karşılaşma ile cümle

karşılaşma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
Sanki birbirinizi süzmeye çalıştığınız çocuk bahçesindeki bir karşılaşma gibi.Это похоже на своего рода первое знакомство на детской площадке, когда вы пытаетесь проверить друг друга.
Sen benim oğlumsun, Wilmot hiç karşılaşmamış, sanırım?Anda belum pernah bertemu dengan anak saya, Wilmot, saya pikir?
Sen benim oğlumsun, Wilmot hiç karşılaşmamış, sanırım?Bạn đã bao giờ gặp con trai của tôi, Wilmot, tôi nghĩ rằng?
Sen benim oğlumsun, Wilmot hiç karşılaşmamış, sanırım?Du har aldrig mødt min søn, Wilmot, tror jeg?
Sen benim oğlumsun, Wilmot hiç karşılaşmamış, sanırım?Du har aldrig träffat min son, Wilmot, tror jag?
Sen benim oğlumsun, Wilmot hiç karşılaşmamış, sanırım?Et ole koskaan tavannut pojan, Wilmot, luulen?
Sen benim oğlumsun, Wilmot hiç karşılaşmamış, sanırım?Imaš nikoli srečal mojega sina, Wilmot, mislim?
Sen benim oğlumsun, Wilmot hiç karşılaşmamış, sanırım? Motty, sevgilim, bu Sayın Wooster. "Ποτέ δεν έχουν συναντηθεί με το γιο μου, Wilmot, νομίζω; Motty, αγάπη μου, αυτό είναι ο κ. Wooster. "
Sen benim oğlumsun, Wilmot hiç karşılaşmamış, sanırım? Motty, sevgilim, bu Sayın Wooster. "أنت لم يلتقيا ابدا ابني ، ويلموت ، أعتقد؟ Motty ، حبيبي ، وهذا هو السيد وستر ".
Sen benim oğlumsun, Wilmot hiç karşılaşmamış, sanırım? Motty, sevgilim, bu Sayın Wooster. "レディバーンので、破線の女性の心のこもった、幸せ、健康、圧倒的ソートではなかった
Sen benim oğlumsun, Wilmot hiç karşılaşmamış, sanırım?Niciodată nu s-au intalnit pe fiul meu, Wilmot, cred eu?
Sen benim oğlumsun, Wilmot hiç karşılaşmamış, sanırım?Nigdy nie spotkałem się z moim synem, Wilmot, myślę?
Sen benim oğlumsun, Wilmot hiç karşılaşmamış, sanırım?Nikdy jste se setkal můj syn, Wilmot, myslím, že?
Sen benim oğlumsun, Wilmot hiç karşılaşmamış, sanırım?Nikdy ste sa stretol môj syn, Wilmot, myslím, že?
Sen benim oğlumsun, Wilmot hiç karşılaşmamış, sanırım?Non hai mai incontrato mio figlio, Wilmot, penso?
Sen benim oğlumsun, Wilmot hiç karşılaşmamış, sanırım?Sie haben noch nie getroffen, mein Sohn, Wilmot, denke ich?
Sen benim oğlumsun, Wilmot hiç karşılaşmamış, sanırım?Soha nem találkoztam a fiam, Wilmot, azt hiszem?
Sen benim oğlumsun, Wilmot hiç karşılaşmamış, sanırım?U hebt nooit mijn zoon, Wilmot ontmoet, denk ik?
Sen benim oğlumsun, Wilmot hiç karşılaşmamış, sanırım?Vous n'avez jamais rencontré mon fils, Wilmot, je crois?
Sen benim oğlumsun, Wilmot hiç karşılaşmamış, sanırım?넌 내 아들 Wilmot들을 만나본 적이 없어, 내가 생각하세요?
Sen benim oğlumsun, Wilmot hiç karşılaşmamış, sanırım?Вие никога не сте се срещнаха на сина ми, Уилмът, мисля?
Sen benim oğlumsun, Wilmot hiç karşılaşmamış, sanırım?Ви ніколи не зустрічався з моїм сином, Вілмот, я думаю?
Sen benim oğlumsun, Wilmot hiç karşılaşmamış, sanırım?Вы никогда не встречался с моим сыном, Уилмот, я думаю?
Senin gibi, Ben başkası olabilirdi eğer, o zaman ben seni hiç karşılaşmamış olsaydı.Al igual que usted, si podía convertirse en otra persona, entonces ojalá no te hubiera conocido.
Senin gibi, Ben başkası olabilirdi eğer, o zaman ben seni hiç karşılaşmamış olsaydı.Assim como você, se eu poderia me tornar outra pessoa, então eu desejo que eu nunca tivesse te conhecido.
Senin gibi, Ben başkası olabilirdi eğer, o zaman ben seni hiç karşılaşmamış olsaydı.Cũng giống như bạn, nếu tôi có thể trở thành một người khác, sau đó tôi muốn tôi đã không bao giờ gặp em.
