karşılaşma ile cümle

karşılaşma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
İçindeki çok hasta orangutan yavrusu, ilk karşılaşmamdı.Ilyen beteg orángután-kölyköt még sohasem láttam.
İçindeki çok hasta orangutan yavrusu, ilk karşılaşmamdı.In cusca era un pui de urangutan foarte bolnav -- prima noastra intalnire.
İçindeki çok hasta orangutan yavrusu, ilk karşılaşmamdı.우리 안에는 아픈 오랑우탄 새끼 한 마리가 있었습니다
İçindeki çok hasta orangutan yavrusu, ilk karşılaşmamdı.Вот так я впервые повстречался с тяжело больным детенышем орангутанга.
İçindeki çok hasta orangutan yavrusu, ilk karşılaşmamdı.Това беше много болно бебе орангутан. За пръв път се сблъсквах с подобно нещо.
İçindeki çok hasta orangutan yavrusu, ilk karşılaşmamdı.היתה שם תינוקת אורנג-אוטנג חולה מאד, המפגש הראשון שלי.
İçindeki çok hasta orangutan yavrusu, ilk karşılaşmamdı.كان هناك صغير مريض من القردة وهذا كان أول لقاء لي. .
İçindeki çok hasta orangutan yavrusu, ilk karşılaşmamdı.その晩、暗くなった市場に戻ってみると、
İlgimi çekecek denli beni ikna edecek bir savla karşılaşmadım.Da imamo dve vrsti ljudi. Akademske in ne-akademske. Pametne in bustaste ljudi.
İlgimi çekecek denli beni ikna edecek bir savla karşılaşmadım.In het bijzonder als de weg ernaartoe de meeste dingen die belangrijk voor je zijn, marginaliseert.
İlgimi çekecek denli beni ikna edecek bir savla karşılaşmadım.Non mi hanno mai convinto pienamente.
İlgimi çekecek denli beni ikna edecek bir savla karşılaşmadım.Nuestros hijos están viviendo en el período más intensamente estimulante en la historia de la Tierra.
İlgimi çekecek denli beni ikna edecek bir savla karşılaşmadım. Peki standartlarımızı yükseltmeli miyiz?Nestretol som sa so žiadnym argumentom pre ich zníženie.
İlgimi çekecek denli beni ikna edecek bir savla karşılaşmadım. Peki standartlarımızı yükseltmeli miyiz?Я не знайшов жодного аргументу на користь зниження стандартів.
İlgimi çekecek denli beni ikna edecek bir savla karşılaşmadım.Saya belum menemukan argumen yang membujuk saya alluringly.
İlgimi çekecek denli beni ikna edecek bir savla karşılaşmadım.Δεν βρίσκω κάποιο επιχείρημα που να με πείθει για το αντίθετο.
İlgimi çekecek denli beni ikna edecek bir savla karşılaşmadım.Я пока не встречал аргументов, которые убеждали бы меня в обратном.
İlgimi çekecek denli beni ikna edecek bir savla karşılaşmadım.עוד לא נתקלתי בתשובה ששכנעה אותי.
İlgimi çekecek denli beni ikna edecek bir savla karşılaşmadım.لم أتطرق بعد للفرضية التي جذبتني للاقتناع بها.
İlk başta birçok fonksiyonun olduğu bir problemle karşılaşmak kafa karıştırıcı olabiliyor.All'inizio, quando vedi un problema con un sacco di queste funzioni, sembra molto confuso.
İlk başta birçok fonksiyonun olduğu bir problemle karşılaşmak kafa karıştırıcı olabiliyor.De her opgaver, hvor der indgår mange funktioner, kan se meget forvirrende ud først.
İlk başta birçok fonksiyonun olduğu bir problemle karşılaşmak kafa karıştırıcı olabiliyor.처음 함수 문제를 접하시면요 헷갈릴 수 있어요
İlk başta birçok fonksiyonun olduğu bir problemle karşılaşmak kafa karıştırıcı olabiliyor.Na początku, gdy widzicie zadanie z kilkoma funkcjami wygląda ono na bardzo trudne.
İlk başta birçok fonksiyonun olduğu bir problemle karşılaşmak kafa karıştırıcı olabiliyor.No princípio quando vês um problema com várias destas funções, parece muito confuso.
İlk başta birçok fonksiyonun olduğu bir problemle karşılaşmak kafa karıştırıcı olabiliyor.Wanneer je een probleem ziet met veel functies het lijkt heel verwarrend
İlk başta birçok fonksiyonun olduğu bir problemle karşılaşmak kafa karıştırıcı olabiliyor.Πρώτη όταν βλέπετε ένα πρόβλημα με πολλές από αυτές τις συναρτήσεις, μου φαίνεται πολύ συγκεχυμένη.
İlk başta birçok fonksiyonun olduğu bir problemle karşılaşmak kafa karıştırıcı olabiliyor.Първо, когато видите задача с много от тези функции, изглежда много объркващо.
İlk başta birçok fonksiyonun olduğu bir problemle karşılaşmak kafa karıştırıcı olabiliyor.Спершу, коли ви бачите задачу з декількома функціями, вона виглядає заплутаною.
