Ana içeriğe geç
Sözlük

karşılama ile cümle

karşılama kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Tom birini karşılamak için Boston'a gitti.Tom went to Boston to meet someone.
O beni karşılamak için geldi.He came to greet me.
Bu yemek asla beklentiyi karşılamaz.This meal never cut the mustard.
Tom'un 2.30'da beni karşılaması gerekiyor.Tom is supposed to meet me at 2:30.
Tom'un beni lobide karşılaması gerekiyordu.Tom was supposed to meet me in the lobby.
Tom Mary'yi karşılamak için oradaydı.Tom wasn't there to greet Mary.
Saat 2.30'da havaalanında Tom'u karşılamam gerekiyor.I'm supposed to meet Tom at the airport at 2:30.
Tom bunu hoş karşılamayacak.Tom isn't going to take this well.
Tom istasyonda Mary'yi karşılamamı istedi.Tom asked me to meet Mary at the station.
Tom havaalanında Mary'yi karşılamamı istedi.Tom asked me to meet Mary at the airport.
Seni karşılamak için istasyonda biri var mı?Will anybody be at the station to meet you?
İhtiyaçlarınızı karşılamamız mümkün olmayacak.It won't be possible for us to meet your needs.
Karşılama elle tutulur.The cope is palpable.
Üretim şirketi, kumar kayıplarının bir kısmını karşılamak zorunda kalmıştı.The production company had to cover some of his gambling losses.
1943 başında, yeni gaz odaları ve krematoryumlar, artan sayıları karşılamak için inşa edildi.In early 1943, new gas chambers and crematoria were built to accommodate the numbers.
Kazakistan gaz üretimi 10,5 milyar metreküp (2012) ile iç talebi karşılamak için yeterlidir.Kazakhstan’s gas production suffices to meet domestic demand of 10.5 billion cubic meters (2012).
Hindistan'ın petrol rezervleri, ülke içi petrol talebinin %25'ini karşılamaktadır.India's oil reserves meet 25% of the country's domestic oil demand.
Yenilenebilir enerji artık Almanya'da tüketilen elektriğin %27'sini karşılamaktadır.Renewables now produce over 27% of electricity consumed in Germany.
Halihazırda bir tek Amerika Birleşik Devletleri süper güç olma kriterlerini karşılamaktadır.Currently, only the United States fulfills the criteria to be considered a superpower.
Van Gogh'un bu çalışmaları beklenileni karşılamamıştır.Van Gogh's work did not live up to expectations.
Ziyaretçiler kaldıktan karşılamak için yeterli fonların kanıt tutmak için gereklidir.Visitors are required to hold proof of sufficient funds to cover their stay.
İşgal birliği süvariler için yem ihtiyacını karşılamak maksadı ile geldiklerini açıklamışlardı.The one-of-a-kind headgear was then used by the charity to raise funds for their cause.
Kır gazinosu günlük misafirlerin ihtiyaçlarını karşılamaktadır.The shrine welcomes visitors daily.
Ertesi gün, General Weidling'in General Vasili Çuykov'u karşılaması için Duffing'i gönderildi.Early the next day, Dufving was sent to arrange for General Weidling to meet General Chuikov.
Cinler, yeryüzüne yaklaştıklarında kendilerini yakıcı bir ışık karşılamaktadır.When he struggles the winds are forced away from him, and they blow upon the earth.
Kızıl Ordu, kent nüfusun gıda gereksinimini karşılamak için büyük bir çaba harcadı.The Red Army made a major effort to feed the residents of the city.
Kırım Hanı Devlet Giray'ın isyankar tutumunu daha toleranslı karşılamaktaydı.The Khan of Crimea met the rebellious attitude of Devlet I Giray more tolerant.
Devlet, para ihtiyacını karşılamak için, bu senetleri para karşılığında satmaya başladı.To achieve this objective, she began saving every dollar possible.
Fakat Pavlik'in ailesi yaptıklarını hoş karşılamadı.However, Pavlik's family did not approve of the young boy's actions.
Bu ürünler sadece aile ihtiyaçlarını karşılamaktadır.These fruits only meet the requirement of local people.
Halk daha çok kendi ihtiyaçlarını karşılamaya yönelik bir hayvan bakıcılığı yapmaktadır.They give more love to their pets than they give to people.