Senin gibi, Ben başkası olabilirdi eğer, o zaman ben seni hiç karşılaşmamış olsaydı.J'aimerais... si je pouvais, je souhaiterais de ne t'avoir jamais rencontré.
'Shin-Hwa' kelimeleriyle karşılaşmamış olmanız zor. Geniş bir imparatorluk; örnek bir Kore holdingi."זה קשה לא לדעת את שני האותיות "שין-הוואה
'Shin-Hwa' kelimeleriyle karşılaşmamış olmanız zor.신화라는 두 글자를 모르고 살기 쉽지 않은만큼
'Shin-Hwa' kelimeleriyle karşılaşmamış olmanız zor.Så skulle det vara svårt för dig att inte komma över orden "Shin-Hwa".
'Shin-Hwa' kelimeleriyle karşılaşmamış olmanız zor.Θα ήταν δύσκολο να μην έχουν ακούσει τις λέξεις "Shin-Hwa"
'Shin-Hwa' kelimeleriyle karşılaşmamış olmanız zor..فمن المستحيل بألا تكون قد مرت عليك كلمه شينوا
'Shin-Hwa' kelimeleriyle karşılaşmamış olmanız zor.巨大な王国のような大韓民国を代表する財閥だ
Size iki satranç karşılaşmasından bahsetmek istiyorum.1つ目は1997年 ガルリ・カスパロフ(世界王者)が
Size iki satranç karşılaşmasından bahsetmek istiyorum.Doresc să vă relatez despre două jocuri de șah.
Size iki satranç karşılaşmasından bahsetmek istiyorum.Gostaria de vos falar de dois jogos de xadrez.
Size iki satranç karşılaşmasından bahsetmek istiyorum.Ich möchte von zwei Schachspielen erzählen.
Size iki satranç karşılaşmasından bahsetmek istiyorum.Ik zou je graag wat vertellen over twee schaakwedstrijden.
Size iki satranç karşılaşmasından bahsetmek istiyorum.J'aimerais vous parler de deux parties d'échecs.
Size iki satranç karşılaşmasından bahsetmek istiyorum.저는 두 가지 체스 게임에 대해서 말씀드리고자 합니다
Size iki satranç karşılaşmasından bahsetmek istiyorum.Opowiem o dwóch rozgrywkach szachowych.
Size iki satranç karşılaşmasından bahsetmek istiyorum.Quiero hablarles sobre dos partidas de ajedrez.
Size iki satranç karşılaşmasından bahsetmek istiyorum.Tôi muốn kể cho các bạn nghe về hai ván cờ.
Size iki satranç karşılaşmasından bahsetmek istiyorum.Vi voglio raccontare di due partite a scacchi.
Size iki satranç karşılaşmasından bahsetmek istiyorum.Я бы хотел рассказать о двух шахматных матчах.
Size iki satranç karşılaşmasından bahsetmek istiyorum.אני אספר לכם על שני משחקי שחמט
Size iki satranç karşılaşmasından bahsetmek istiyorum.أود أن أروي لكم عن مباريتين في الشطرنج.
Sizinle burada karşılaşmak ne büyük bir tesadüf.C'est impensable de votre part.
Sizinle burada karşılaşmak ne büyük bir tesadüf.Nem vártam, hogy itt futunk össze.
Sizinle burada karşılaşmak ne büyük bir tesadüf.Δεν περίμενα να σε δω εδώ.
Sizinle burada karşılaşmak ne büyük bir tesadüf.لم اتوقع ان اراك هنا
Sizinle karşılaşmasaydık bile bugün yola çııkmayı planlamıştık.Il piano era di partire oggi, anche se non vi avessimo incontrati.
Sizinle karşılaşmasaydık bile bugün yola çııkmayı planlamıştık.Mieliśmy dziś iść dalej, nawet gdybyśmy was nie spotkali.
Sizinle karşılaşmasaydık bile bugün yola çııkmayı planlamıştık.Olisimme lähteneet tänään, vaikka emme olisi törmänneet sinuun.
Sizinle karşılaşmasaydık bile bugün yola çııkmayı planlamıştık.Tencionávamos partir hoje, mesmo que não nos tivéssemos visto.
Sizinle karşılaşmasaydık bile bugün yola çııkmayı planlamıştık.Teníamos pensado marcharnos hoy de todas maneras.
Sizinle karşılaşmasaydık bile bugün yola çııkmayı planlamıştık.Vi skulle ändå åka idag även om du inte hade kommit.
Sizinle karşılaşmasaydık bile bugün yola çııkmayı planlamıştık.Vi ville have taget af sted i dag, selv hvis du ikke var kommet.
Sizinle karşılaşmasaydık bile bugün yola çııkmayı planlamıştık.Θα φεύγαμε αύριο, ακόμη κι αν δεν σας συναντούσαμε.
Sizinle karşılaşmasaydık bile bugün yola çııkmayı planlamıştık.Мы собирались уйти сегодня, даже если бы не встретили вас.

İlgili Sayfalar