Ana içeriğe geç
Sözlük

karı ile cümle

karı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Hiçbirimiz gitmek istemiyor fakat ya sen ya da karın gitmek zorunda.None of us want to go, but either you or your wife has to go.
Birçok şey oldu ve programım karıştı.A lot of things happened and my schedule was messed up.
O tür bir şeye karışmak istemem.I don't want to get involved in that sort of thing.
O işe karışmak istemiyorum.I don't want to get involved in that business.
Köleler pek çok karıncalar gibi çalışıyorlardı.The slaves were working like so many ants.
Haber büyük karışıklık yarattı.The news created a lot of confusion.
Adam karısıyla arkadaşlık kurdu.The man took up with his wife.
Şu adam zayıf ama karısı şişman.That man is skinny, but his wife is fat.
Adam karısı gelinceye kadar istasyonda beklemeye karar verdi.The man decided to wait at the station until his wife came.
Adam ve karısı dışarı fırladı.Out rushed the man and his wife.
Adam ve karısı birbirlerine yardım etti.The man and his wife helped each other.
Kaza, trafiği büyük bir karışıklık içine soktu.The accident threw traffic into great confusion.
Kaza trafik karışıklığına neden oldu.The accident caused traffic confusion.
Kaza yüzünden karışıklık ortaya çıktı.Confusion arose from the accident.
Bizim dağda tüm yıl boyunca karımız var.We have snow on the mountain all the year round.
O ülke, ulusumuzun iç işlerine karıştı.That country intervened in the internal affairs of our nation.
Film karışık eleştiriler aldı.The movie received mixed reviews.
Bay Smith karısından yoksun bırakıldı.Mr Smith was bereaved of his wife.
John Floridalı, karısı ise Kaliforniyalı.John comes from Florida and his wife from California.
Gerçeği söyle, onlar karı-koca değiller.To tell the truth, they are not husband and wife.
Jane karın güzelliğini açıklayamadı.Jane couldn't explain the beauty of snow.
Bu yetmezmiş gibi, karısı hasta oldu.To make matters worse, his wife fell ill.
Lütfen karınla birlikte gel.Please come over with your wife.
Bu, karımın plajda bir şipşak resmidir.This is a snapshot of my wife on the beach.
Bu konuda karışık duygularım var.I have mixed feelings about this.
Bu malzeme, su ile karıştırılır.This substance will mix with water.
Bu ansiklopedi karıma aittir.This encyclopedia belongs to my wife.
Bu kolye o kadar güzel ki, karım için satın almak istiyorum.This necklace is so beautiful that I'd like to buy in for my wife.
Bu kahve Java ve Brezilya'nın bir karışımıdır.This coffee is a blend of Java and Brazil.
Margarini tereyağı ile karıştırdın mı?Did you mistake the margarine for butter?
Zavallı adam karısını bir daha asla görmeyecekti.The poor man was never to see his wife again.
Karım uyumaya çalışıyor.My wife's trying to sleep.
Karı paylaşmada anlaşalım.Let's agree to share in the profits.
Avusturya ile Avustralya'yı karıştırma.Don't confuse Austria with Australia.
O insanların işine karışma.Don't get involved with those people.
O böyle bir karısı olduğu için şanslı.He is fortunate having such a good wife.
Karıncaların yaşamını önemsiz sayma.Don't think little of the ants' lives.
Sysko bir karınca gibi çalışır.Sysko works like an ant.
Karıncalar iyi organize edilmiş bir topluma sahiptir.Ants have a well-organized society.
Karıncalar şekerin etrafına üşüşüyorlar.Ants are swarming around the sugar.
Onun karısı İngilizcenin yanı sıra İspanyolca konuşur.His wife speaks Spanish as well as English.
Karımı sana tanıtmam için bana izin ver.Allow me to introduce my wife to you.
Ben seni erkek kardeşimle karıştırdım.I mistook you for my brother.
Diğer insanların işlerine karışmaya hakkın yoktur.You have no right to interfere in other people's affairs.
Karı sana onun hakkında her şeyi anlatmalı.Your wife ought to tell you all about it.
Bir çekirge ve bir hayli karınca bir tarlada yaşadı.A grasshopper and many ants lived in a field.
Yalnızlık ile izole edilmeyi birbirine karıştırmamak gerek. Bunlar iki farklı şey.We shouldn't confuse solitude with isolation. They are two separate things.
Ben bir trafik kazasına karıştım.I was involved in a traffic accident.
İşini kişisel işlerin ile karıştırmaman gerekir.You should not confuse business with personal affairs.
Orada oturan kadın onun şimdiki karısı.The woman sitting over there is his present wife.
Milliyetçilik, vatanseverlikle karıştırılmamalıdır.Nationalism is not to be confused with patriotism.
Bu sabah karımız vardı.We had snow this morning.
Bugün Tokyo piyasasında hisse senedi fiyatları karışıktı.Stock prices were mixed on the Tokyo market today.
Bugün onunla karşılaştığımda karımın sağlığını sordu.He asked after my wife when I met him today.
Bizim bu yıl çok az karımız vardı.We have had little snow this year.
Bu yıl bol karımız vardı.We have had plenty of snow this year.
Her zamankinden daha az karımız var.We have less snow than usual.
Hatlar karıştı.The lines are crossed.
Karışıklığı önlemek için, takımlar farklı renkler giydi.To avoid confusion, the teams wore different colors.
Benim sol gözümde bir karıncalanma hissi var.I have a prickling sensation in my left eye.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod