İnsanlar birbirlerini karşılamak için varsayalım.Folk er vel at møde hinanden.
İnsanlar birbirlerini karşılamak için varsayalım.Ihmiset ovat kai tavata toisiaan.
İnsanlar birbirlerini karşılamak için varsayalım.La gente è supponiamo di incontrare l'altro.
İnsanlar birbirlerini karşılamak için varsayalım.La gente se supone que se encuentran.
İnsanlar birbirlerini karşılamak için varsayalım.Les gens sont supposés se rencontrer.
İnsanlar birbirlerini karşılamak için varsayalım.Ljudje so domnevam, da ustreza vsaki drugi.
İnsanlar birbirlerini karşılamak için varsayalım.Ludzie są przypuszczać, aby spotkać się ze sobą.
İnsanlar birbirlerini karşılamak için varsayalım.Mensen zijn te veronderstellen elkaar te ontmoeten.
İnsanlar birbirlerini karşılamak için varsayalım.Mọi người cho rằng để đáp ứng mỗi khác.
İnsanlar birbirlerini karşılamak için varsayalım.Oamenii sunt presupunem că pentru a satisface reciproc.
İnsanlar birbirlerini karşılamak için varsayalım.Orang-orang kira untuk saling bertemu.
İnsanlar birbirlerini karşılamak için varsayalım.Předpokládám, že lidé jsou pro vzájemná setkání.
İnsanlar birbirlerini karşılamak için varsayalım.Predpokladám, že ľudia sú pre vzájomné stretnutie.
İnsanlar birbirlerini karşılamak için varsayalım.Οι άνθρωποι ας υποθέσουμε ότι για να συναντηθούν μεταξύ τους.
İnsanlar birbirlerini karşılamak için varsayalım.Люди предполагают, чтобы встретиться друг с другом.
İnsanlar birbirlerini karşılamak için varsayalım.Люди припускають, щоб зустрітися один з одним.
İnsanlar birbirlerini karşılamak için varsayalım.Хората се очаква да се срещнат.
İnsanların yaptıklarına bakın -- Beklentilerini karşılaması için dünyayı ona göre ayarlıyorlar.Kijk naar hetgeen mensen doen -- pas de wereld aan, zodat die voldoet aan hun verwachting.
İnsanların yaptıklarına bakın -- Beklentilerini karşılaması için dünyayı ona göre ayarlıyorlar.Lihat apa yang mereka lakukan -- menyesuaikan lingkungannya agar sama dengan ekspektasinya.
İnsanların yaptıklarına bakın -- Beklentilerini karşılaması için dünyayı ona göre ayarlıyorlar.Megnézik, hogy az emberek mit csinálnak -- hozzáigazítják a világot az elvárásaikhoz.
İnsanların yaptıklarına bakın -- Beklentilerini karşılaması için dünyayı ona göre ayarlıyorlar.Miren lo que hacen... modifican el mundo para satisfacer sus expectativas.
İnsanların yaptıklarına bakın -- Beklentilerini karşılaması için dünyayı ona göre ayarlıyorlar.Nhìn vào những gì người chơi làm -- điều chỉnh thế giới sao cho phù hợp với mong muốn của họ.
İnsanların yaptıklarına bakın -- Beklentilerini karşılaması için dünyayı ona göre ayarlıyorlar.Osservare ciò che le persone fanno - adattare il mondo alle loro aspettative.
İnsanların yaptıklarına bakın -- Beklentilerini karşılaması için dünyayı ona göre ayarlıyorlar.Priviţi la ce fac oamenii -- ajustează lumea pentru a se potrivi cu aşteptările lor.
İnsanların yaptıklarına bakın -- Beklentilerini karşılaması için dünyayı ona göre ayarlıyorlar.Se på hvad mennesker gør -- justerer verden til at matche deres forventning.
İnsanların yaptıklarına bakın -- Beklentilerini karşılaması için dünyayı ona göre ayarlıyorlar.Sledují, co děláte a upravují svět podle vašich očekávání.
İnsanların yaptıklarına bakın -- Beklentilerini karşılaması için dünyayı ona göre ayarlıyorlar.Titta på vad folk gör, och justera i världen för att uppfylla deras förväntningar.
İnsanların yaptıklarına bakın -- Beklentilerini karşılaması için dünyayı ona göre ayarlıyorlar.Wenn man sieht, was Menschen tun, sie passen ihre Welt an ihre Erwartungen an.
İnsanların yaptıklarına bakın -- Beklentilerini karşılaması için dünyayı ona göre ayarlıyorlar.Вижте какво правят хората -- преустройват света за да задоволяват очакванията си!
İnsanların yaptıklarına bakın -- Beklentilerini karşılaması için dünyayı ona göre ayarlıyorlar.Смотря на то, что делают люди и подстраивают мир под их ожидания.
İsanın bu doğaüstü belirtiyi gerçekleştirdiğini duyan halk Onu karşılamaya çıktı.Anche per questo la folla gli andò incontro, perché aveva udito che aveva compiuto quel segno
İsanın bu doğaüstü belirtiyi gerçekleştirdiğini duyan halk Onu karşılamaya çıktı.A preto aj vyšiel proti nemu zástup, pretože počuli, že učinil ten div.
İsanın bu doğaüstü belirtiyi gerçekleştirdiğini duyan halk Onu karşılamaya çıktı.Ấy cũng tại điều đó mà đoàn dân đi đón Ngài , vì có nghe rằng Ngài đã làm_phép lạ ấy .
İsanın bu doğaüstü belirtiyi gerçekleştirdiğini duyan halk Onu karşılamaya çıktı.Ấy cũng tại điều đó mà đoàn dân đi đón Ngài, vì có nghe rằng Ngài đã làm phép lạ ấy.