Bu nedenle grup, turnenin geri kalanını kendi finansal imkânlarıyla karşılamak zorunda kalmıştır.The company was therefore expected to build the tunnel on its own financial risk.
Kalabalık bir mahalleli grubu onu karşılamaktadır.There is a big crowd waiting for them.
Euro-IV-Norm kalite kriterleri karşılamaktadır.Eurocity (EC) International train meeting certain quality criteria.
Gün aydınlanmadan Bagration ve Platov'a hücum birliklerini karşılama emri verildi.Before the night had passed orders were sent out to Bagration and Platov to take the offensive.
Etkinliğin başarısını arttırmak için bir karşılama komitesi (Reception Committee, RC) kurulur.They relied on CR (consciousness raising) groups to build their movement.
Normal karşılamak gerekir. açıklamalarında bulunmuştur.It should ordinarily be read in the terms in which it was expressed.
Şehir kullanım suyunun önemli bir bölümünü karşılamaktadır.Its headquarters occupy a sizable portion of the town's waterfront.
(Evi artık, Mississippi Karşılama Merkezi ve şehrin seyahat acentesidir.)(The building is now the Capital Visitors Center.)
Halkçı parti taraftarları, yeni parti taraflarını iyi karşılamazlar.Neither established political party were ready to welcome their new opponents.
Arpa üretimi, hayvanların yeşil ot ihtiyacını karşılamak için yapılmaktadır.Conservation of soil is done to maintain the ecological balance.
Büyücüler bu caddeden kişisel ihtiyaçlarını karşılamak için alışveriş yaparlar.Shoppers flock to the street during these times to buy necessities for the festivities.
Burada ilerlemek ve yem, yiyecek ve su ihtiyacını karşılamak kendilerine kalmıştı.So he decided to leave Jangar there with some food and water and left.
Köylüler su ihtiyaçlarını pınardan karşılamaktadırlar.The villagers have difficulty obtaining freshwater.
Bunlar çok kullanılan pulların yokluğunu karşılamak üzere var olan pulların sürşarjlanmasıydı.This was necessary to fill the gaps left by the missing ads.
Ebeveynleri üniversite masraflarını karşılamayı reddetti.His parents could not afford college tuition.
Bölüme yönelik eleştirel karşılama genel olarak olumlu oldu.Critical reception for Broken as Things Are has been mostly positive.
Türkiye'deki elektrik üretiminin büyük bir kısmını karşılamaktadır.Most of the energy will be exported to Turkey.
Köyde bazı ailelerin kendi ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla küçük seralar yapmaktadırlar.In the village there is a small town to fulfill the needs of living people.
Fakat bu durumu metanetle karşılamanı istiyorum.The problem is to find this polynomial.
Standard Edition: Her çapta kuruluşun günlük gereksinimlerini karşılamak üzere tasarlamıştır.Her assistant Senx tends to look after the daily tasks of creation.
Kocaeli ilinin su ihtiyacının %80'ini karşılamaktadır.UNICEF’s goal is to provide treatment to 80 per cent of children in need.
Kuhn söylentiyi şaşkın bir vaziyette karşılamaktadır.The Rusin Question in a Nutshell.
İlçe ihtiyacının büyük bölümünü bu yöre karşılamaktadır.This is because most of the first house will fall into that sign.
MITS aşırı talebi karşılamakta zorlandı ve hafıza kartlarındaki problemler ile eleştirildi.However, it was criticized for its difficulty and its demands on computer performance.
Projelerde çalışmış olmak bu tecrübe gerekliliğini karşılamaktadır.Using this method assumes the ability to hear.
Masrafları karşılaması için, ihracatçının ya da nakliyecinin gerekli belgeleri ibraz etmesi gerekir.To receive payment, an exporter or shipper must present the documents required by the LC.
Yani, lütfen bizi yabancılar olarak karşılamayın; bizi insan akranlarınız olarak karşılayın, nokta.So please don't greet us as strangers, greet us as your fellow human beings, period.
Ağrıyı normal karşılamayın.Don't accept pain as normal.
Tek ihtiyacımız NASA'dan maliyetlerimizi (Gülüşmeler) karşılamak için bir çek.All we need is a check from NASA headquarters (Laughter) to cover the costs.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod