Ana içeriğe geç
Sözlük

karı ile cümle

karı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Sana rastlamak ne güzel. Ben bir karıncayiyenim.Pleased to meet you. I am an anteater.
Bu karınca kraliçedir; kanatları olduğunu görmüyor musun?This ant is the queen; don't you see she has wings?
Karını dövmeyi bıraktın mı?Have you stopped beating your wife?
Karısı ölen adam o.That's the man whose wife died.
Katılımcı konuşmaya karışmaz.The exhibitor isn't involved in the conversation.
Karım bir İskoçtur.My wife is Scottish.
O, ona karışık sinyaller verdi.She gave him mixed signals.
Karısı bana İtalyanca öğretiyor.His wife teaches me Italian.
Kırmızı ile mavinin karışımından mor elde edildiğini biliyor muydunuz?Did you know that if you mixed red and blue paint you obtained purple?
Onun karısı bir Japon kadın.His spouse is a Japanese woman.
Karını asla bir başka kadınla karşılaştırma.Don't ever compare your wife to another woman.
O, sadece karısı seyahate çıktığında köpeği besler.The only time he feeds the dog is when his wife is away on a trip.
Onun köpeği beslediği tek zaman karısı seyahate gittiği zamandır.The only time he feeds the dog is when his wife is away on a trip.
Karım elmalı tartı sever.My wife loves apple pie.
Karım elmalı turtayı çok sever.My wife likes apple pie a lot.
Karım bayanlar korosunda şarkı söylüyor.My wife sings in the ladies' choir.
Karının bu kadar yaşlı olduğunu düşünmemiştim.I didn't think that your wife was so old.
Karım güzel değil. Seninki.My wife isn't beautiful. Yours is.
Kocalar ve karılar yaşadıkları sürece birbirlerine yardım etmeli.Husbands and wives should help each other as long as they live.
Tom Boston'da bir trafik kazasına karıştıktan sonra sarhoşken araba sürmekten suçlandı.Tom was charged with drunken driving after he was involved in a car accident in Boston.
Karışmayı ciddi olarak düşünüyor musun?Are you seriously thinking about becoming involved?
Karına hâlâ âşık mısın?Are you still in love with your wife?
Karınıza hâlâ aşık mısınız?Are you still in love with your wife?
Ben karışmıyorum.I am not getting involved.
Sanırım karıma ev almalıyım.I guess I should get home to my wife.
Sanırım karımla başım belada.I think I'm in trouble with my wife.
O skandala asla karışmadım.I was never involved with that scandal.
Ben karıma sadığım.I'm faithful to my wife.
Başka birinin karısına içten içe âşık oldum.I'm secretly in love with someone else's wife.
Son kez ne zaman karına güzel olduğunu söyledin?When was the last time you told your wife she was beautiful?
Karının biraz kilo kaybettiğini görmek ister misin?Would you like to see your wife lose a little weight?
Massachusetts'te bir adamın, karısının büyükannesi ile evlenmesine izin verilmez.In Massachusetts, a man is not allowed to marry his wife's grandmother.
Karımı seçerken büyük bir hata yaptım.I made a big mistake when choosing my wife.
Karısı ondan hoşlandığı için o evi satın aldı.He bought that house because his wife liked it.
O, karısını terk etti ve yarı yaşında bir kadınla aşk hayatı yaşıyor.He left his wife and shacked up with a woman half her age.
Karım aşk romanlarını sever.My wife loves romantic novels.
Büyük ülkeler küçük ülkelere karışmamalıdır.Large countries shouldn't interfere with smaller countries.
Yaşlı bir adamın, ondan çok daha genç bir karısı var.An old husband has a wife far younger than him.
Tom karısını asla terk etmediğini söyledi.Tom said he'd never leave his wife.
Tom karısına sadık.Tom is loyal to his wife.
Tom'un üç eski karısı var.Tom has three ex-wives.
Karısı öldüğünden beri Tom yalnız yaşadı.Tom has lived alone ever since his wife died.
Tom'un alkolik olan bir karısı var.Tom has a wife who's an alcoholic.
Tom'un güzel bir karısı var.Tom has a beautiful wife.
Tom'un kötü bir karın ağrısı vardı.Tom had a bad stomachache.
Tom karışmak istemiyordu.Tom didn't want to get involved.
Tom kavgaya karışmak istemiyordu, fakat başka seçeneği yoktu.Tom didn't want to get involved in the fight, but he had no choice.
Tom karısına bir kabak böreği pişirdi.Tom baked his wife a pumpkin pie.
Karısı gazete okurken, Tom kahvaltı yaptı.Tom ate breakfast while his wife read the newspaper.
Tom ve karısı, çok yaşlanmadan önce bir çocuk sahibi olmak istedi.Tom and his wife wanted to have a child before they were too old.
Tom ve karısı iyi geçiniyor gibi görünüyor.Tom and his wife seem to get along well.
Tom ve karısı kıt kanaat geçinmek için her ikisi çalışmak zorunda.Tom and his wife both have to work to make ends meet.
Tom'un karısı kadar iyi ya da daha iyi yemek pişirebildiğini duydum.I've heard that Tom can cook as well as, or better than, his wife.
Tom'un şu ana kadar karısını terketmeyi düşündüğünden şüpheliyim.I doubt that Tom would ever consider leaving his wife.
Tom'un skandala karıştığını sanmıyorum.I don't think Tom was involved in the scandal.
Görünüşe göre, Tom karısını aldatıyor.Apparently, Tom has been cheating on his wife.
İş günü bittikten sonra, Tom eve karısına gitti.After the work day was over, Tom went home to his wife.
Tom Mary'nin sorusuyla kafası karıştı.Tom was confused by Mary's question.
Tom karısı Mary ile birlikte Boston'dan çok uzakta olmayan bir çiftlikte yaşıyor.Tom lives on a farm with his wife, Mary, not too far from Boston.
Tom Mary'ye onun karıştığı kaza hakkında soru sordu.Tom asked Mary about the accident that she was involved in.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod