlu, filozof (Homeros) heykelinin iki yanındaki aslanlar ile ziyaretçileri karşılar.Po stranách hlavního schodiště vítají návštěvníky dvě sochy lvů.
Bu ikinci boğazın maliyetini karşılar ve geçer.Výslužné se jim vyplatí a zdvojnásobí.
Brenda ve Bobby de onları karşılar.Líza a Bart si je nechají přišít.
Mike onu karşılar.Ea se s ním setká.
Halk onu büyük bir sevinç ve övgüyle karşılar.Poporul l-a întâmpinat plin de entuziasm.
Genellikle kurbanlarının karşılarına aniden çıkarlar ve herhangi bir uyarı olmaksızın saldırılar.Recidivele sunt de obicei imprevizibile, apărând fără semne de avertizare.
Chimborazo'nun buzulları Bolivar ve Chimborazo eyaletlerinin büyük kısmının su ihtiyacını karşılar.Ghețarul este sursă de apă pentru populația din provinciile Bolivar și Chimborazo din Ecuador.
Karşılarında durabilecek hiç kimse yoktur."Nimeni nu poate renunța la el."
Onun taleplerini karşılarım.I-am îndeplinit cerințele.
Onun taleplerini karşılarım.Am răspuns cerinţelor lui.
İkiliyi, Richard Alpert ve Ethan Rom karşılar.Richard Alpert és Ethan Rom már a helyszínen várják.
Chimborazo'nun buzulları Bolivar ve Chimborazo eyaletlerinin büyük kısmının su ihtiyacını karşılar.A Chimborazo gleccser Bolívar és Chimborazo tartományok vízforrása.
Hamlet arkadaşlarını sıcak bir şekilde karşılar ama hemen kendisine karşı olduklarının farkına varır.Hamlet szívélyesen fogadja barátait, de hamar rájön, hogy nagybátyja áll a háttérben.
Halk onu büyük bir sevinç ve övgüyle karşılar.Lefejezését a nép örömrivalgással és tapssal fogadta.

İlgili Sayfalar