Ve diğer projeler gerçekten dönüşüm ile ilgiliydi, insanın ihtiyaçlarını karşılamakla ilgili.И другие проекты были связаны с трансформацией, чтобы соответствовать человеческим нуждам.
Ve diğer projeler gerçekten dönüşüm ile ilgiliydi, insanın ihtiyaçlarını karşılamakla ilgili.И други проекти, които бяха в действителност относно трансформация, относно задоволяване на нуждите на хората.
Ve diğer projeler gerçekten dönüşüm ile ilgiliydi, insanın ihtiyaçlarını karşılamakla ilgili.Та інші проекти були насправді про трансформацію, про відповідність людським потребам.
Ve diğer projeler gerçekten dönüşüm ile ilgiliydi, insanın ihtiyaçlarını karşılamakla ilgili.ופרוייקטים נוספים שבאמת עסקו בשינוי-צורה, ובהתאמה לצרכי האדם.
Ve diğer projeler gerçekten dönüşüm ile ilgiliydi, insanın ihtiyaçlarını karşılamakla ilgili.مشروع اخر .في مجال الابتكار والتغير، لكي يواكب احتياجات الناس.
Ve diğer projeler gerçekten dönüşüm ile ilgiliydi, insanın ihtiyaçlarını karşılamakla ilgili.手がけました これはイタリア製の家具の一部ですが出荷時には
Ve enerji ihtiyacımızın %100'ünü karşılaması için sadece 8 kere daha ikiye katlanması gerek.이제 8번만 더 두 배가 되면 우리가 사용하는 에너지 수요를 100% 채울 수 있게 됩니다.
Ve enerji ihtiyacımızın %100'ünü karşılaması için sadece 8 kere daha ikiye katlanması gerek.A jsme vzdáleni pouze 8 zdvojnásobení od naplnění 100% našich energetických potřeb.
Ve enerji ihtiyacımızın %100'ünü karşılaması için sadece 8 kere daha ikiye katlanması gerek.Dan kita hanya kurang delapan lipat lagi dari memenuhi 100 persen kebutuhan energi kita.
Ve enerji ihtiyacımızın %100'ünü karşılaması için sadece 8 kere daha ikiye katlanması gerek.És csak nyolc duplázásra vagyunk attól, hogy ez elérje az energiaszükségletünk 100%-át.
Ve enerji ihtiyacımızın %100'ünü karşılaması için sadece 8 kere daha ikiye katlanması gerek.Estamos só à distância de oito duplicações de atingirmos 100% das nossas necessidades energéticas.
Ve enerji ihtiyacımızın %100'ünü karşılaması için sadece 8 kere daha ikiye katlanması gerek.Et nous ne sommes qu"à huit doublements d'atteindre 100 % de nos besoins énergétiques.
Ve enerji ihtiyacımızın %100'ünü karşılaması için sadece 8 kere daha ikiye katlanması gerek.I zostało nam już tylko osiem takich podwojeń do zaspokojenia 100% naszych potrzeb energetycznych.
Ve enerji ihtiyacımızın %100'ünü karşılaması için sadece 8 kere daha ikiye katlanması gerek.Og vi er kun otte fordoblinger væk fra at opnå 100 procent af vores energibehov.
Ve enerji ihtiyacımızın %100'ünü karşılaması için sadece 8 kere daha ikiye katlanması gerek.Siamo lontani solo otto raddoppi per raggiungere il 100 per cento del nostro fabbisogno energetico.
Ve enerji ihtiyacımızın %100'ünü karşılaması için sadece 8 kere daha ikiye katlanması gerek.Şi suntem la numai 8 dublări depărtare de satisfacerea a 100% din nevoile noastre de energie.
Ve enerji ihtiyacımızın %100'ünü karşılaması için sadece 8 kere daha ikiye katlanması gerek.Und wir sind nur acht Verdopplungen entfernt von dem Punkt, um 100% unseres Energiebedarfs zu decken.
Ve enerji ihtiyacımızın %100'ünü karşılaması için sadece 8 kere daha ikiye katlanması gerek.Y estamos a sólo ocho duplicaciones de satisfacer todas nuestras necesidades energéticas.
Ve enerji ihtiyacımızın %100'ünü karşılaması için sadece 8 kere daha ikiye katlanması gerek.Και είμαστε μόνο οκτώ διπλασιασμούς μακριά για να φτάσει στο 100% των ενεργειακών μας αναγκών.
Ve enerji ihtiyacımızın %100'ünü karşılaması için sadece 8 kere daha ikiye katlanması gerek.Еще через восемь шагов удвоения она будет удовлетворять 100% наших потребностей.
Ve enerji ihtiyacımızın %100'ünü karşılaması için sadece 8 kere daha ikiye katlanması gerek.И ние сме само на осем удвоявания от покриване на 100 процента от енергийните ни нужди.
Ve enerji ihtiyacımızın %100'ünü karşılaması için sadece 8 kere daha ikiye katlanması gerek.ואנחנו רק במרחק של 8 הכפלות מיכולת ייצור של 100 אחוזים מצרכי האנרגיה שלנו.
Ve enerji ihtiyacımızın %100'ünü karşılaması için sadece 8 kere daha ikiye katlanması gerek.ونحن على بعد ثمان مضاعفات فقط من تحقيق 100 في المائة من احتياجاتنا للطاقة
Ve enerji ihtiyacımızın %100'ünü karşılaması için sadece 8 kere daha ikiye katlanması gerek.エネルギー需要の100%がカバーされるのです そして、太陽のエネルギーは人類の必要量の1万倍にも達します
Ve o zaman sorusunu pek hoş karşılamamıştım.In dem Moment konnte ich mich nicht für ihn erwärmen.
Ve saatlik güç isteğini karşılamak için sadece hidro kullanmayı düşünüyor.A to se berou v úvahu pouze existující vodní elktrárny k pokrytí hodinové energetické poptávky.
Ve saatlik güç isteğini karşılamak için sadece hidro kullanmayı düşünüyor.Det tager hensyn til at bruge eksisterende vandkraft til at matche kravene for elektricitet time for time.
Ve saatlik güç isteğini karşılamak için sadece hidro kullanmayı düşünüyor.E considerando soltanto l'idroelettrica esistente per soddisfare la domanda energetica oraria.
Ve saatlik güç isteğini karşılamak için sadece hidro kullanmayı düşünüyor.En het stelt voor om bestaande waterkracht te gebruiken om de vraag van uur tot uur aan te kunnen.
Ve saatlik güç isteğini karşılamak için sadece hidro kullanmayı düşünüyor.És ez csak a meglévő vízenergiát veszi figyelembe és méri hozzá a folyamatos energiaszükséglethez.
Ve saatlik güç isteğini karşılamak için sadece hidro kullanmayı düşünüyor.Hier wird nur existierende Wasserkraft berücksichtigt, um den stündlichen Strombedarf sicherzustellen.
Ve saatlik güç isteğini karşılamak için sadece hidro kullanmayı düşünüyor.실시간 전력수요를 가늠키 위해 현재의 수력발전자료를 고려해 넣었습니다.
Ve saatlik güç isteğini karşılamak için sadece hidro kullanmayı düşünüyor.Och det beaktar bara befintlig vattenkraft för att matcha elbehovet timme för timme.
Ve saatlik güç isteğini karşılamak için sadece hidro kullanmayı düşünüyor.Şi consideră doar folosirea energiei hidrologice existente ca să potrivim cererea de energie oră cu oră.
Ve saatlik güç isteğini karşılamak için sadece hidro kullanmayı düşünüyor.Và nó chỉ sử dụng H2 tồn tại để tương hợp nhu cầu điện năng hàng giờ.
Ve saatlik güç isteğini karşılamak için sadece hidro kullanmayı düşünüyor.Εξετάζει μόνο υπάρχοντα στοιχεία των υδροηλεκτρικών ώστε να ταυτίσει την ωριαία ενεργειακή ζήτηση.
Ve saatlik güç isteğini karşılamak için sadece hidro kullanmayı düşünüyor.И взема предвид само употреба на съществуваща водна енергия за отговор на търсенето на мощност час по час.
Ve saatlik güç isteğini karşılamak için sadece hidro kullanmayı düşünüyor.והם לוקחים בחשבון רק שימוש בהידרו כדי לענות על הדרישה לפי שעה.
Ve saatlik güç isteğini karşılamak için sadece hidro kullanmayı düşünüyor.وهي تضع في الإعتبار فقط إستخدام الطاقة المائية لتطابق الطلب ساعة بساعة على الطاقة.
Ve saatlik güç isteğini karşılamak için sadece hidro kullanmayı düşünüyor.時間ごとの需要に供給可能だ これは世界の風力資源
Ve şirketin yükümlülüklerini karşılamasını, borçlarını ödemesini sağlıyor.A vyplácí ty, kteří drží závazky.
Ve şirketin yükümlülüklerini karşılamasını, borçlarını ödemesini sağlıyor.私はまだ引き続き言います、そこにモラルハザードが、
Yabancı, şapka, mont, eldiven ve ambalajında boğuk karşılamak için sabırsızlıkla çıktıAz idegen, tompa Hat, kabát, kesztyű, és a csomagolás, kijött türelmetlenül, hogy megfeleljen
Yabancı, şapka, mont, eldiven ve ambalajında boğuk karşılamak için sabırsızlıkla çıktıCizinec, tlumený v klobouku, kabát, rukavice a wrapper, vyšel netrpělivě splnit
Yabancı, şapka, mont, eldiven ve ambalajında boğuk karşılamak için sabırsızlıkla çıktıCudzinec, tlmený v klobúku, kabát, rukavice a wrapper, vyšiel netrpezlivo splniť
Yabancı, şapka, mont, eldiven ve ambalajında boğuk karşılamak için sabırsızlıkla çıktıDer Fremde, der in Hut, Mantel, Handschuhe und Wrapper gedämpft, kam ungeduldig zu treffen
Yabancı, şapka, mont, eldiven ve ambalajında boğuk karşılamak için sabırsızlıkla çıktıDe vreemdeling, gedempt in de hoed, jas, handschoenen en wrapper, kwam ongeduldig om te voldoen aan
Yabancı, şapka, mont, eldiven ve ambalajında boğuk karşılamak için sabırsızlıkla çıktıEl desconocido, envuelto en el sombrero, abrigo, guantes y capa, salió con impaciencia para cumplir
Yabancı, şapka, mont, eldiven ve ambalajında boğuk karşılamak için sabırsızlıkla çıktıFearensideのカート、ホールを助けるためにゴシップの準備の単語またはこれを持っている間に
Yabancı, şapka, mont, eldiven ve ambalajında boğuk karşılamak için sabırsızlıkla çıktıFrämlingen, dova i hatt, rock, handskar och omslag, kom ut otåligt för att möta
Yabancı, şapka, mont, eldiven ve ambalajında boğuk karşılamak için sabırsızlıkla çıktı모자, 코트, 장갑, 그리고 래퍼의 숨막히는 낯선는 만나서 impatiently 왔어요
Yabancı, şapka, mont, eldiven ve ambalajında boğuk karşılamak için sabırsızlıkla çıktıL'étranger, étouffés dans le chapeau, manteau, gants, et l'enveloppe, est sorti avec impatience de rencontrer
Yabancı, şapka, mont, eldiven ve ambalajında boğuk karşılamak için sabırsızlıkla çıktıLo straniero, ovattato nel cappello, cappotto, guanti e wrapper, è uscito con impazienza di incontrare
Yabancı, şapka, mont, eldiven ve ambalajında boğuk karşılamak için sabırsızlıkla çıktıMuukalaista, vaimeita Hat, takki, käsineet ja kääre, tuli ulos kärsimättömästi tapaamaan
Yabancı, şapka, mont, eldiven ve ambalajında boğuk karşılamak için sabırsızlıkla çıktıNgười lạ, bị bóp nghẹt trong mũ, áo khoác, găng tay, và wrapper, đi ra thiếu kiên nhẫn để đáp ứng
Yabancı, şapka, mont, eldiven ve ambalajında boğuk karşılamak için sabırsızlıkla çıktıObcy, stłumiony w kapelusz, płaszcz, rękawiczki i opakowaniu, wyszedł z niecierpliwością na spotkanie
Yabancı, şapka, mont, eldiven ve ambalajında boğuk karşılamak için sabırsızlıkla çıktıO estranho, abafado no chapéu, casaco, luvas e capa, saiu com impaciência para atender
Yabancı, şapka, mont, eldiven ve ambalajında boğuk karşılamak için sabırsızlıkla çıktıOrang asing, terbungkus dalam topi, jaket, sarung tangan, dan pembungkus, keluar tidak sabar untuk bertemu
Yabancı, şapka, mont, eldiven ve ambalajında boğuk karşılamak için sabırsızlıkla çıktıStrăinul, înăbuşite în pălărie, haină, mănuşi şi înveliş, a ieşit cu nerăbdare să îndeplinească
Yabancı, şapka, mont, eldiven ve ambalajında boğuk karşılamak için sabırsızlıkla çıktıTujec, pridušen v klobuk, plašč, rokavice, in ovoj, je prišel ven nestrpno, da izpolnjujejo