O bir çiftçinin karısına benziyor.She looks like a farmer's wife.
Onu başka biriyle karıştırdı.She mixed him up with someone else.
Dikkatsiz hatası tarafından kafası karıştığı için, gözyaşlarına gömüldü.Confused by her careless mistake, she burst into tears.
Karı kürekle atıyorlardı.They were shoveling the snow away.
Burnunuzu karıştırmayın.Don't pick your nose.
Burnunu karıştırma.Don't pick your nose.
Karı koca arasındaki ilişki aşka dayalı olmalıdır.The relationship between husband and wife should be based on love.
Unu iki yumurta ile karıştırın.Mix the flour with two eggs.
Benim işlerime karışmayın.Don't interfere in my affairs.
Ben sık sık erkek kardeşimle karıştırılırım.I am often mistaken for my brother.
Gerçekten kafam karıştı.I'm really confused.
Yağ ve suyu karıştıramazsın.You cannot mix oil and water.
Yağ suyla karışmaz.Oil does not mix with water.
Yağ ve su birbiriyle karışmaz.Oil and water won't blend with each other.
Üç yumurta ve bir bardak şekeri karıştır.Mix three eggs and a cup of sugar.
Fred, karısının dırdırından çok rahatsız idi.Fred was very troubled by his wife's nagging.
Geri dönenlerin bu sınıfa karışması zordur.It's difficult for returnees to blend in with that class.
Karım erken 1500 gramlık bir bebek kız doğurdu.My wife gave birth prematurely to a 1500-gram baby girl.
O senin karın mı? Göründüğünden daha fazlası var.She's your wife? There's more to you than meets the eye.
Söz açılmışken, bugün 8 haziran- karımın doğum günüBy the way, today is the 8th of June — my wife's birthday.
Maciek karısını aralık ayında kaybetti.Maciek lost his life in December.
Jane'i kız kardeşiyle karıştırmış olabilirsin.You may have mistaken Jane for her sister.
Jane'i kız kardeşi ile karıştırmış olabilirsin.You might have mistaken Jane for her sister.
Şu kadın onun karısı olmalı.That woman must be his wife.
Sanırım, o kadın onun karısıdır.That woman is his wife, I think.
Ben onların hiçbirinin trafik kazasına karışmadığını umarım.I hope that neither of them were involved in that traffic accident.
Onun sorusuyla kafam son derece karıştı.I was awfully confused by his question.
Karım Urumçi'nin yerlisidir.My wife is a native of Ürümqi.
Karım şimdi yemek pişiriyor.My wife is cooking right now.
Kışın çok karımız vardır.We have lots of snow in the winter.
354618 no'lu örnek cümle, Tatoeba web sitesinde birçok karışıklık yarattı.Example sentence no. 354618 created a lot of confusion on the Tatoeba website.
Karım soğuk algınlığına kolayca yakalanır.My wife catches colds easily.
Karım çok çabuk soğuk kapar.My wife catches colds easily.
Karım bu eski şapkayı atmamı istedi.My wife asked me to throw this old hat away.
Onun, karısını neden öldürdüğünün bir gizem olduğunu düşünüyorum.I think that why he killed his wife is a mystery.
O, karısı için bir inci kolye satın almak istiyor.He wants to buy a pearl necklace for his wife.
Karım nasıl?How's my wife doing?
Yağmur ve karı severim.I like rain and snow.
Karımı seviyorum.I love my wife.
Başka bir ülkede seyahat ederken karım sıklıkla bana telefon ediyor.My wife often telephones me when I'm traveling in another country.
Gerçekten kafam karışmıştı.I was truly perplexed.
Seni ilgilendirmeyen konulara karışma.Don't stick your nose where it doesn't belong.
Kafam karıştı. Ben şimdi ne yapıyorum?I'm confused. What do I do now?
Karım bu mutfakta çok iyi yemekler hazırlar.My wife prepares very good meals in this kitchen.
George Bush, karısıyla birlikte tatile çıktı.George Bush went on a vacation with his wife.
Adamın, karısından daha fazla ekmeği var.The man has more bread than his wife.
Hepimizin korkudan ödü bokuna karıştı.We were all scared shitless.
Beni ağabeyimle karıştırmış görünüyorsun.You seem to have mistaken me for my older brother.
Beni ağabeyimle karıştırdınız herhalde.You seem to have mistaken me for my older brother.
Kötü bir karın ağrım var.I've got a bad stomachache.
Eğer Bay Long'a rastlarsan, ona karısının nasıl olduğunu sormayı unutma.If you run into Mr. Long, don't forget to ask him about how his wife is doing.
Bu, karım Edita.This is my wife Edita.
İşlerine karışmaya niyetim yok.I have no intention of meddling in your affairs.
Eğer karım olsaydım kendimi asardım.If you were my wife, I'd hang myself.
Karım bana nefis bir elmalı pasta yaptı.My wife made me a delicious apple cake.
O, Alain'in karısıdır.She's Alain's wife.
O, mali açıdan karısına bağımlıdırHe's financially dependent on his wife.
Az önce karımın beni aldattığını öğrendim.I just found out that my wife cheated on me.
Süt suyla karışmaz.Milk doesn't mix with water.
"Efficacy" ile "efficiency"yi karıştırmayın.Don't confuse "efficacy" with "efficiency".