Ana içeriğe geç
Sözlük

karşı ile cümle

karşı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Daha önce bu sorunla karşılaşmadığımıza şaşırdım.I'm surprised we haven't run into this problem before.
Neden birbirimizle daha önce karşılaşmadığımızıı merak ediyorum.I wonder why we haven't run into each other before.
Birkaç dakika içinde Tom'u burada karşılamam gerekiyor.I'm supposed to meet Tom here in a few minutes.
Bizim Tom'un çetesine karşı bir şansımız yoktu.We wouldn't stand a chance against Tom's gang.
Tom'a karşı hoşnut olmak için çok çalışacağım.I'm going to try real hard to be nice to Tom.
Tom kimi karşılaması gerektiğinden emin değildi.Tom wasn't sure who he was supposed to meet.
Seni postanenin önünde karşılayacağım.I'll meet you in front of the post office.
Dün Tom'u burada karşılamam gerekiyordu.I was supposed to meet Tom here yesterday.
Keşke Tom'a karşı her zaman bu kadar kaba olmasan.I wish you weren't always so rude to Tom.
Tom'a karşı sabrımı kaybetmeye başlıyorum.I'm beginning to lose patience with Tom.
En kısa sürede seni orada karşılayacağım.I'll meet you there as soon as possible.
Bu sabahtan önce Tom'la hiç karşılaşmamıştım.I'd never met Tom before this morning.
Ailem bizim evliliğimize karşıydı.My parents were against our marriage.
Birazdan seni orada karşılayacağım.I'll meet you there in a little bit.
Tom Mary'nin tüm arkadaşlarına karşı nazikti.Tom was nice to all Mary's friends.
Seninle karşılaşacağımı umuyordum.I was hoping I would run into you.
Seninle tekrar karşılaştığıma memnun oldum.I'm delighted to meet you again.
Seni aşağıda lobide karşılayacağım.I'll meet you down in the lobby.
Tom'a bizi nerede karşılayacağını söyledim?I've told Tom where to meet us.
Tom onu burada karşılamamı istedi.Tom asked me to meet him here.
Şimdi Tom'u karşılamak için yoldayım.I'm on my way to meet Tom now.
Ben idam cezasına karşıyım.I'm against the death penalty.
Seni hastanede karşılayacağım.I'll meet you at the hospital.
Karşılığını vereceğim.I'll make it worth your while.
Zahmetinizin karşılığını alacaksınız.I'll make it worth your while.
Tom herkese karşı sıcak.Tom is friendly to everyone.
Sana karşı kaba olduğum için üzgünüm.I'm sorry I was rude to you.
Tom'u orada karşılayacağım.I'm going to meet Tom there.
Sana tekrar karşılaşacağımızı söyledim.I told you we'd meet again.
Tom'a beni burada karşılamasını söyledim.I told Tom to meet me here.
Ben buna karşı uyarıyorum.I would advise against it.
Tom'u karşılamam gerekiyor.I'm supposed to meet Tom.
Tom'a karşı dürüst değildim.I wasn't honest with Tom.
Onların hepsi bana karşı.They're all against me.
Hepiniz bana karşısınız.You're all against me.
Biz geçen gün karşılaştık.We met the other day.
Tom bir içki karşıtı.Tom is a teetotaler.
O karşı koymadı.He did not resist.
Ben karşı gelmedim.I did not resist.
Tom karşı koymadı.Tom did not resist.
Bush işkence kullanımını hoş karşılamaz.Bush doesn't approve the use of torture.
Yağmur yağma ihtimaline karşın şemsiyeni yanına almalısın.You should take your umbrella with you in case it rains.
Lütfen fırtınalara ve yüksek dalgalara karşı dikkatli olun.Please be careful of gales and large waves.
Benim oğlum şimdi bir asi yaşta görünüyor ve pervasızca bize karşı çıkıyor.It seems that my son is now at a rebellious age and recklessly opposes us.
Biz bazı sorunlarla karşılaşabiliriz.We may experience some difficulties.
Tom karşı koymayı reddediyor.Tom refuses to fight back.
Bu kaldırım caddenin karşısındakinden daha dar.This sidewalk is a lot narrower than the one across the road.
Tom, Mary'yle ilk kez üç yıl önce karşılaştı.Tom encountered Mary for the first time three years ago.
Ben tüm hayatım boyunca, batıl inanca karşı savaştım.My whole life long, I fought against superstition.
Perdeyi kapa! Caddenin karşısındaki evde yaşayan adam bir röntgenci.Close the curtains! The guy living in the house across the street is a Peeping Tom.
Kurallara karşı gelmemelisin.You should not go against the rules.
Planına karşı değilim.I'm not against your plan.
Planınıza karşı değilim.I'm not against your plan.
Tom postanenin karşısındaki küçük bir restoranda onunla buluşacağını söyledi.Tom said to meet him at the little restaurant across from the post office.
Tom ve Mary John ve Alice'in karşısındaki masada oturuyordu.Tom and Mary were sitting across the table from John and Alice.
Tom Mary'nin onu 2.30'da John'un evinde karşılamasını istedi.Tom asked Mary to meet him at John's house at 2:30.
Tom tanıdığı biriyle karşılaşmayı planlamamıştı.Tom didn't plan on running into anyone he knew.
Taleplerimizi karşılamak için üç saatiniz var.You have three hours to meet our demands.
Tom onu ne zaman ya da nerede karşılayacağımızı söylemedi.Tom didn't say where or when to meet him.
Tom Mary'yi Boston'da bir yerde karşılayacak.Tom will meet Mary somewhere in Boston.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod