karşılık ile cümle
karşılık kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Karşılıklı kimlik doğrulama isteRequire mutual authentication
Anında mesajlaşma uygulaması bireylerin ve grupların karşılıklı sohbet etmesini sağlar. CommentThe instant messenger allows two-way chat between individuals and groups.
DosyaTipi' nin adı, karşılık gelen menü seçeneğinin metni olacak.The name of the filetype will be the text of the corresponding menu item.
Kopyalama Sırasında Karşılıklı Bağ BulunduCyclic Link Detected During Copy
'% 1' için karşılıklı girdiyi seçinChoose the corresponding entry for '%1 '
Sadece alan adından gelen iletilere karşılık verOnly react to mail coming from domain
Karşılıklı gönderilen yazıları okunmuş olarak işaretleMark crossposted articles as read
Bu - N diff seçeneğine karşılık gelir.This option corresponds to the -N diff option.
Bu - d diff seçeneğine karşılık gelir.This corresponds to the -d diff option.
Bu - H diff seçeneğine karşılık gelir.This corresponds to the -H diff option.
Bu - i diff seçeneğine karşılık gelir.This corresponds to the -i diff option.
Bu - t diff seçeneğine karşılık gelir.This option corresponds to the -t diff option.
Bu - B diff seçeneğine karşılık gelir.This option corresponds to the -B diff option.
Bu - w diff seçeneğine karşılık gelir.This option corresponds to the -w diff option.
Bu - E diff seçeneğine karşılık gelir.This option corresponds to the -E diff option.
The ASCIITOCHAR () işlevi, verilen her ASCII koduna karşılık bir karakter verir.The ASCIITOCHAR() function returns the character for each given ASCII code
CODE () bir metindeki ilk karaktere karşılık gelen sayısal kodu gönderir.The CODE() function returns a numeric code for the first character in a text string.
& Karşılıklı Konuş& Chat
Öngörülecek bir yerleşik değer sadece bir sayısal değere karşılık gelmelidir.A positional predicate must evaluate to a single numeric value.
% 1 adı hiçbir şema tipine karşılık gelmiyor.The name %1 does not refer to any schema type.
Toplantı sonunda imzalanan bildirgede karşılıklı güven ve bölgesel işbirliği çağrısında bulunuldu.The declaration signed at the end of the meeting called for mutual trust and regional co-operation.
Bu Arnavutluğun altı ülke ile karşılıklı Pazar serbestleştirmesine gideceğinin bir göstergesi.That makes six countries with which Albania is getting ready to liberalise markets.
Jeleva da buna karşılık Pazartesi günü Sofya'da özel bir basın toplantısı çağrısında bulundu.In response, Jeleva called a special press conference in Sofia on Monday.
Ödüller, firmaların karşılıklı ilişkilerin geliştirilmesindeki katkılarından dolayı verildi.The awards recognised the firms' contributions to developing bilateral ties.
Moisiu ise buna karşılık ülkesinin teröre karşı yürütülen küresel mücadeledeye bağlılığını yineledi.For his part, Moisiu reiterated his country's commitment to the global war on terror.
Savcılık da,buna karsilik, eski hapishane gardiyanına yöneltilen dört diğer suçlamayı düşürdü.In exchange, the prosecution dropped four other charges against the former prison guard.
Noel Günü, insanlar komşularını ziyaret edip karşılıklı tebrikleşirler.On Christmas Day, people visit their neighbours to exchange congratulations.
Ateşe karşılık veren polis Prentiç'i ölü geçirirken, Ramoviç de yaralandı.Police shot back, killing Prentic and injuring Ramovic.
Bakanlar karşılıklı vize serbestleştirme konusunu da görüştüler.They also discussed bilateral visa liberalisation.
Bu da AB içindeki benzin ve mazot tüketiminin yaklaşık yüzde 0,8'ine karşılık geliyor.This equals approximately 0.8 per cent of EU petrol and diesel consumption.
"Karşılıklı tanıma, entegrasyon sürecinin önünü tıkayan açık bir sorundur.""The necessity of a mutual recognition is the open issue that blocks the integration process."
Sanader, Hırvatistan ve Sırbistan'ın karşılıklı bir AB geleceği olduğunu söyledi.Croatia and Serbia have a mutual EU future, he said.
