Ana içeriğe geç
Sözlük

karşılama ile cümle

karşılama kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
9
HARF
4
HECE
6
ORT. KELİME
Yapman gereken tek şey onu orada karşılamak.All you have to do is to meet her there.
Ben seni havaalanında karşılamak için bir araba ayarladım.I arranged for a car to meet you at the airport.
Ailemi karşılamam için havaalanına gitmem gerekiyor.I have to go to the airport to meet my family.
Ben sizinle karşılamaya can atıyorum.I've been anxious to meet you.
Misafirlerimizi karşılamak için kapıda durduk.We stood at the door to welcome our guests.
Lütfen beni istasyonda karşılamaya gel.Please come to meet me at the station.
Biz şirketimizin atletizm karşılamasına katıldık.We participated in the athletic meet of our company.
Gelip beni karşılamak için zahmet etmeyin.Don't take the trouble to come and meet me.
Roy'un ebeveynlerini karşılamak için havaalanına acele gitmesi gerekmezdi.Roy needn't have hurried to the airport to meet his parents.
Dünyanın pek çok yerinde, herkesin ihtiyaçlarını karşılamak için yeterli yiyecek yoktur.In many parts of the world, there is not enough food to meet everyone's needs.
Mayuko bizi karşılamak için koşarak geldi.Mayuko came running to meet us.
Bob sabah erkenden onun büyükbabasını karşılamaya gitti.Bob went to meet her grandfather early in the morning.
Her nedense onların Fransa'daki tatili beklentileri karşılamadı.For one reason or another their holiday in France didn't come up to expectations.
Tom'a sürpriz bir karşılama partisi yapalım.Let's give Tom a surprise welcome party.
O, beklentimi karşılamadı.It fell short of my expectation.
Ben isteğinizi karşılamak için mümkün olan her türlü çabayı yapacağım.I'll make every possible effort to meet your request.
Senin isteklerini karşılamaya çalışacağım.I'll try to meet your wishes.
Bu proje masrafını karşılamayabilir.This project may not pay off.
Onun kaybını karşılamak zorundayım.I have to cover his loss.
On bin yen giderleri karşılamaz.Ten thousand yen will not cover the expenses.
Ken Yumi'yi karşılamak için parka gitti.Ken went to the park to meet Yumi.
Hakikati metanetle karşılaman iktiza eder.You should face up to the reality.
Bu öğleden sonra saat üçte onu karşılamam gerekiyor.I am supposed to meet her at three this afternoon.
Sıcak bir karşılamayla ağırlandık.We received a warm welcome.
Biz talebi karşılamak zorundayız.We have to meet the demand.
Kalabalıki ailem bana sıcak bir karşılama yaptı.My host family gave me a hearty welcome.
Notlarım babamın beklentilerini karşılamadı.My grades didn't come up to my father's expectations.
Kuzenimi karşılamak için havaalanına gitmeliyim.I have to go to the airport to meet my cousin.
Ben sıcak bir karşılama aldım.I received a warm welcome.
Onu karşılamak için havaalanına gittim.I went to the airport to meet him.
Biz beyzbol takımı üyelerini karşılamak için bayrakları salladık.We waved flags to welcome members of our baseball team.
Beni karşılamak için geldiğiniz için teşekkür ederim.Thank you for coming to meet me.
Beni karşılamaya geldiğin için teşekkürler.Thank you for coming to meet me.
Baylar, karşılamada birkaç söz söylemem için bana izin verin.Gentlemen, allow me to say a few words in greeting.
Prensesi karşılamak için bayraklar salladılar.They waved flags to welcome the princess.
Tüm köy onları karşılamaya çıktı.The whole village came out to welcome him.
Bütün kasaba ziyaretçiye içten bir karşılama yaptı.The whole town accorded a hearty welcome to the visitor.
Ne olursa olsun, seni karşılamak için istasyona geleceğim.Rain or shine, I will come to meet you at the station.
Şirketimizin ilk önceliği, müşterilerimizin ihtiyaçlarını karşılamaktır.Our company's first priority is meeting our customers' needs.
O ihtiyaçlarını karşılamak için bir karıya ve iki küçük çocuğa sahiptir.He has a wife and two young children to provide for.
O beni karşılamak için sandalyesinden kalktı.He rose from his chair to welcome me.
Bir karşılama konuşmasını yanıtladı.He responded to a speech of welcome.
Dün öğleden sonra beni karşılamaya geldi.He came to meet me yesterday afternoon.
O, bazen beni karşılamak için gelir.He comes to meet me sometimes.
Onların sıcak karşılamaları beni mutlu etti.The warmth of their welcome made me happy.
Onu karşılamayı zor bulacaksın.You'll find it difficult to meet her.
İstasyonda onu karşılamamı söyledi.She asked me to meet her at the station.
Arkadaşlarını karşılamak için kapıya gitti.She went to the door to welcome her friends.
O, arkadaşını havaalanında karşılama zahmetine katlandı.She took the trouble to meet her friend at the airport.
Mağdur kimselerin yiyecek ve giyecek ihtiyaçlarını karşılamalıyız.We must provide food and clothes for the victims.
O, masrafları karşılamak için yeterli paradır.That's enough money to cover the expenses.
Beni istasyonda karşılamayı unutma.Do not forget to meet me at the station.
Beni istasyonda karşılamayı unutmayın.Remember to meet me at the station.
Saat dörtte onu karşılamam gerekiyor.I am supposed to meet him at four.
Bu öğleden sonra saat dörtte onu karşılamam gerekiyor.I am supposed to meet him at four this afternoon.
Lütfen Bay Nomura'yı karşılamama yardım edin.Please help me welcome Mr. Nomura.
Bir arkadaşı karşılamak için istasyondayım.I've been to the station to meet a friend.
Bazıları arkadaşlarını karşılamak için geldiler ve diğerleri onlarınkini yolcu etmek için.Some have come to meet their friends and others to see theirs off.
Erken sabah karşılama masasında ilk kimin gideceğine karar vermek için kura çektik.We drew lots to decide who would go first at the early morning reception desk.
O, Bay West'i karşılamak için havaalanına geliyordu.He was coming to the airport to meet Mr West.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod