karşılaşma ile cümle
karşılaşma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Onlar, benim sualtında yüzyüze ve defalarca karşılaşma zevkine vardığım nazik devlerdir.Sono i giganti buoni che ho avuto il piacere di incontrare molte volte sott'acqua.
Onlar, benim sualtında yüzyüze ve defalarca karşılaşma zevkine vardığım nazik devlerdir.To so prijazni velikani, ki sem jih na moje veliko veselje srečala iz oči v oči velikokrat pod vodo.
Onlar, benim sualtında yüzyüze ve defalarca karşılaşma zevkine vardığım nazik devlerdir.Tu sú tí nežní obri, ktorých som mala možnosť toľkokrát stretnúť tvárou tvár pod vodou.
Onlar, benim sualtında yüzyüze ve defalarca karşılaşma zevkine vardığım nazik devlerdir.Wiele razy miałam okazję spotkać te łagodne olbrzymy oko w oko w głębinach morskich.
Onlar, benim sualtında yüzyüze ve defalarca karşılaşma zevkine vardığım nazik devlerdir.Πράοι γίγαντες που είχα την ευχαρίστηση να συναντήσω πρόσωπο με πρόσωπο πολλές φορές υποβρυχίως.
Onlar, benim sualtında yüzyüze ve defalarca karşılaşma zevkine vardığım nazik devlerdir.Това са учтиви гиганти, с които имах удоволствието да се срещна много пъти лице в лице под водата.
Onlar, benim sualtında yüzyüze ve defalarca karşılaşma zevkine vardığım nazik devlerdir.Это ласковые гиганты, с которыми мне посчастливилось встретиться лицом к лицу много раз под водой.
Onlar, benim sualtında yüzyüze ve defalarca karşılaşma zevkine vardığım nazik devlerdir.אלו הם ענקים עדינים שהיה לי את העונג לפגוש פנים אל פנים פעמים רבות מתחת למים.
Onlar, benim sualtında yüzyüze ve defalarca karşılaşma zevkine vardığım nazik devlerdir.هذه حيتان ضخمة مهذبة كان لي شرف مقابلتها وجهاً لوجه عدة مرات تحت الماء.
Onlar, benim sualtında yüzyüze ve defalarca karşılaşma zevkine vardığım nazik devlerdir.嬉しく感じる生き物です クジラにじっと見られるのは何ともいいようのない体験です
Onunla aynı okula giderken karşılaşmayacağınızı mı düşünüyorsun?Cậu nghĩ có thể mãi không gặp anh ta sao? trong khi 2 người học cùng 1 trường.
Onunla aynı okula giderken karşılaşmayacağınızı mı düşünüyorsun?Credi che non vi incontrerete se andate alla stessa università?
Onunla aynı okula giderken karşılaşmayacağınızı mı düşünüyorsun?Crezi ca nu te vei intalni cu el cand mergeti la aceeasi scoala?
Onunla aynı okula giderken karşılaşmayacağınızı mı düşünüyorsun?Denk je nou echt dat je hem nooit meer tegen zult komen als je naar dezelfde school gaat?
Onunla aynı okula giderken karşılaşmayacağınızı mı düşünüyorsun?Denkst du wirklich,dass du ihn nicht sehen würdest,wenn du auf der gleichen Schule gehst?
Onunla aynı okula giderken karşılaşmayacağınızı mı düşünüyorsun?Kamu pikir kamu tidak akan bertemu dengannya padahal kalian memasuki universitas yang sama?
Onunla aynı okula giderken karşılaşmayacağınızı mı düşünüyorsun?Myslíš si, že ho nestretneš, keď chodíte na rovnakú školu?
Onunla aynı okula giderken karşılaşmayacağınızı mı düşünüyorsun?Myślisz że na niego nie wpadniesz skoro uczycie się na tym samym Uniwersytecie?
Onunla aynı okula giderken karşılaşmayacağınızı mı düşünüyorsun?Tror du inte att du kommer å springa på honom när ni går i samma skola?
Onunla aynı okula giderken karşılaşmayacağınızı mı düşünüyorsun?Νομίζεις πως δε θα πέσεις πάνω του από τη στιγμή που πάτε στο ίδιο σχολείο;
Onunla aynı okula giderken karşılaşmayacağınızı mı düşünüyorsun?Наистина ли мислиш, че няма да го виждаш след като сте в едно училище?
Onunla aynı okula giderken karşılaşmayacağınızı mı düşünüyorsun?Неужели ты думаешь, что не будешь видеться с ним, когда вы ходите в одну школу?
Onunla aynı okula giderken karşılaşmayacağınızı mı düşünüyorsun?את חושבת שאת לא תיפגשי איתו לעיתים קרובות כשאתם באותו בית ספר?
Onunla aynı okula giderken karşılaşmayacağınızı mı düşünüyorsun?هل تعتقدين إنكي لن تصتدمي به عندما تكونا تذهبان الى نفس المدرسة؟
Onunla aynı okula giderken karşılaşmayacağınızı mı düşünüyorsun?そうよ! トッコ・ミナ いいこと よく言ったわ
Onunla burada karşılaşmak çok iyi oldu.Par une heureuse coïncidence, nous jouons encore à Tokyo.