İlk başta birçok fonksiyonun olduğu bir problemle karşılaşmak kafa karıştırıcı olabiliyor.عندما ترى مسألة تحوي العديد من الدوال الرياضية ستبدو مربكة في البداية
İlk başta birçok fonksiyonun olduğu bir problemle karşılaşmak kafa karıştırıcı olabiliyor.混乱を招きますが、 括弧内側から
İlk karşılaşmamızda 1,000 civarında işçisi vardı.계속 번창하였습니다. 저희가 이 회사를 처음 찾아냈을때 벌써 1,000여명에 달하는 직원이 있었습니다.
İlk karşılaşmamızda 1,000 civarında işçisi vardı.Avea cam 1000 de angajaţi când am identificat-o.
İlk karşılaşmamızda 1,000 civarında işçisi vardı.Aveva circa 1.000 impiegati, quando la scoprimmo.
İlk karşılaşmamızda 1,000 civarında işçisi vardı.Det havde omkring 1.000 ansatte, da vi først fandt det.
İlk karşılaşmamızda 1,000 civarında işçisi vardı.Elle avait environ 1000 employés quand nous l'avons connue.
İlk karşılaşmamızda 1,000 civarında işçisi vardı.Het had ongeveer 1.000 werknemers toen we het ontdekten.
İlk karşılaşmamızda 1,000 civarında işçisi vardı.Keď sme ju objavili mala okolo tisíc zamestnancov.
İlk karşılaşmamızda 1,000 civarında işçisi vardı.Miała podad 1000 pracowników, kiedy ją znaleźliśmy.
İlk karşılaşmamızda 1,000 civarında işçisi vardı.Mintegy ezer alkalmazottja volt, amikor először rátaláltunk.
İlk karşılaşmamızda 1,000 civarında işçisi vardı.Sie hatte rund 1000 Angestellte, als wir zuerst auf sie aufmerksam wurden.
İlk karşılaşmamızda 1,000 civarında işçisi vardı.Tenía aproximadamente 1,000 empleados cuando la descubrimos.
İlk karşılaşmamızda 1,000 civarında işçisi vardı.Tinha cerca de 1000 empregados quando a encontrámos pela primeira vez.
İlk karşılaşmamızda 1,000 civarında işçisi vardı.В ней было около тысячи рабочих, когда мы их нашли.
İlk karşılaşmamızda 1,000 civarında işçisi vardı.При създаването и в нея са работили 1000 души.
İlk karşılaşmamızda 1,000 civarında işçisi vardı.והמשיכה לשגשג. היו בחברה כ1,000 עובדים כשמצאנו אותה.
İlk karşılaşmamızda 1,000 civarında işçisi vardı.وواصلت في الإزدهار. ولديها حوالي 1000 موظف حينما وجدناها في البداية.
İlk karşılaşmamızda 1,000 civarında işçisi vardı.こうして アヌージュは アフリカで
İlk karşılaşmanın tecrübesi beni gerçekten düşündürdü.Asta m-a făcut să mă gândesc serios la această experienţă a întâlnirii iniţiale.
İlk karşılaşmanın tecrübesi beni gerçekten düşündürdü.A to ma prinútilo zamyslieť sa nad zážitkom z toho prvého stretnutia.
İlk karşılaşmanın tecrübesi beni gerçekten düşündürdü.Cela m'a vraiment fait réfléchir à l'expérience de la première rencontre.
İlk karşılaşmanın tecrübesi beni gerçekten düşündürdü.Det har fått mig att tänka på upplevelsen av det första mötet.
İlk karşılaşmanın tecrübesi beni gerçekten düşündürdü.Dit heeft me echt aan het denken gezet over de ervaring van onze eerste ontmoeting.
İlk karşılaşmanın tecrübesi beni gerçekten düşündürdü.E isto pôs-me a pensar sobre a experiência do primeiro encontro.
İlk karşılaşmanın tecrübesi beni gerçekten düşündürdü.E questo mi ha fatto pensare all'esperienza di questo primo incontro.
İlk karşılaşmanın tecrübesi beni gerçekten düşündürdü.És ez igazán elgondolkodtatott az első benyomás tapasztalatairól.
İlk karşılaşmanın tecrübesi beni gerçekten düşündürdü.Ini membuat saya berpikir mengenai pengalaman perjumpaan pertama ini.
İlk karşılaşmanın tecrübesi beni gerçekten düşündürdü.그리고 이게 제가 첫 만남의 경험에 대해 생각하도록 만들었죠
İlk karşılaşmanın tecrübesi beni gerçekten düşündürdü.Sprawiło to, że zaczęłam się zastanawiać nad doświadczeniem pierwszego spotkania.
İlk karşılaşmanın tecrübesi beni gerçekten düşündürdü.To mě opravdu donutilo přemýšlet o takovéto zkušenosti prvního setkání.
İlk karşılaşmanın tecrübesi beni gerçekten düşündürdü.Und das hat mich zum Nachdenken gebracht über die Erfahrung dieser ersten Begegnung.

İlgili Sayfalar