Karım bir doktordur.My wife is a physician.
Tom'un karısı hâlâ hayatta.Tom's wife is still alive.
Mary Tom'un ikinci karısı.Mary is Tom's second wife.
O, karısının kendini anlamadığını iddia ediyor.He claims his wife doesn't understand him.
Seni ağabeyinle karıştırıyordum.I was mixing you up with your older brother.
Kimin kazandığına gelince bir karışıklık var.There is some confusion as to who won.
Tom'un karısı benim bir arkadaşım.Tom's wife's a friend of mine.
Tom'un karısının adı Mary'dir.Tom's wife's name is Mary.
Bu küçük bir kafa karıştırıcıydı.It was a little disorienting.
Tom karısının giysilerini ateşe attı.Tom threw his wife's clothes in the fire.
Ben gerçekten karı severim.I really like snow.
Bir kavgaya karıştım.I got into a fight.
Karımı patronumla aldattım.I cheated on my wife with my boss.
Tom karısını öldürmedi.Tom didn't kill his wife.
Tom karısını döver.Tom beats his wife.
Tom karısını dövdüğünü inkar etti.Tom denied having beaten his wife.
Tom'un karısı ona karşı tanıklık etti.Tom's wife testified against him.
Tom gerçekten kafası karışmış görünüyordu.Tom seemed really confused.
Büyük bir çanakta tuz, kuru maya ve unu karıştırın.Mix the salt, dry yeast and flour in a big bowl.
Tuz, kuru maya ve unu büyük bir kâsede karıştırın.Mix the salt, dry yeast and flour in a big bowl.
Senin karın vefasız.Your wife isn't unfaithful.
Komşular, Tom'un karısını dövdüğünü söylüyor.The neighbors say that Tom beats his wife.
Tom'un açıklaması çok kafa karıştırıcıydı.Tom's explanation was very confusing.
Tom'un karısı Mary ondan daha önce öldü.Tom's wife Mary predeceased him.
Kader kartları karıştırır ve biz oynarız.Fate shuffles the cards and we play.
İyi kartopları yapmak için karı ıslatmalısın.You need wet snow to make good snowballs.
O, onun karısı olmaya devam etti.She went on to become his wife.
"Sözlü güç" "hakaret" ile karıştırılmamalıdır."Verbal power" shouldn't be confused with "insult".
Sen yağ ve su karışımı yapamazsınız.You can't make a mixture of oil and water.
O ortalığı karıştırmayı severdi.He loved to throw the cat amongst the pigeons.
Tom'un karısı onu destekliyor.Tom's wife supports him.
Tom'un karısı 2013 yılında öldü.Tom's wife died in 2013.
Kafam çok karışıktı.I was so confused.
Karınız neden üzgün?Why is your wife sad?
Karım bahçesini sever.My wife loves her garden.
Keşke karım çok şikayet etmese.I wish my wife wouldn't complain so much.
Keşke karım nasıl yemek pişireceğini daha iyi bilse.I wish my wife knew how to cook better.
Keşke şimdi karım benimle burada olsa.I wish my wife were here with me now.
Keşke karım öyle olsa.I wish my wife was like that.
Hem Tom'u hem de karısını tanıyorum.I know both Tom and his wife.
Tom ve karısını tanıyorum.I know Tom and his wife.
Bir karım ve bir çocuğum var.I have a wife and a kid.
Eve gitmek ve karımı görmek istiyorum.I want to go home and see my wife.
Karımı görmek için eve gitmek istiyorum.I want to go home to see my wife.
Karımla yaşlanmak istiyorum.I want to grow old with my wife.
Bir spor araba istiyordum ama karım bir karavan almamızı söyledi.I wanted a sports car, but my wife said we needed a van.
Tom bir kavgaya nasıl karıştı?How did Tom get into a fight?
Tom'un karısı onu 2013'te terk etti.Tom's wife left him in 2013.
Tom karısını ve çocuklarını sever.Tom loves his wife and kids.
Tom ve karısı her ikisi de Boston'da büyüdü.Tom and his wife both grew up in Boston.
Tom karısına geç saatlere kadar çalışmak zorunda kaldığını söyledi.Tom told his wife he had to work late.
Tom'un karısı onu ekim ayında terk etti.Tom's wife left him in October.
Sanırım karım haklıydı.I guess my wife was right.
Bu karışıklık için Tom'u sorumlu tutuyorum.I blame Tom for this mess.
Tom ve karısı Bostonlu.Tom and his wife are from Boston.
Tom ve karısı üç çocuk evlat edindi.Tom and his wife adopted three children.
Tom ve karısı bir çocuk sahibi oldu.Tom and his wife have just had a baby.
Tom ve onun karısı ayrıldı.Tom and his wife have separated.
Senin karın olmak istemiyorum.I don't want to be your wife.
Benim karım bir terzidir.My wife is a seamstress.