Tom bir sopa ile karınca yuvasını karıştırdı.Tom poked the ant hill with a stick.
Karım Filistinlidir.My wife is Palestinian.
Karım bana bir sürpriz yaptı.My wife left me a surprise.
Tom'un karısı boşanma davası açtı.Tom's wife filed for divorce.
Tom'un karısı olaydan sonra boşanma davası açtı.Tom's wife filed for divorce after the incident.
Benim karım bir oyuncu.My wife is an actress.
Benim bir karım ve çocuklarım var.I've got a wife and children.
Tom karısını bıçaklayarak öldürdü.Tom stabbed his wife to death.
Uzun süre için karımdan uzak kalmam olanaksız.It's impossible for me to be away from my wife for long.
Tom'un ilk karısı 2013 yılında öldü.Tom's first wife died in 2013.
Tom'un yeni karısının adı Mary'dir.Tom's new wife's name is Mary.
Sana karışmıyor olduğumu umuyorum.I hope I'm not interrupting you.
Karın ağrısı geçti.The stomach ache has gone away.
Karımın ailesi çok zengindir.The family of my wife is very rich.
Bu cevap vermek için karışık bir soru.This is a complicated question to answer.
Tom karısı Mary'den daha iyi yemek yapar.Tom cooks better than his wife Mary.
Ben karımı aldattım.I have cheated on my wife.
Tom bir resim sınıfına kaydolmamış olsaydı asla karısıyla tanışmazdı.Tom would never had met his wife if he hadn't signed up for a painting class.
Kirli bir takasa karıştım.I've been involved in a filthy trade.
Tom ve Mary bir kavgaya karıştı.Tom and Mary got into a fight.
O sakin, bir karıncayı bile incitemez.She's sedated, she could not hurt a fly.
Biz senin karınla bir iş toplantısı için buradaydık.We were here for a business meeting with your wife.
Onunla politika hakkında konuştuğumda karım bundan hoşlanmıyor.My wife doesn't like it when I talk to her about politics.
Tom karısıyla Boston'da buluştu.Tom met his wife in Boston.
Karım avukatı aracılığı ile hariç benimle konuşmayacak.My wife won't talk to me except through her lawyer.
Tom'un bir karısı ve iki çocuğu var.Tom has a wife and two children.
Bu iki kelime kolayca karıştırılır.These two words are easily confused.
Tom karısını sevmiyor.Tom doesn't love his wife.
Polis, karımı öldürdüğümü düşünüyor.The police think I killed my wife.
Herkesin kafası karıştı.Everybody was confused.
Dük kalktı ve sevgiyle karısını öptü.The Duke rose and kissed his wife lovingly.
Büyük bir karışıklık oldu.It's quite a mess.
Karım o zaman hamileydi.My wife was pregnant at the time.
Tom'un ağzı bir karış açık kaldı.Tom was thunderstruck.
Karıncayiyenin başlıca gıdası termitlerdir.The aardvark's principal food is termites.
Karım beni terk etmeye karar verdi.My wife has decided to leave me.
Mary Tom'un karısıydı.Mary was Tom's wife.
Tom karısına yalan söyledi.Tom lied to his wife.
Tom karısını yatıştırmaya çalıştı.Tom tried to reassure his wife.
Asla işle eğlenceyi karıştırma.Never mix business with pleasure.
Sen karım gibi ses çıkarıyorsun.You sound like my wife.
Karın o konuda nasıl hissediyor?How does your wife feel about it?
O diğer insanların işine karışma fırsatını kaçırmaz.He does not pass up any opportunity to meddle in other people's business.
Karıncayiyenlerin dünyada en çok ticareti yapılan memeli olduğu söyleniyor.Pangolins are said to be the world's most trafficked mammal.
Ne karışıklık!What a total mess!
İçten yanmalı motorlar, yakıt ve hava karışımını yakarlar.Internal combustion engines burn a mixture of fuel and air.
Geçen ay karımdan resmen boşandım.Last month I officially divorced my wife.
Tom bir spor salonunda üçüncü karısıyla tanıştı.Tom met his third wife at a gym.
Onun hakkında hâlâ kafamız karışık.We're still confused about that.
Buna karışmış olmamalıyız.We shouldn't be involved in this.
Karısı arkadaşım.His wife is a friend of mine.
Tom karı sevdiğini söyledi.Tom said he liked snow.
Seçimlerin sonucu çok karışıktır.The outcome of the elections is a mixed bag.
Umarım sen ve karın iyi bir yolculuk yapar.I hope you and your wife have a nice trip.
Tom'un karısının ona oy vermediği şeklinde söylentiler var.There are rumors that Tom's wife didn't vote for him.
Yaz aylarında, karıncalar kış için yiyecek toplarlar.In the summer, ants gather food for the winter.
Umarım sen ve karın partimize gidebilirsiniz.I hope you and your wife can make it to our party.
Bir blender birlikte farklı gıdaların karışımı sağlar.A blender lets you mix different foods together.
Tom'un kafası karışmış ve korkmuş.Tom is confused and scared.
Ben Tom'u erkek kardeşiyle karıştırdım.I mistook Tom for his brother.