karşılık ile cümle
karşılık kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Ktesippos ise sinirlenip yalancı diye karşılık verir.A creature full of falsehood, hatred, and strife!"
Buna karşılık, 10 Kasım'da Darlan, tüm Fransız kuvvetlerinin Müttefikler'e katılmasını emretti.In return, on 10 November, Darlan ordered all French forces to join the Allies.
Ve zulmedenler hakkında benimle karşılıklı laf edip durma.Do not surrender to the evildoers!
Buna karşılık Madonna, "Hiçbir şekilde turne kimsenin duygularını incitmiyor.In response, Madonna said, "The tour in no way hurts anybody's sentiments.
Bu, karşılıklı bir aşk oldu."It was a mutual love."
MWI göre, bu olası gözlemlerin her biri farklı bir evrene karşılık gelir.According to the MWI, each of these possible observations corresponds to a different universe.
Metastasio, patronunun dileklerine karşılık verdi.Metastasio responded to his patron's wishes.
1082 yılında, yardımlarına karşılık, onlara büyük ekonomik imtiyazlar tanıdı.In 1082, in exchange for their help, he granted them major trading concessions.
Xander şu şekilde karşılık verir, "İşte benim kızım.Xander responds, "That's my girl.
Mektupların Lehmann ile karşılıklı gönderilmesi birçok cevaplanmamış soruyla 24 Nisan’da sona erer.The exchange of letters with Lehmann ended on April 24, with many questions unanswered.
Buna karşılık, Klose, Bolt hakkında bir film yaptı.In response, Klose made a film about Bolt.
Paraguay'a girerken karşılık ücreti ödemek zorundadırlar.They must pay a reciprocity fee when entering Paraguay.
1967'de kurulan bu girişimin amacı, üyeler arasında işbirliği ve karşılıklı yardımı geliştirmektir.Founded in 1967, its aim is to foster cooperation and mutual assistance among members.
Verilen bir isme karşılık gelen zamirler, isim sınıfı tarafından belirlenir.Carry out the punishment of the offending thief as decided by the convocation.
Mello Yello Cherry (vişne aromalı) Mountain Dew Code Red'e karşılık olarak çıkarıldı.Mello Yello Cherry was released in response to Mountain Dew Code Red.
Karşılık olarak, aynı maliyette, Pioneer, HERE'ın % 1'inden biraz azını elde edecekti.In parallel, at the same cost, Pioneer would acquire less than 1% of HERE.
Oysa bu dönemde tüm yapılanlara Roma sırf başka bir ordu daha göndererek karşılık vermişti.However, as with all such ventures in this period, Rome responded by simply sending another army.
Buna karşılık sadece yarım düzine küçük memeliler bu dönemde yok olmuştur.In contrast, only about half a dozen small mammals disappeared during this time.
Kaliforniya Üniversitesi başkanı, Robert Gordon Sproul da şartları geliştirme ile karşılık verdi.The University of California's president, Robert Gordon Sproul, responded by improving conditions.
Ormancılık ve tarım arasındaki bağlar karşılıklı yarar sağlamıştır.The ties between forestry and farming were mutually beneficial.
Politikaları, adil, şeffaf ve karşılıklı ticareti arttırmayı amaçlıyor.His policies has been aimed at enhancing fair, transparent and reciprocal trade.
Karşılık olarak liberaller Gabriel Vargas Santos’u başkanlığa aday gösterdiler.In response, the Liberals nominated Gabriel Vargas Santos for the presidency.
Bu karşılıklı etkileşimler sadece çok zayıf olabilir.These interactions can only be very weak.
Karşılıklı olarak yapılan işlemlerin kayıtları açık olarak tutulmakta ve doğrulanmaktadır.There is no book about them that is both revealing and accurate.
Alfio ise karşılık olarak daha bu sabah erkenden Turiddu'yu evi yakınlarında gördüğünü açıklar.Alfio replies that he had seen Turiddu early that morning near his cottage.
E.161, buna karşılık olarak mevcut düzeni benimsedi. ^E.161 adopted the current layout in response to this.
"Süre" anlamına gelir mürettebat ve her zaman karşılık "Uçuş" ya da "Uçuş"."Duration" refers to the crew and does not always correspond to "Flight up" or "Flight down".
Geceleri birbirlerine yaslanarak uyur ve karşılıklı postlarını temizlerler.The night before she meets Clay at the Surrounds, and they sleep together.
Nef'i de buna karşılık olarak; diyerek cevap vermiştir.He (Perry) asked him (Nugent) if he would play at the inaugural.
Oberneuland ile sözleşme, 4 Şubat 2011'de karşılıklı anlaşma ile sonlandırıldı.The contract with Oberneuland was terminated in mutual agreement on 4 February 2011.
Buna karşılık, Shanina askeri komisaryaya askeri hizmet izni istemeye gitti.In response, Shanina went to the military commissariat to ask for permission to serve.
Arkel buna karşılık olarak "Eğer Tanrı olsaydım insanların kalplerine acırdım" diye cevap veririr.Arkel comments: "If I were God, I would have pity on the hearts of men".
Yukarıda açıklandığı gibi nitro-tuzruhu, her iki hücreyi doldurmak için karşılık vermektedir.The nitro-muriatic acid, as explained above, serves for filling both cells.
Karşılık olarak Rohde (artık Kiel'de profesördü) ve Wagner, Nietzsche'yi savunmaya geçti.In response, Rohde (then a professor in Kiel) and Wagner came to Nietzsche's defense.
Dirac kuantum operatörü parçacık 4-momentum vektörüne karşılık gelir.The Dirac quantum operator corresponds to the particle four-momentum vector.
Buna bir karşılık olarak Turiddu köyde bir genç kız olan Santuzza'yı baştan çıkartmıştır.In revenge, Turiddu had seduced Santuzza, a young woman in the village.
Mürettebata, saldırıya uğramaları halinde karşılık verme emri de verilmişti.The crews were instructed to respond if attacked.
5 Nisan'da karşılıklı ateşkes anlaşması yapıldı.On 5 April, a mutual ceasefire agreement was reached.
Buna karşılık olarak Gennady Yanayev Moskova’da 16:00 itibarıyla sıkıyönetim ilan eder.In response, Gennady Yanayev declared the state of emergency in Moscow at 16:00.
İsrail buna ev baskınlarıyla yüksek miktarda paraya el koyarak karşılık verdi.Israel responded by confiscating large sums of money in house-to-house raids.
Daha yeni preon modelleri spin-1 bozonlarına karşılık gelir ve hala “peonlar” olarak isimlendirilir.More recent preon models also account for spin-1 bosons, and are still called "preons".
Araç, Rover ile Honda ortaklığıyla karşılıklı olarak geliştirildi.The car was mutually developed during Rover's collaboration with Honda.
Bunlar arasında demir ve kükürt Jiangsu bölgesinde bulunanın %40'ını karşılık gelmektedir.Among them, iron and sulfur reserves make up 40 percent of those of Jiangsu province.
Buna karşılık o da bu orduya rehber ve askerî refakat yardımı yaptı.In return, he gave them guides and a military escort.
Bu bantlar atom içinde izin verilen enerji seviyelerine karşılık gelir.These bands correspond to the allowed energy levels in the atoms.
Justinianos buna karşılık Cherson'dan kaçıp, Busir'in sarayına sığınma talep etti.Justinian instead escaped Cherson and sought refuge in the court of Busir.
(Tadmur; Süryanice-Aramice “Mucize” anlamına karşılık gelmektedir.)"Fakhr al-Din al-Razi on ayat al-jizyah and ayat al-sayf."
Verizon Wireless markalı Xoom 4G'ye karşılık gelen güncelleme Ağustos 2013'te gerçekleşti.The corresponding update to the Verizon Wireless-branded Xoom 4G was in August 2013.
Yue lehçeleri, diğer Çin dilleri ile karşılıklı olarak anlaşılmaz.Yue varieties are not mutually intelligible with other varieties of Chinese.
Bu Liouville teorisine karşılık gelir ve bu da Hamilton mekaniği için de geçerlidir.This corresponds to Liouville's theorem, which also applies to Hamiltonian mechanics.
Dahası, kilogram-kuvvet kesin olarak 9.80665 newtona karşılık gelmektedir.Thus the kilogram-force is defined as precisely 9.80665 newtons.
Bu duruma karşılık, MSF, Tayland'da ilk mülteci kampı görevine başladı.In response MSF set up its first refugee camp missions in Thailand.
Avrupa Komünizmi'nin düşünceleri Batı Avrupa dışında da kısmen de olsa karşılık buldu.Eurocommunist ideas won at least partial acceptance outside of Western Europe.
Lil' Eazy-E, "They Know Me" adlı şarkıyla karşılık verdi.Lil' Eazy-E later responded with "They Know Me".
Buna karşılık Çin Halk Cumhuriyeti dağın tamamı üzerinde hak iddia etmektedir.In addition, the Republic of China claims the entire mountain.
Bununla birlikte çağrıldıklarında çok çevik bir şekilde karşılık verirler.When they pray they will raise their right hands.
Ama gelecekte karşılık bir tepki olabilir. "I believe that he may rebel in the future."
Grafiğin her bir satırı tek bir makine veya operatöre karşılık gelir.Each row of the chart corresponds to an individual machine or operator.
Guangksi'de konuşulan Yue lehçeleri, Kantonca ile karşılıklı olarak anlaşılabilir.The Yue dialects spoken in Guangxi province are mutually intelligible with Cantonese.
1 Haziran 1941 tarihinde 5,500 adet obüse karşılık 1,667 adet M-30 bulunuyordu.By 1 June 1941 more than 5,500 were in service compared to 1,667 M-30s.