karşılaşmak ile cümle

karşılaşmak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Benzer bir sürü öyküyle karşılaşmak gerçekten hayret vericiydi.وكنت متفاجئة جداً بسبب الكم من القصص التي بدأت تقص علي ..
Benzer bir sürü öyküyle karşılaşmak gerçekten hayret vericiydi.耳にする数々の話に驚いたのです 日ごろ関わっている人たち
Birincisi, bu benim rock grubumun adı ve ikincisi, bu şeylerle karşılaşmak beni kaşif olmaya itmesidir.Pierwszy to nazwa mojej grupy rockowej, drugim jest to zestawienie, które sprawiło, że zostałem wynalazcą.
Birincisi, bu benim rock grubumun adı ve ikincisi, bu şeylerle karşılaşmak beni kaşif olmaya itmesidir.그 첫째는 Terminal siphon이 제 락밴드 이름이라는 것이고 둘째로 제가 이런 것과 맞닥뜨리면 발명가가 될 수밖에 없기 때문입니다.
Birincisi, bu benim rock grubumun adı ve ikincisi, bu şeylerle karşılaşmak beni kaşif olmaya itmesidir.ראשית, זהו שמה של להקת הרוק שלי, ושנית, ההתמודדות עם הדברים הללו חייבה אותי להפוך לממציא.
Birincisi, bu benim rock grubumun adı ve ikincisi, bu şeylerle karşılaşmak beni kaşif olmaya itmesidir.رقم واحد ، هو اسم فرقة الروك المفضلة لي ، والثاني، لأن مواجهة هذه الأشياء اجبرتني على أن اصبح مخترعا.
Birincisi, bu benim rock grubumun adı ve ikincisi, bu şeylerle karşılaşmak beni kaşif olmaya itmesidir.こういう場所と向き合うことによって 私は発明家になったからです そしてこういう場所を探検するための
Bu nedenle dünyayı dolaşırken pek çok umudunu yitirmişe benzeyen genç insanla karşılaşmak beni şaşırtmadı.Dlatego podróżując po świecie, nie byłam zaskoczona, widząc, że tylu młodych wydaje się pozbawionych nadziei.
Bu nedenle dünyayı dolaşırken pek çok umudunu yitirmişe benzeyen genç insanla karşılaşmak beni şaşırtmadı.이러니 제가 세계를 여행하며 만난 많은 젊은이들이 희망을 잃은 것처럼 보이는 것도 전혀 놀라운 일이 아니었습니다.
Bu nedenle dünyayı dolaşırken pek çok umudunu yitirmişe benzeyen genç insanla karşılaşmak beni şaşırtmadı.Quindi non mi ha sorpreso, viaggiando molto, incontrare tanti giovani che avevano perso ogni speranza.
Bu nedenle dünyayı dolaşırken pek çok umudunu yitirmişe benzeyen genç insanla karşılaşmak beni şaşırtmadı.Поэтому я не удивлялась, встречая в своих поездках, так много молодых людей, потерявших надежду.
Bu nedenle dünyayı dolaşırken pek çok umudunu yitirmişe benzeyen genç insanla karşılaşmak beni şaşırtmadı.כך שלא הופתעתי שבנסיעותי ברחבי העולם פגשתי אנשים צעירים כה רבים שנראו חסרי תקווה.
Bu nedenle dünyayı dolaşırken pek çok umudunu yitirmişe benzeyen genç insanla karşılaşmak beni şaşırtmadı.لهذا لا يدهشني وأثناء سفري في مختلف أنحاء العالم إلتقيت بالعديد من الشباب الذين يبدوا أنهم فقدوا الأمل.
Bu nedenle dünyayı dolaşırken pek çok umudunu yitirmişe benzeyen genç insanla karşılaşmak beni şaşırtmadı.多くの希望を失った若者に出会ったのは 驚くべきことではありませんでした 多くの希望を失った若者に出会ったのは 驚くべきことではありませんでした 私たちは先住民の理性を失ってしまったようです
Buradaki adaların tamamı aynı sonla karşılaşmak üzere bu taşıyıcı kemer üzerinde hareket ediyorTất cả những hòn đảo khác sẽ đi theo, trôi trên băng chuyền địa chất để nhận số phận như thế.
Buradaki adaların tamamı aynı sonla karşılaşmak üzere bu taşıyıcı kemer üzerinde hareket ediyorToate insulele o vor urma în cele din urmă, cărate de banda rulantă geologică, pentru a avea aceeaşi soartă.
Buradaki adaların tamamı aynı sonla karşılaşmak üzere bu taşıyıcı kemer üzerinde hareket ediyorVšechny ostrovy to čeká, geologický dopravník je přivede ke stejnému osudu.
Buradaki adaların tamamı aynı sonla karşılaşmak üzere bu taşıyıcı kemer üzerinde hareket ediyorΤελικά θ'ακολουθήσουν όλα τα νησιά... πάνω στον ταινιόδρομο, να βρουν την ίδια τύχη.
Buradaki adaların tamamı aynı sonla karşılaşmak üzere bu taşıyıcı kemer üzerinde hareket ediyorВсе острова галапагосского архипелага в будущем ждёт такая судьба.
Buradaki adaların tamamı aynı sonla karşılaşmak üzere bu taşıyıcı kemer üzerinde hareket ediyor,כל האיים ילכו בעקבותיו ,נישאים על המסוע .לפגוש בגורל דומה
Buradaki adaların tamamı aynı sonla karşılaşmak üzere bu taşıyıcı kemer üzerinde hareket ediyorكلّ الجزر ستتبع في النهاية، تقوم على حزام متحرك لتلبية نفس المصير
Düşmanla burada karşılaşmak istemezdim.Di sicuro non vorrei imbattermi nel nemico qui sotto.
Düşmanla burada karşılaşmak istemezdim.En halua törmätä viholliseen täällä.
Düşmanla burada karşılaşmak istemezdim.Garanto que não me quero cruzar com o inimigo aqui.
Düşmanla burada karşılaşmak istemezdim.Jag skulle inte vilja stöta på fienden här.
Düşmanla burada karşılaşmak istemezdim.Jeg ville nødigt støde på fjenden her.
Düşmanla burada karşılaşmak istemezdim.Nie chciałbym się tu natknąć na wroga.
Düşmanla burada karşılaşmak istemezdim.Te aseguro que no me gustaría encontrarme con el enemigo aquí.
Düşmanla burada karşılaşmak istemezdim.Σίγουρα δεν θα ήθελα να συναντήσω τον εχθρό εδώ.
Düşmanla burada karşılaşmak istemezdim.Мне не хочется здесь встретиться с врагом.
Evet. Karşılaşmak için ilginç bir yer.Vraiment, quelle surprise.
Evet, tekrar aynı şey ile karşılaşmak ve güvende olmak için, tehlikelere bakınıyorum.Ano, někdy je dokonce vyhledávám, abych nebyl příliš nacvičený a necítil se příliš bezpečně
Evet, tekrar aynı şey ile karşılaşmak ve güvende olmak için, tehlikelere bakınıyorum.Ja, manchmal suche ich sogar nach Hürden um nicht zu einstudiert und sicher zu sein.
Evet, tekrar aynı şey ile karşılaşmak ve güvende olmak için, tehlikelere bakınıyorum.Tak, czasami nawet szukam przeszkód by nie być zbyt osłuchanym i zbyt bezpicznym.
Evet, tekrar aynı şey ile karşılaşmak ve güvende olmak için, tehlikelere bakınıyorum.Ναι, μερικές φορές τα αναζητώ κιόλας, για να αποφεύγω τον εφησυχασμό.
Hele de şehir merkezlerinde karşılaşmak oldukça zor.Es muy raro encontrárselo en un ambiente citadino.
Hele de şehir merkezlerinde karşılaşmak oldukça zor.Hiếm khi bạn gặp nó ở môi trường đô thị
Hele de şehir merkezlerinde karşılaşmak oldukça zor.Il est rare de le trouver en milieu urbain.
Hele de şehir merkezlerinde karşılaşmak oldukça zor.În mediul urban se întâlnește rar.
Hele de şehir merkezlerinde karşılaşmak oldukça zor.In un ambiente urbano è rarissimo.
Hele de şehir merkezlerinde karşılaşmak oldukça zor.Trudno o ciszę w mieście.
Hele de şehir merkezlerinde karşılaşmak oldukça zor.נדיר להיתקל בה בסביבה העירונית, אם בכלל.
İlk başta birçok fonksiyonun olduğu bir problemle karşılaşmak kafa karıştırıcı olabiliyor.All'inizio, quando vedi un problema con un sacco di queste funzioni, sembra molto confuso.
İlk başta birçok fonksiyonun olduğu bir problemle karşılaşmak kafa karıştırıcı olabiliyor.De her opgaver, hvor der indgår mange funktioner, kan se meget forvirrende ud først.
İlk başta birçok fonksiyonun olduğu bir problemle karşılaşmak kafa karıştırıcı olabiliyor.처음 함수 문제를 접하시면요 헷갈릴 수 있어요
İlk başta birçok fonksiyonun olduğu bir problemle karşılaşmak kafa karıştırıcı olabiliyor.Na początku, gdy widzicie zadanie z kilkoma funkcjami wygląda ono na bardzo trudne.
İlk başta birçok fonksiyonun olduğu bir problemle karşılaşmak kafa karıştırıcı olabiliyor.No princípio quando vês um problema com várias destas funções, parece muito confuso.
İlk başta birçok fonksiyonun olduğu bir problemle karşılaşmak kafa karıştırıcı olabiliyor.Wanneer je een probleem ziet met veel functies het lijkt heel verwarrend
İlk başta birçok fonksiyonun olduğu bir problemle karşılaşmak kafa karıştırıcı olabiliyor.Πρώτη όταν βλέπετε ένα πρόβλημα με πολλές από αυτές τις συναρτήσεις, μου φαίνεται πολύ συγκεχυμένη.
İlk başta birçok fonksiyonun olduğu bir problemle karşılaşmak kafa karıştırıcı olabiliyor.Първо, когато видите задача с много от тези функции, изглежда много объркващо.
İlk başta birçok fonksiyonun olduğu bir problemle karşılaşmak kafa karıştırıcı olabiliyor.Спершу, коли ви бачите задачу з декількома функціями, вона виглядає заплутаною.
İlk başta birçok fonksiyonun olduğu bir problemle karşılaşmak kafa karıştırıcı olabiliyor.عندما ترى مسألة تحوي العديد من الدوال الرياضية ستبدو مربكة في البداية
İlk başta birçok fonksiyonun olduğu bir problemle karşılaşmak kafa karıştırıcı olabiliyor.混乱を招きますが、 括弧内側から
Küçük Bayan Sorunla her gün karşılaşmak senin için acı verici olmalı.Att träffa Fröken Trubbel varje dag, måste vara smärtsam.
Küçük Bayan Sorunla her gün karşılaşmak senin için acı verici olmalı.Batut la cap de Acesta micuta Domnisoara Problema... este dureros.
Küçük Bayan Sorunla her gün karşılaşmak senin için acı verici olmalı.Het moet vast vervelend zijn om elke dag lastig te worden gevallen door mevrouw storm.
Küçük Bayan Sorunla her gün karşılaşmak senin için acı verici olmalı.Sepanjang hari diganggu oleh "Nona kecil Pembuat Masalah", itu sangat menyakitkan.
Küçük Bayan Sorunla her gün karşılaşmak senin için acı verici olmalı.Suốt ngày đụng phải Cô nàng Rắc rối này, hẳn là đau khổ lắm.
Küçük Bayan Sorunla her gün karşılaşmak senin için acı verici olmalı.Tomber sur Mlle Problèmes tous les jours doit être pénible.
Küçük Bayan Sorunla her gün karşılaşmak senin için acı verici olmalı.To να δέχεσαι χτυπήματα περίπου κάθε μέρα από τη Μις Πρόβλημα, πρέπει να είναι επώδυνο

İlgili Sayfalar