Şeker ile tuzu birbiriyle karıştırma.Don't confuse sugar with salt.
Karım uzaktayken zor durumdaydım.I am inconvenienced when my wife is away.
Karısı olmasaydı , o işini değiştirmezdi.If it had not been for his wife, he would not have changed his job.
Karısı dışarıda olduğu için, kendisine akşam yemeği pişirdi.His wife being out, he cooked dinner for himself.
Karım yatmaya gittikten sonra çalışma odamda çalıştım.I worked in my study after my wife had gone to bed.
Karım gelinceye kadar istasyonda beklemeye karar verdim.I decided to wait at the station until my wife came.
Karım ve çocuklarıma ben bakarım.My wife and children depend on me.
Karımla sürekli tartışırım.I constantly quarrel with my wife.
Karımın hataları var. Yine de, ben onu seviyorum.My wife has faults. None the less, I love her.
Karım için bir çanta arıyorum.I'm looking for a bag for my wife.
Karısı onu terk ettikten sonra içmeye başladı.He took to drinking after his wife left him.
Karımın sürekli dırdırı gerçekten sinirlerimi bozuyor.My wife's constant nagging really gets on my nerves.
Onun doğum gününü unuttuğum için karım bana diş biledi.My wife has had it in for me since I forgot her birthday.
Karım hep bir şeylerden şikayet ediyor.My wife is always complaining about something.
Karım her zaman bir şey hakkında şikâyet ediyor.My wife is always complaining about something.
Karım az önce tabloyu temizledi.My wife has just cleared the table.
Karım kısa süreli çalışıyor.My wife works part time.
Karım genellikle gece kahve içmez ve ben de içmem.My wife usually doesn't drink coffee at night, and neither do I.
Karım evde kalırdı fakat şimdi çalışıyor.My wife used to stay home, but she works now.
Karım dışarıda yemeyi sever ve bu yüzden yemek pişirmek zorunda değildir.My wife likes to eat out and so she doesn't have to cook.
Karım kanserden öldü.My wife died of cancer.
Karım şaşırmış görünüyordu.My wife looked surprised.
Karım evlendikten sonra beş kilo aldı.After getting married, my wife put on five pounds.
Karım annemle iyi geçinir.My wife gets on well with my mother.
Karım yeni bir araba almam için beni ikna etti.My wife talked me into buying a new car.
Karım iki günlük bir geziye gitti.My wife went on a two-day trip.
Karılar genellikle kocalardan daha uzun yaşarlar.Wives usually outlive husbands.
Karım odanın karşısından bana bir işaret verdi.My wife gave me a sign from across the room.
Karım üşütmeye eğilimli.My wife is liable to catch a cold.
Karım günlük işlerden yoruluyor.My wife is getting tired of the daily routine.
Karım bir çocuk edinmek istiyor.My wife wanted to adopt a child.
Karım için bir hediye arıyorum.I'm looking for a gift for my wife.
Karısını sevindirmek umuduyla, Tom ona güzel elmas bir gerdanlık aldı.Hoping to cheer up his wife, Tom bought her a beautiful pearl necklace.
Karımı yeni bir araba almaktan vazgeçirdim.I talked my wife out of buying a new car.
Dün caddedeki karı temizledik.We cleared the street of snow yesterday.
Geçen yıl çok karımız vardı.We had plenty of snow last year.
İşi zevkle karıştırma.Don't mix business with pleasure.
Benim işime karışmayın.Don't interfere with my work.
Rahip onları koca ve karı ilan etti.The priest pronounced them man and wife.
Profesörün bize verdiği problemi çözmeye çalıştık fakat karışık görünüyordu.We tried to figure out the problem our professor had given us, but it seemed confusing.
Biz ikiziz. İnsanlar genellikle beni erkek kardeşimle karıştırıyor.We are twins. People often mistake me for my brother.
Karısı piyanist olan bir arkadaşım var.I have a friend whose wife is a pianist.
Karım şişe kırdığı için tüm mutfak zemini üzerinde süt var.There is milk all over the kitchen floor because my wife broke the bottle.
Mutfak bıçağını kullanırken, karım parmağını kesti.When using the kitchen knife, my wife cut her finger.
Karım bir Smith idi.My wife was a Smith.
Karım partiye katılmadı ve ben de.My wife did not attend the party and neither did I.
Karım gerçekten kedilerden nefret ediyor.My wife really hates cats.
Benim karım kötü bir sürücüdür.My wife is a poor driver.
Karım Çinlidir.My wife is Chinese.
Karımı tanıtmama izin ver.Let me introduce my wife.
Karımı tanıtayım.Let me introduce my wife.
İşlerime karışmayın.Don't meddle in my affairs.
Amcam trafik kazasına karıştı.My uncle was involved in the traffic accident.
Dayım trafik kazasına karıştı.My uncle was involved in the traffic accident.
Ben senin karınım ve seni memnun etmek için güzel görünmekten hoşlanıyorum.I'm your wife and I like to look nice to please you.
Ben her zaman, John'u Paul ile karıştırıyorum.I'm always confusing John with Paul.
Ben her zaman John'u ve onun ikiz erkek kardeşini karıştırırım.I always confuse John and his twin brother.
Ben küçük bir tartışmaya karıştım.I was involved in a petty argument.
Ben münakaşaya karıştım.I was involved in the quarrel.
O meseleye karıştırılmak istemiyorum.I don't want to be involved in that matter.