Bükreş ve Moskova'dan karşılıklı sert mesajlarBucharest, Moscow exchange strident messages
Kosova ile karşılıklı ilişkilerExchanges with Kosovo
Bu, karşılıklı menfaatlerin söz konusu olduğu bir mesele.That is an issue of mutual interest.
BH, ABD ile bu tip bir karşılıklı anlaşmayı imzalayan 35. ülke oldu.BiH is the 35th country to sign such a reciprocal agreement with the United States.
İki ülke arasında, yatırımların karşılıklı olarak korunmasını öngören bir anlaşmaya da imzalandı.The two countries also signed a deal on mutual protection of investments.
NATO'nun Afganistan'daki çabaları da karşılıklı ilgi içeren başka bir konuydu.NATO's efforts in Afghanistan were another issue of mutual concern.
Buna karşılık, aralarında soykırımın da bulunduğu hakkındaki diğer yedi suçlama düşürüldü.In return, the seven other charges against her, including genocide, were dropped.
PDK ve LDK karşılıklı olarak birbirlerini uygunsuz davranışla suçladılar.The PDK and LDK have exchanged accusations of inappropriate behaviour.
KFOR saldırıya plastik mermi ve biber gazıyla karşılık verdi.KFOR replied with rubber bullets and pepper spray.
Kalabalığın hareketlerine göre nefs-i müdafaa çerçevesinde karşılık vereceğiz.We will react in self-defence depending on the acting of the crowd.
Benedikt, "Bu toplantı, karşılıklı saygımızın net bir işaretidir." dedi."This meeting is a clear sign of our mutual respect," said Pope Benedict XVI.
Gündemde karşılıklı siyasi işbirliği de yer aldı.Bilateral political co-operation was also on the agenda.
Mitreva böylesi bir anlaşmanın karşılıklı yarar sağlayacağını ifade etti.Mitreva said such an agreement would be of mutual benefit.
SETimes: Sırbistan ile ticaret alanındaki karşılıklılık nasıl işliyor?SETimes: How is trade reciprocity with Serbia functioning?
Mimoza Kusari-Lila: Sırbistan ile karşılıklılık iyi işliyor.Mimoza Kusari-Lila: Reciprocity with Serbia is functioning well.
AP üyeleri, karşılıklı anlaşmazlıklara değil, kriterlere odaklanılmasını istiyorCriteria, not bilateral grievances, EP members say
İkinci tur için yarış kızışırken, adaylar karşılıklı atışıyorlar.As the race heats up for the second round, the candidates are trading barbs.
Buna karsilik savcılık da, aralarında soykırım da bulunduğu hakkındaki oteki suçlamaları kaldırdı.In exchange, the prosecution dropped the other charges against him, including genocide.
Makedon lider İvanov'dan isim anlaşmazlığında karşılıklı taviz çağrısıMacedonia's Ivanov urges mutual concessions in name dispute
Buna karşılık öncelikli olarak büyümeye odaklanmak, diğer hedeflere zarar verecektir.By contrast, a primary focus on growth would harm the other goals.
Bu da BH topraklarının yüzde 4'üne karşılık geliyor.That amounts to 4 per cent of BiH territory.
Papa, Bosna-Hersek'te Karşılıklı Merhamet Çağrısında BulunduPope Urges Mutual Forgiveness in BiH
İki lider ülkelerinin AB üyelik hedeflerine verdikleri karşılıklı desteği de dile getirdi.The two leaders expressed mutual support for their EU bids.
Karşılıklı ticareti geliştirmek son derece önemlidir.Improving mutual trade is very important.
-- Taraflar arasında göç, karşılıklı olarak kısıtlanacak.-- Migration between sides would be mutually restricted.
İkili ayrıca karşılıklı askeri işbirliğine girme yolunda adım atmaya da karar verdi.They also agreed on taking steps to establish bilateral military co-operation.
Silah denetimi ve karşılıklı güven tesisi yolunda önlemler alınması.Arms control and measures for strengthening mutual confidence.
Buna karşılık, kuzey Kosova'daki Sırp örgütleri boykotun tek çözüm olduğu görüşündeler.By contrast, Serb organisations in northern Kosovo say a boycott is the only solution.