O profesörle yine karşılaşması gerçekten de uğursuzluk olmalı.Con bé đúng là có oan nghiệp với giáo sư đó rồi.
O profesörle yine karşılaşması gerçekten de uğursuzluk olmalı.Cred ca se simte foarte rau dupa ce i-a spus profesoara.
O profesörle yine karşılaşması gerçekten de uğursuzluk olmalı.Dev'essere proprio sfortunata a capitare con quella professoressa.
O profesörle yine karşılaşması gerçekten de uğursuzluk olmalı.Dia harus memiliki nasib buruk dengan profesor itu.
O profesörle yine karşılaşması gerçekten de uğursuzluk olmalı.Elle doit être vraiment malchanceuse avec ce professeur.
O profesörle yine karşılaşması gerçekten de uğursuzluk olmalı.Hon måste verkligen ha en dålig öde med den dära professorn.
O profesörle yine karşılaşması gerçekten de uğursuzluk olmalı.Ona i ta egzaminatorka muszą być na siebie skazane.
O profesörle yine karşılaşması gerçekten de uğursuzluk olmalı.Sie muss wirklich vom Pech verfolgt sein mit dieser Professorin
O profesörle yine karşılaşması gerçekten de uğursuzluk olmalı.Ze heeft echt pech met die professor.
O profesörle yine karşılaşması gerçekten de uğursuzluk olmalı.Должно быть, с тем экзаменатором она была обречена.
O zaman... ...yine bu şekilde karşılaşmak dileğiyle!Akkor remélem, ismét egymásba botlunk.
O zaman... ...yine bu şekilde karşılaşmak dileğiyle!Allora spero che ci incontreremo di nuovo per magia.
O zaman... ...yine bu şekilde karşılaşmak dileğiyle!Alors, j'espère que nous nous rencontrerons à nouveau comme par magie.
O zaman... ...yine bu şekilde karşılaşmak dileğiyle!Đây là lần thứ hai với tôi rồi. Vậy chúng ta cứ gặp nhau... tình cờ vậy đi.
O zaman... ...yine bu şekilde karşılaşmak dileğiyle!Lalu, kita bertemu lagi lain kali!
O zaman... ...yine bu şekilde karşılaşmak dileğiyle!إذن لنرى بعضنا دراميا
Rusya da Avusturya ya ordu takviyesi yapıyordu Napolyonla karşılaşmadan önce.A to je právě ten úpadek, máme září, říjen roku 1805.
Rusya da Avusturya ya ordu takviyesi yapıyordu Napolyonla karşılaşmadan önce.그리고 러시아는 나폴레옹을 만났을 때
Rusya da Avusturya ya ordu takviyesi yapıyordu Napolyonla karşılaşmadan önce.Louisiana por $15millones.
Sanırım HaNi oldukça üzgün. Gerçekten de. O profesörle yine karşılaşması gerçekten de uğursuzluk olmalı.Φαίνεται πως η Χα Νι είναι αρκετά αναστατωμένη.
Sanırım Scar'la yeniden karşılaşmak zorundayız.Będziemy musieli znowu spotkać się ze Scarem.
Sanırım Scar'la yeniden karşılaşmak zorundayız.Dovremo affrontare di nuovo Scar, non è vero?
Sanırım Scar'la yeniden karşılaşmak zorundayız.Meidän on kohdattava Scar taas.
Sanırım Scar'la yeniden karşılaşmak zorundayız.Vamos a tener que volver a enfrentarnos a Scar, ¿verdad?
Sanırım Scar'la yeniden karşılaşmak zorundayız.Vamos ter de voltar a enfrentar o Scar, não é?
Sanırım Scar'la yeniden karşılaşmak zorundayız.Vi må nok konfrontere Scar igen, ikke?
Sanırım Scar'la yeniden karşılaşmak zorundayız.Vi måste möta Scar igen, eller hur?
Sanırım Scar'la yeniden karşılaşmak zorundayız.Θα πρέπει να αντιμετωπίσουμε ξανά τον Σκαρ.
Sanırım Scar'la yeniden karşılaşmak zorundayız.Нам снова придётся встретиться со Шрамом, да?
Sanki birbirinizi süzmeye çalıştığınız çocuk bahçesindeki bir karşılaşma gibi.Casi como un encuentro de patio, cuando trata de comprobar el uno al otro.
Sanki birbirinizi süzmeye çalıştığınız çocuk bahçesindeki bir karşılaşma gibi.Coś na kształt zabawy integracyjnej, na której obie strony chcą się wybadać.
Sanki birbirinizi süzmeye çalıştığınız çocuk bahçesindeki bir karşılaşma gibi.Một loại sân chơi gặp gỡ, nếu bạn thích khi bạn đang cố gắng để kiểm tra lẫn nhau.
Sanki birbirinizi süzmeye çalıştığınız çocuk bahçesindeki bir karşılaşma gibi.Una specie di incontro al parco giochi, se volete, quando si cerca di controllarsi a vicenda.
Sanki birbirinizi süzmeye çalıştığınız çocuk bahçesindeki bir karşılaşma gibi.Une sorte de rencontre au jardin d'enfants, quand on ne se connait pas encore très bien.