İsanın bu doğaüstü belirtiyi gerçekleştirdiğini duyan halk Onu karşılamaya çıktı.Azért is méne õ elébe a sokaság, mivel hallá, hogy ezt a csodát mívelte vala.
İsanın bu doğaüstü belirtiyi gerçekleştirdiğini duyan halk Onu karşılamaya çıktı.Daarom gingen zovelen Hem tegemoet. Zij hadden gehoord wat een machtig wonder Hij had gedaan.
İsanın bu doğaüstü belirtiyi gerçekleştirdiğini duyan halk Onu karşılamaya çıktı.Därför kom också det övriga folket emot honom, eftersom de hörde att han hade gjort det tecknet.
İsanın bu doğaüstü belirtiyi gerçekleştirdiğini duyan halk Onu karşılamaya çıktı.Darum ging ihm auch das Volk entgegen, da sie hörten, er hätte solches Zeichen getan.
İsanın bu doğaüstü belirtiyi gerçekleştirdiğini duyan halk Onu karşılamaya çıktı.derfor var det også folket gikk ham i møte, fordi de hadde hørt at han hadde gjort dette tegn.
İsanın bu doğaüstü belirtiyi gerçekleştirdiğini duyan halk Onu karşılamaya çıktı.Det var også derfor, at Skaren gik ham i Møde, fordi de havde hørt, at han havde gjort dette Tegn.
İsanın bu doğaüstü belirtiyi gerçekleştirdiğini duyan halk Onu karşılamaya çıktı.Dlatego też wyszedł przeciwko niemu lud, że słyszał, iż on ten cud uczynił.
İsanın bu doğaüstü belirtiyi gerçekleştirdiğini duyan halk Onu karşılamaya çıktı.e foi por isso que a multidão lhe saiu ao encontro, por ter ouvido que ele fizera este sinal.
İsanın bu doğaüstü belirtiyi gerçekleştirdiğini duyan halk Onu karşılamaya çıktı.et la foule vint au-devant de lui, parce qu`elle avait appris qu`il avait fait ce miracle.
İsanın bu doğaüstü belirtiyi gerçekleştirdiğini duyan halk Onu karşılamaya çıktı.이에 무리가 예수를 맞음은 이 표적 행하심을 들었음이러라
İsanın bu doğaüstü belirtiyi gerçekleştirdiğini duyan halk Onu karşılamaya çıktı.Por esto también la multitud salió a recibirle, porque oyeron que él había hecho esta señal
İsanın bu doğaüstü belirtiyi gerçekleştirdiğini duyan halk Onu karşılamaya çıktı.Protož i v cestu vyšel jemu zástup, když slyšeli, že by ten div učinil.
İsanın bu doğaüstü belirtiyi gerçekleştirdiğini duyan halk Onu karşılamaya çıktı.Sentähden kansa menikin häntä vastaan, koska he kuulivat, että hän oli tehnyt sen tunnusteon.
İsanın bu doğaüstü belirtiyi gerçekleştirdiğini duyan halk Onu karşılamaya çıktı.Şi norodul I -a ieşit în întîmpinare, pentrucă aflase că făcuse semnul acesta.
İsanın bu doğaüstü belirtiyi gerçekleştirdiğini duyan halk Onu karşılamaya çıktı.Zato mu je tudi množica prišla naproti, ker so slišali, da je storil ta čudež.
İsanın bu doğaüstü belirtiyi gerçekleştirdiğini duyan halk Onu karşılamaya çıktı.Δια τουτο και υπηντησεν αυτον ο οχλος, διοτι ηκουσεν οτι εκαμε το θαυμα τουτο.
İsanın bu doğaüstü belirtiyi gerçekleştirdiğini duyan halk Onu karşılamaya çıktı.Но и сега зная, че каквото и да поискаш от Бога, Богще Ти даде.
İsanın bu doğaüstü belirtiyi gerçekleştirdiğini duyan halk Onu karşılamaya çıktı.Потому и встретил Его народ, ибо слышал, что Он сотворил это чудо.
İsanın bu doğaüstü belirtiyi gerçekleştirdiğini duyan halk Onu karşılamaya çıktı.Тим і зустрів Його народ, бо чув, що Він зробив сю ознаку.
İsanın bu doğaüstü belirtiyi gerçekleştirdiğini duyan halk Onu karşılamaya çıktı.על זאת גם המון העם יצא לקראתו על שמעם כי עשה האות הזה׃
İsanın bu doğaüstü belirtiyi gerçekleştirdiğini duyan halk Onu karşılamaya çıktı.لهذا ايضا لاقاه الجمع لانهم سمعوا انه كان قد صنع هذه الآية.
İsanın bu doğaüstü belirtiyi gerçekleştirdiğini duyan halk Onu karşılamaya çıktı.眾 人 因 聽 見 耶 穌 行 了 這 神 蹟 、 就 去 迎 接 他
İsanın bu doğaüstü belirtiyi gerçekleştirdiğini duyan halk Onu karşılamaya çıktı.眾人 因 聽見 耶穌行 了 這 神蹟 、 就 去 迎接 他
İşletme masraflarını karşılamak giderek zorlaştı.Bắt đầu khó khăn trong việc nâng cao chi phí hoạt động, ngân sách hoạt động.
İşletme masraflarını karşılamak giderek zorlaştı.Comenzó a ser difícil recaudar los costos operativos los presupuestos operativos.
İşletme masraflarını karşılamak giderek zorlaştı.È cominciato ad essere difficile aumentare i costi operativi, i budget operativi.