karşılar ile cümle

karşılar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Bu miktar 132.000 kişinin yıllık tüketimini karşılar.Elle a une capacité de 132.000 unités par an.
Willow ise otelde karşılarına çıkıp Buffy'nin öldüğü haberini verir.Willow attend Angel à l'hôtel pour lui annoncer la mort de Buffy.
Aniden karşılarına kocaman bir savaş gemisi çıktı.Un énorme bateau volant surgit.
Oradan gideceklerken Kira onları karşılar, Rociel'in eline geçmiş ve onun tarafında savaşmaktadır.Voulant la défendre, Cielo se dresse devant eux et est aidé par Romeo.
Velma dinleyicileri "Hello, Suckers," (Merhaba, kerizler) sözleriyle karşılar.Les fans scandent « Thank you Taker ».
Elagabalus, geri geri arabanın önüne koşar, tanrıyı karşılar ve dizginleri tutardı.Heliogábalo corría hacia atrás enfrente del carro, mirando al dios, y sosteniendo las riendas de los caballos.
Varlığı her şekliyle şüphe ile karşılar ve hatta yok sayar.Defiende lo suyo contra todo, sin importar las consecuencias.
Ali elinde valiziyle karşılarında dikilmektedir.Yo mismo la guarde en la maleta.
Ayrıca Avrupa Merkez Bankası raporlama ihtiyaçlarını karşılar.Obligar al Banco Central Europeo que informe al Parlamento Europeo sobre sus acciones.
Rodrigo Malcom'u gayet yakından iyi karşılar ve Elena'yı müstakbel eşi olark ona takdim eder.Malcolm llega para unirse a los Highlanders y Rodrigo presenta a Elena como su futura novia.
O kale kaçar ve öfkeli kurt bir kaz sürüsü karşılar.Con ese sospechoso y extraviado andar de un lobo hambriento.
Hamlet arkadaşlarını sıcak bir şekilde karşılar ama hemen kendisine karşı olduklarının farkına varır.Hamlet los recibe cortésmente pero se da cuenta de que lo están espiando.
Adam hala sevgilisine aşıktır fakat sevgilisinin ayrılma kararını anlayışla karşılar.Los dos no tardan en enamorarse, pero ella decide desaparecer de su vida.
Mike onu karşılar.Matt lo encuentra.
Yani her bir Kanji bir sözcüğü karşılar diyebiliriz.El kanji de un nombre puede contar con varias alternativas de pronunciación.
Bu miktar 132.000 kişinin yıllık tüketimini karşılar.Tiene una capacidad de producción de 132.000 unidades anuales.
Chimborazo'nun buzulları Bolivar ve Chimborazo eyaletlerinin büyük kısmının su ihtiyacını karşılar.Su glaciar es la fuente de agua para la población de las provincias ecuatorianas de Bolívar y Chimborazo.
Çamkoru Tabiat parkı ziyaretçilerin eğlenme ve dinlenme ihtiyaçlarını karşılar.Esta parte del jardín botánico invita a todos los visitantes a la tranquilidad y relajación.
Mike onu karşılar.Matt la raggiunge.
Macbeth ve Banquo, bir açıklıkta gezinirlerken, Üç Cadı onları bazı kehanetlerle karşılarlar.Banquo è un capitano che, con Macbeth, incontra le tre streghe e ascolta le loro profezie.
Ortalama 9 liçi meyvesi bir yetişkinin günlük C vitamini ihtiyacını karşılar.In media nove litchi bastano per soddisfare il fabbisogno quotidiano di vitamina C di un uomo adulto.
Bu arada karşılarında Carrie'yi görürler.Sembra che abbia una cotta per Carrie.
Ancak adada onları ejderha yapılı kuşlar karşılar.Attorno all'isola nuotano squali.
Brenda ve Bobby de onları karşılar.Billy e Brenda vivono insieme.
Geçimini köfte satarak karşılar.Passano all'acquirente mediante accollo.
Kral onu Xanthos nehri yakınında karşılar ve dokuz gün misafir eder.Allora Jane accettò la corona, ma regnò per soli nove giorni.
Köylüler su ihtiyacını buradan karşılarlardı.Anticamente provvedeva al fabbisogno idrico di tutto l'abitato.
Cooper ailesiyle aynı sokakta, hemen karşılarındaki evde oturmaktadır.Qui conosce Adrienne, che abita nella stanza accanto alla sua.
Bölgenin su ihtiyacını karşılar.L'acqua carica il terreno di acqua.
Ailem ve akrabalarım yurt dışında çalışmama karşılar.Мои родители и родственники против того, чтобы я работал за границей.
Varlığı her şekliyle şüphe ile karşılar ve hatta yok sayar.Ему подчинено всё в мире, ничто не совершается без его воли и без его ведома.
Evlenmeyi düşündüğü nişanlısı Helen Norwood (Katey Sagal) onu karşılar.Его встречает невеста — Хелен Норвуд, на которой он намерен жениться в ближайшее время.
Tam uçuracakları sırada Claire, Sawyer ve Kate karşılarına çıkar.Во время старта полета к ним присоединились Клер, Сойер и Кейт.
Karşılarındaki tehdit her ne ise ona karşı orantılı güç kullanılmadığı anlaşılıyor" dedi.Его непредубежденность сделала его тем, кто не боится перемен».
Kida onu tren garında karşılar.Катюша ждёт его на вокзале.
Hükümdarları, büyük komutanları burada karşılarlar ve burada uğurlarlardı.Богачи и правители приходили к нему, желая посетить его.
Geçimini köfte satarak karşılar.Максимально вовлеките покупателя в сделку.
Karşılarında ise 5 kişi vardır.К нему присоединяются пять человек.
Köyün girişinde sizi köy halkından vefat edenler karşılar.Прибыв туда, их атакуют люди Графа.
Genellikle kurbanlarının karşılarına aniden çıkarlar ve herhangi bir uyarı olmaksızın saldırılar.Обычно птицы нападают сзади без предупреждения.
Ancak adada onları ejderha yapılı kuşlar karşılar.На территории острова гнездятся птицы.
Karşılarında durabilecek hiç kimse yoktur."Это никто оспорить не может».
Sam'in annesi Melessa ve kız kardeşi Talla onları sıcak karşılarlar.Воспитание Марии и её братьев было достаточно строгим.
Konaklardaki ayvazlar, bekçilik yapar, gelenleri karşılar, yemek servisi yapar, ocağı yakardı.Бомжи собираются на помойках, воруют, ищут еду и теплое место для ночлега.
Hayvanlardan elde ettiği ürünler kendi ihtiyacını karşılar.Охота на других животных зависит от их наличия.
Orada onları küçük digimonlar karşılar.По тальвегам протекают небольшие ручьи.
Kuruluş yıllarında, binanın kirasını çeşitli yardımlarla karşılar.В разные годы здание часто сдавалось в аренду.
Hidro elektrik, mevcut elektrik talebinin % 3.5'ini karşılar.تلبي الطاقة الكهرمائية 3.5٪ من الطلب على الكهرباء.
Karşılarında durabilecek hiç kimse yoktur."ولكم من لا يملك سيُؤخذ منه."
Ayrıca Antalya'daki toplu taşımacılık sistemi şehir nüfusunun ulaşım ihtiyacını karşılar.علاوة على ذلك يواجه نظام النقل القائم بأنطاليا احتياج سكان المدينة بشكل أوسع للتنقل.
Halk onu büyük bir sevinç ve övgüyle karşılar.يمتاز شعبها بالكرم والجود.
Varlığı her şekliyle şüphe ile karşılar ve hatta yok sayar.أن مفسره لا يكون إلا جملة، ولا يشاركه في هذا الضمير.
Düğüne gelen davetlileri davul, zurna karşılar.نحن لا نريد أن يأتي الناس إلى حفل زفافنا ويعلقون على مظهري.
Bu isimler İslamiyet’e ve dindar yöneticilere karşılar.هذه الأسماء تسبق وصول العرب والإسلام.
Türkçedeki J sesini karşılar.يُقابلها في الروسية الـ(Г - г).
Mary (Denise Crosby) adındaki bir kadın onları hoşnutlukla karşılar ve onlara et ikram eder.Uma mulher chamada Mary (Denise Crosby) recepciona-os e oferece-lhes um pouco de carne.
Hamlet arkadaşlarını sıcak bir şekilde karşılar ama hemen kendisine karşı olduklarının farkına varır.Hamlet recebe os companheiros calorosamente, todavia logo discerne que eles estão contra ele.
Lois'i kapıda Bonnie Swanson karşılar ve kısa bir sonra onun kocası Joe ile tanışır.Cumprimenta Bonnie Swanson e logo conhece seu marido, Joe.
Yani her bir Kanji bir sözcüğü karşılar diyebiliriz.Os kanjis para um nome podem ter várias pronúncias.
Mike onu karşılar.Zero tem que enfrentá-los.

İlgili Sayfalar