Bana karşı çok sabırsızsın.You're so impatient with me.
Öğrenci "daha önce bir yerde karşılaştık mı" diye sordu."Haven't we met somewhere before?" asked the student.
Yarım milyon çocuk Nijer'de hâlâ yetersiz beslenme ile karşı karşıyadır.Half a million children still face malnutrition in Niger.
Bir metreküp, 1000 litreye karşılık gelmektedir.A cubic meter corresponds to 1000 liters.
Kürtajı destekliyor musun yoksa karşı mı çıkıyorsun?Are you for or against abortions?
Son karşılaştığımızdan beri on yıl oldu.It's been ten years since we last met.
Başkalarının eksikliklerine karşı çok hassasınız.You are too critical of others' shortcomings.
Arkadaşlarına karşı doğru olmalısın.You should be true to your friends.
Nereye giderseniz gidin, siz karşılanacaksınız.Wherever you go, you'll be welcomed.
Yapman gereken tek şey onu orada karşılamak.All you have to do is to meet her there.
Sen bana her zaman sert karşılık verirsin, değil mi?You always talk back to me, don't you?
Karşılık olarak her zaman bir soru sorabilirsin.You can always ask a question in return.
Ebeveynlerine karşılık vermemelisin.You shouldn't talk back to your parents like that.
Öyle karşılık vermemelisin.You shouldn't talk back like that.
Cevaplarını onunkiyle karşılaştır.Check your answers with his.
Cevabını onunki ile karşılaştır.Check your answer with his.
Cevaplarını öğretmeninki ile karşılaştır.Compare your answers with the teacher's.
Cevabını Tom'unkiyle karşılaştır.Compare your answer with Tom's.
Cevabını Tom'unki ile karşılaştır.Compare your answer with Tom's.
Çabalarınız yakında karşılığını verecek.Your efforts will soon pay off.
Çabalarınız bir gün karşılığını verecektir.Your efforts will pay off one day.
Seninki ile karşılaştırıldığında benim arabam küçük.Compared with yours, my car is small.
Kompozisyonunuzu örnekle karşılaştırın.Compare your composition with the example.
Sana karşı sabrımı kaybediyorum.I am losing my patience with you.
Planımıza karşı çıkmaya hakkın yok.You have no right to oppose our plan.
Çevirini tahtada olanla karşılaştır.Compare your translation with the one on the blackboard.
Cümleni tahtadakiyle karşılaştır.Compare your sentence with the one on the blackboard.
Kaybolma ihtimalinize karşı yönleri yazmayı düşündük.We thought we would write out the directions, in case you got lost.
Tesadüfen onunla karşılaştım.I met her by accident.
Ben tesadüfen onunla karşılaştım.I met her by chance.
Onunla tesadüfen yolda karşılaştım.By chance, I met her in the street.
Ben seni havaalanında karşılamak için bir araba ayarladım.I arranged for a car to meet you at the airport.
Seni havaalanında karşılayabilirdim.I could've met you at the airport.
Ailemi karşılamam için havaalanına gitmem gerekiyor.I have to go to the airport to meet my family.
Bay Hasimoto bize karşı adil.Mr. Hashimoto is fair to us.
Öğretmen öğrencilerin talebine karşı koyamadı.The teacher gave way to the students' demand.
Öğretmenlerine karşı saygılı olmalısın.You should be respectful to your teachers.
Kilise caddenin hemen karşısında.The church is just across the street.
Güçlü bir rüzgara karşı uçmak çok zordur.Flying against a strong wind is very difficult.
Geçen yılla karşılaştırıldığında bu yılın ürünleri çok daha iyi.Compared with last year, this year's crops are much better.
O sıkıntıyla karşılassa bile gülümsemeyi sürdürür.She carries on smiling even in the face of adversity.
Ziyaretçi karşımda oturdu.The visitor sat across from me.
Ziyaretçiler, sıcak el sıkışma ile karşılandılar.The visitors were greeted with warm handshakes.
Bay Yoshida çocuklarına karşı çok serttir.Mr Yoshida is too severe with his children.
Tartışma karşılıklı saygıya dayalıdır.Discussion is based upon mutual respect.
Japonyanın savaş sırasında açlığa karşı sürekli bir mücadele verdiğini söyleyebiliriz.We can say that Japan was fighting a constant battle against hunger during the war.
Olası tehlikelere karşı uyanık olmalısın.You should be alert to the possible dangers.
Sen bana karşı çok fazla naziksin.You are much too kind to me.
Ben sizinle karşılamaya can atıyorum.I've been anxious to meet you.
Tom eve giderken Amerikalı olduğunu düşündüğü bir adamla karşılaştı.On his way home, Tom met a man who he thought was an American.
Sevinmek, üzülmenin karşıtıdır.Delight is the opposite of sorrow.
O, tehlike karşısında sakin kalır.He remains calm in the face of danger.
Hatalara karşı en üst düzeyde dikkat edelim.Let's take the utmost caution against errors.
Henüz mükemmel bir kocayla karşılaşmadım.I have yet to find a perfect husband.
Ben soğuğa karşı çok duyarlıyım. Bir battaniye daha alabilir miyim?I'm very sensitive to cold. May I have another blanket?
Öğrenciler, yeni hükümete karşı gösteri düzenlediler.The students demonstrated against the new government.
Tüm öğrenciler plana karşı değildir.Not all the students are against the plan.
Öğrenciler hükümetin kararına karşı protesto yapıyorlar.Students have been protesting against the government's decision.
Öğrenciler otoriteye karşı ayaklandılar.The students revolted against authority.
Çevre kirliğine karşı olan kampanyada öğrenciler başı çekiyordu.Students took the lead in the campaign against pollution.