Ana içeriğe geç
Sözlük

karşılama ile cümle

karşılama kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
6
ORT. KELİME
O Bay West'i karşılamak için havaalanına gidiyordu.He was on the way to the airport to meet Mr West.
Onu karşılamalısın.You should meet him.
Ben orada onunla karşılamayı ümit etmiştim.I had hoped to meet her there.
Hiç kimse, öneriyi memnuniyetle karşılamadı.No one welcomed the proposal.
O dün gece onu karşılamak için söz verdi.She promised to meet him last night.
Tom'un sağlık giderlerini karşılamak için arabasını satmak zorunda kaldığından şüpheliyim.I doubt that Tom had to sell his car in order to raise money for medical expenses.
Tom'u karşılamayı kabul etmedim.I didn't agree to meet Tom.
Tom Mary ile karşılamak için can atıyordu.Tom was dying to meet Mary.
Tom'un 2.30'da Mary'yi karşılaması bekleniyor.Tom is supposed to meet Mary at 2:30.
Tom Mary'yi ya da başka birini karşılamadı.Tom didn't meet Mary or anyone else.
Tom Mary'den onu lobide karşılamasını istedi.Tom asked Mary to meet him in the lobby.
Tom Mary'den onu okuldan sonra karşılamasını istedi.Tom asked Mary to meet him after school.
Babamı karşılamak için havaalanına gittim.I went to the airport to meet with my father.
Ona sıcak bir karşılama ver.Give him a hearty welcome.
Onunla bir daha karşılamamayı umuyorum.I hope I never meet him again.
Hatalarını bir daha hoş karşılamam.I won't tolerate your mistakes again.
Onu karşılamak amacıyla oraya gittim.I went there for the purpose of meeting him.
Yakında onları karşılamaya gideceğim.I'll go meet them soon.
Hiç kimse savaşı hoş karşılamaz.No one welcomes war.
Paul beni karşılamak için Roma'ya geldi.Paul came to Rome to greet me.
Tom yarın Mary'nin onu ofisinde karşılamasın istedi.Tom has asked Mary to meet him at his office tomorrow.
Yarın saat üçte Tom'un seni karşılamasını isteyeceğim.I'll ask Tom to meet you tomorrow at three o'clock.
O, ailesinin ihtiyaçlarını karşılamak için gece gündüz çalışır.He works day and night to provide for his family.
Herkesi karşılamaya gel.Come meet everybody.
Tom'un 2.30'da beni karşılaması gerekiyordu.Tom was supposed to meet me at 2:30.
Tom zararı karşılamaya gönüllü oldu.Tom volunteered to pay for the damages.
Tom Mary'ye bizi nerede karşılaması gerektiğini söyledi mi?Did Tom tell Mary where she was supposed to meet us?
Genç adam onu karşılamak için koşarak geldi.The young man came running to meet her.
O bana onu evinde karşılamamı söyledi.She told me to meet her at her house.
O bana onu restoranda karşılamamı söyledi.He told me to meet him at the restaurant.
O bana onu saat 1'de havaalanında karşılamamı söyledi.He told me to meet him at 1 o'clock at the airport.
O bana onu dairesinde karşılamamı söyledi.He told me to meet him at his apartment.
2.30'da Tom'u karşılamamız gerektiğini düşünüyordum.I thought we were supposed to meet Tom at 2:30.
Tom'u karşılamaya gidelim.Let's go meet Tom.
Max'ın Patricia'yı karşılaması gereken yerdeki Nancy idi.It was Nancy where Max was supposed to meet Patricia.
Sıcak karşılaman için teşekkür ederim!Thank you for your warm welcome!
Sıcak karşılaman için teşekkürler.Thanks for your warm welcome!
Niçin Tom'u karşılamaya gitmiyorsun?Why don't you go meet Tom?
Tom'u karşılamaya gel.Come meet Tom.
Kocamı karşılamanı istiyorum.I'd like you to meet my husband.
Sıcak bir karşılama beklemiyordum.I didn't expect a warm welcome.
İstasyonun önünde Tom'u karşılamayı kabul ettim.I agreed to meet Tom in front of the station.
Sanırım karşılamamı fazla uzattım.I think I've overstayed my welcome.
Tom'u karşılamalıyım.I have to meet Tom.
Seni karşılamam gerekiyordu.I needed to meet you.
Beni karşılamak için istasyonda birisi olacak mı?Will anybody be at the station to meet me?
Bence Tom'u karşılamalısın.I think you should meet Tom.
Her ne zaman o çayevine gitsem, patron beni karşılamak için dışarıya gelir.Whenever I walk by that teahouse, the boss always comes out to welcome me.
Gelecek pazartesi 2.30'da Boston'da Tom'u karşılamam gerekiyor.I'm supposed to meet Tom in Boston next Monday at 2:30.
Birkaç dakika içinde Tom'u burada karşılamam gerekiyor.I'm supposed to meet Tom here in a few minutes.
Tom kimi karşılaması gerektiğinden emin değildi.Tom wasn't sure who he was supposed to meet.
Dün Tom'u burada karşılamam gerekiyordu.I was supposed to meet Tom here yesterday.
Tom onu burada karşılamamı istedi.Tom asked me to meet him here.
Şimdi Tom'u karşılamak için yoldayım.I'm on my way to meet Tom now.
Tom'a beni burada karşılamasını söyledim.I told Tom to meet me here.
Tom'u karşılamam gerekiyor.I'm supposed to meet Tom.
Bush işkence kullanımını hoş karşılamaz.Bush doesn't approve the use of torture.
Tom Mary'nin onu 2.30'da John'un evinde karşılamasını istedi.Tom asked Mary to meet him at John's house at 2:30.
Taleplerimizi karşılamak için üç saatiniz var.You have three hours to meet our demands.
Tom Mary'nin uçağını karşılamak için oradaydı.Tom was there to meet Mary's plane.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod