Ana içeriğe geç
Sözlük

karşılama ile cümle

karşılama kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Söylentisi halkın yeni kralı hoş karşılamamasına sebep oldu.Народ голосно вітав нового царя.
Cinler, yeryüzüne yaklaştıklarında kendilerini yakıcı bir ışık karşılamaktadır.Když srážkové pruhy dosahují až na zemský povrch – praecipitatio (srážka).
Kişinin verdiği zararı karşılaması, yani tazmin etmesi istenir.Komu jsem ublížil, ať mi odpustí.
Köy halkı kendi ihtiyacını karşılamak amacıyla tarımcılık yapmaktadır.Vesničané si naopak stěžují na nutnost kupčit se svou identitou.
Üretim şirketi, kumar kayıplarının bir kısmını karşılamak zorunda kalmıştı.K jeho honoráři přibývaly ještě hráčské prohry, o které se musela postarat produkční společnost.
Tarım, ihtiyacı karşılamak için yapılır.Byly vytvořeny pro potřeby zemědělství.
Bu sayede ülke, yeniden kurulmakta olan Avrupa'nın gereksinimlerini karşılamak için önemli bir rol üstlendi.Tímto krokem země splnila jeden z nezbytných požadavků ke vstupu do EU.
Daha sonra 'Dünyanın yüzde yirmi beşi bunu hoş karşılamayabilir, buna değmez.' dedim.On tvrdil, že "73 % z ničeho je nic!".
Daha çok köylü kendi ihtiyaçları karşılamak maksadıyla birkaç büyükbaş hayvan beslemektedirler.Mnozí sedláci pěstovali pro vlastní potřebu také mák.
Van Gogh'un bu çalışmaları beklenileni karşılamamıştır.Za života se Van Gogh nedočkal výraznějšího uznání.
İlçede bulunan yem sanayi il üretiminin takriben %85' ini karşılamaktadır.Společnost se zaměřuje především na export, který činí zhruba 85 % produkce.
Halihazırda bir tek Amerika Birleşik Devletleri süper güç olma kriterlerini karşılamaktadır.Za jedinou současnou supervelmoc bývají označovány Spojené státy americké.
Toprağın altındaki ölüler diyarı Babil Kralı'nı karşılamak için sabırsızlanıyor.Komnenos obsadil území na jihu země pod záminkou, že na jeho dvoře žije králův bratr Béla.
Kalabalık bir mahalleli grubu onu karşılamaktadır.V obci pracovala početná odbojová skupina.
İzin verme, aldırmama, iyi karşılama anlamlarına da gelir.Nedává, aby přijímal; dávat je samo o sobě vybraná radost.
Stadyum, UEFA stadyum kategorilerinde en üst seviye olan 4. kategori kriterlerini karşılamaktadır.Stadion náleží do čtvrté (nejvyšší) kategorie UEFA.
1980 yılında bir grup üniversite öğrencisi tarafından kendi ihtiyaçlarını karşılamak için kuruldu.V roce 1980 spoluzakládal Nezávislou asociaci studentů.
Bu alanda gerçekleştirilen faaliyetlerin %90'ı ise kişisel tüketimi karşılamak için gerçekleştirilmektedir.Přes devadesát procent návrhů, které odsud vzešlo bylo následně i realizováno.
Daha sonra 'Dünyanın yüzde yirmi beşi bunu hoş karşılamayabilir, buna değmez.' dedim.Însă apoi m-am gândit «Doar 25% din oameni ar înțelege asta, sau poate chiar mai puțin, nu se merită».
Halihazırda bir tek Amerika Birleşik Devletleri süper güç olma kriterlerini karşılamaktadır.În general se consideră că numai Statele Unite sunt o superputere la ora actuală.
Vücut ihtiyaçlarını karşılamazlar (örneğin; çok az uyurlar.)Nu-i isovea trupul nici un fel de trudă (...)
Ellen, Hutter'in Transilvanya'ya gitmek istemesini yine de pek hoş karşılamaz.Ar fi minunat dacă Neagu ar veni la Viborg.
Arıcılıkta halkın kendi ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla yapılmaktadır.Aceste activități sunt realizate într-un mod mulțumitor în funcție de necesitățile populației.
Helyum gibi ksenon da vücudun oksijen ihtiyacını karşılamaz ve basit asfiksanttır.Însă, ca și heliul, xenonul nu satisface nevoia de oxigen a unei vietăți.
Türkiye'nin ekmek sacını Bor karşılamaktadır.De ce se cumpără vin artificial din Bulgaria?
Kolej masraflarını karşılamak için kuaför salonlarında çalışıyordu.Sam vinde mașinile ca să plătească taxa pentru colegiu.
Van Gogh'un bu çalışmaları beklenileni karşılamamıştır.La moartea sa, Van Gogh nu a lăsat niciun testament.
Hiç kimse, öneriyi memnuniyetle karşılamadı.Nimeni nu a salutat propunerea.
Senin isteklerini karşılamaya çalışacağım.Voi încerca să îți îndeplinesc solicitările.
On bin yen giderleri karşılamaz.Zece mii de yeni nu acoperă cheltuielile.
Kızıl Ordu, kent nüfusun gıda gereksinimini karşılamak için büyük bir çaba harcadı.A Vörös Hadsereg továbbá komoly erőfeszítéseket tett a lakosság élelmezése érdekében.
İhtiyaçlarını karşılamak için ufak bir miktar has verilmişti.Hálából egy kis szobát bocsátottak rendelkezésére.
Ebeveynleri üniversite masraflarını karşılamayı reddetti.Testvéreinek iskoláztatását szülei fizették.
Euro-IV-Norm kalite kriterleri karşılamaktadır.Kielégítik az EURO-II normát.
İhtiyaçları karşılamak için emek sarf etmek gerekir.Az igények fenntartására fontos a reklám.
Geleneklerin temeli, baharı karşılamak için evleri çiçekler ve çiçek açan dallarla süslemektir.A roma đurđevdan hagyományai szerint otthonukat virágokkal és virágzó ágakkal díszítik a tavasz tiszteletére.
Şehir kullanım suyunun önemli bir bölümünü karşılamaktadır.A gyár a város területének jelentős részét foglalja el.
"Futbol Takımımıza Adana'da Coşkulu Karşılama".Gerendás Dánielt köszöntjük a TAMA csapatában!.
Kalabalık bir mahalleli grubu onu karşılamaktadır.A fogadására nagy tömeg gyűjt össze.
Hava limanındaki karşılama çok etkileyiciydi.Hajóraszállása rendkívül figyelemfelkeltő volt.
Babamı karşılamak için havaalanına gittim.Mentem a reptérre, apám elé.
Üretim şirketi, kumar kayıplarının bir kısmını karşılamak zorunda kalmıştı.Tuotantoyhtiö joutui maksamaan osan hänen tappioistaan.
Servis bölümü ile karşılama bölümü bulunur.Tervetuloa tutustumaan perusterveydenhuollon yksikköön!
Stadyum, UEFA stadyum kategorilerinde en üst seviye olan 4. kategori kriterlerini karşılamaktadır.Se myös täyttää UEFA:n stadionvaatimusten 4. luokan.
Euro-IV-Norm kalite kriterleri karşılamaktadır.LFA-tuen maksuehtona ovat täydentävien ehtojen noudattaminen.
Doğal gazda üretim tüketimin %2'sini karşılamaktadır.Vihreää teetä tuotannosta 2 %.
Olayların kötü sonuçlarını tevekkülle karşılama durumu.Menestystekijöiden tunnistaminen.
Türkiye'deki elektrik üretiminin büyük bir kısmını karşılamaktadır.Suuri osa tuontienergiasta tuodaan Venäjältä.
Bu yüzden HTML5, bu ihtiyaçları karşılamak adına geliştirilmeye başlanmıştır.Ωστόσο, η λύση που παρεχει η HTML5 για το παραπάνω προβλημα χρησιμοποιείται και για αυτό το προβλημα.
Kalabalık bir mahalleli grubu onu karşılamaktadır.Προς έκπληξή της, μία ομάδα μισθοφόρων το έχει ήδη βρει.
Söylentisi halkın yeni kralı hoş karşılamamasına sebep oldu.Η Ρωμαίοι αρνήθηκαν να αναγνωρίσουν το νέο βασιλιά.
Yaz mevsiminde çevrede bulunan mermer ocakları tankerle su ihtiyacını buradan karşılamaktadır.Το καλοκαίρι οι ιαματικές πηγές στη γύρω περιοχή και τα θαλάσσια λουτρά προσελκύουν πολλούς επισκέπτες.
Anadolu'da yerel nüfustan heyecanlı bir karşılama gördü.I Antwerpen fik ekspeditionen en varm velkomst.
Ebeveynleri üniversite masraflarını karşılamayı reddetti.I stedet blev forældrene afkrævet skolepenge.
Helyum gibi ksenon da vücudun oksijen ihtiyacını karşılamaz ve basit asfiksanttır.Ligesom helium, så tilfredsstiller xenon ikke kroppens behov for ilt og man kan risikere kvælning.
Vapuru karşılamak için bütün teşkilatlardan delegeler gelmişlerdi.Samtlige partileder varslede deres ankomst.
Bunu normal karşılamak gerek.Der efterbehandles normalt.
Mürwik Donanma Okulu'nda (Marineschule Mürwik) Alman Deniz Kuvvetleri'nin subay ihtiyacını karşılamaktadır.Marineskolen i Mørvig (tysk: Marineschule Mürwik) er den tyske marines officersskole.
Stadyum, UEFA stadyum kategorilerinde en üst seviye olan 4. kategori kriterlerini karşılamaktadır.Tre stadions vil leve op til kriterierne i UEFA's højeste stadionkategori.
Fakat, karşılama zayıfsa, bloke olma ve tekleme gibi çeşitli diğer kusurlarla karşılaşılabilir.Finder vi derimod ikke mening, risikerer vi at blive frustrerede og reagere på forskellig vis.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
karşılama ile cümle - Sayfa 11 - karşılama kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App