Ona bir içki karıştırın.Mix him a drink.
Onun karışmasına izin vermeyeceğiz.I won't let her interfere.
Ben onlara karışmıyorum.I'm not involving them.
Onlara karışmayın.Don't interrupt them.
Onun sözüne karışma.Don't interrupt him.
Onların kafasını karıştırıyorsun.You're confusing them.
Onun kafasını karıştırıyorsun.You're confusing him.
Onların karışmamasını istedim.I asked them not to interfere.
Onun karışmamasını istedim.I asked him not to interfere.
Ben ondan karışmamasını istedim.I asked her not to interfere.
Tom sık sık karısına ve çocuklarına kötü davrandı.Tom frequently abused his wife and children.
Tom sadakatsiz karısını öldürmeyi planlıyordu.Tom was planning on killing his unfaithful wife.
Tom karısını öldürmek için şeytani bir plan hazırladı.Tom masterminded a diabolic plot to kill his wife.
Dan elması zengin bir iş adamının karısından çaldığını iddia etti.Dan claimed he stole the diamond from a rich businessman's wife.
Elması karısına vermedi.He didn't give the diamond to his wife.
O bir bıçakla karısını yaraladı.He wounded his wife with a knife.
Tom kendini Karındeşen Jack'in oğlu olarak ilan etti.Tom declared himself Jack the Ripper's son.
Dan karısının ölümünün intikamını almak istiyordu.Dan wanted to avenge the death of his wife.
Dan karısını öldürmekten haksız yere suçlu bulunmuştu.Dan was wrongfully convicted of murdering his wife.
Dan metresiyle evlenmek için karısı Linda'yı öldürdü.Dan killed his wife, Linda, to marry his mistress.
Dan cinayete karıştığını yalanladı.Dan denied he was involved in the murder.
Dan Lind'yı başka bir adamla gördüğünde tamamen kafası karışmıştı.Dan was completely confused when he saw Linda with another man.
Tom cinayete karıştığını reddetti.Tom denied he was involved in the murder.
1953'te hem Chandra hem de karısı Lalitha Amerikan vatandaşları oldular.In 1953, both Chandra and his wife Lalitha became American citizens.
Herkesin kafası karışık.Everyone is confused.
Herkesin kafası karışıktı.Everyone was confused.
Enerji içecekleri ile karışık bir alkol tehlikeli bir kombinasyon olabilir.Alcohol mixed with energy drinks can be a dangerous combination.
Onun karısı asla öğrenmedi.His wife never found out.
Dan karısını öldürdü ve bunu bilinmeyen bir saldırganın işi olarak gösterdi.Dan killed his wife and made it appear as the work of an unknown assailant.
Dan'ın kafası karışmış olmalı.Dan must have been confused.
Dan karısı Linda'nın cinayeti için mahkemeye gitti.Dan went on trial for the murder of his wife, Linda.
Ailemdeki herkes genotipik ve fenotipik olarak karışık ırktır.Everybody in my family is genotypically and phenotypically mixed-race.
Çoğu Avrupalının problemi meditasyon yapmadıklarıdır. Onların akılları karışıktır.The problem with many Europeans is that they do not meditate. Their minds are messy.
Karım kasabadan birkaç günlüğüne ayrılıyor.My wife is leaving town for a few days.
Dan karısı Linda'nın ölümüyle korkunç bir kayıp yaşadı.Dan suffered a terrible loss with the death of his wife, Linda.
Tom'un karısını terk ettiğini duydum.I heard that Tom has left his wife.
Birisi Tom'un karısından ayrıldığını söyledi.Someone told me Tom left his wife.
Tom, Mary'ye karısı numarasını yapmasını istedi.Tom asked Mary to pretend to be his wife.
Tom kendisi ve karısıyla akşam yemeği yememiz için bizi davet etti.Tom invited us to have dinner with him and his wife.
Amonyak ve çamaşır suyunu birlikte karıştırma.Don't mix ammonia and bleach together.
Onun hakkında ne çok karışık?What's so complicated about that?
Bir karışıklık olmuş olabilir.There might've been a mix-up.
Bunun hepsi biraz kafa karıştırıcı, değil mi?It's all a little confusing, isn't it?
Karın ve çocukların burada mı?Are your wife and children here?
Tom çekmeceyi karıştırdı.Tom rummaged through the drawer.
Bir karışıklık anı vardı.There was a moment of confusion.
Tom şaşırmıştı ve biraz kafası karışmıştı.Tom was surprised and a little confused.
Tom''un kafası karışmış olmalı.Tom must've been confused.
Hiç karının doğum gününü unuttun mu?Have you ever forgotten your wife's birthday?
Hiç de karışık değil.It isn't complicated at all.
Tom'un ne hakkında kafası karışmış?What was Tom confused about?
Dan karısı Linda'nın ölümcül derecede hasta olduğu konusunda bilgilendirildi.Dan was informed that his wife, Linda, was terminally ill.
Tom ve Mary'nin evliliğindeki en büyük sorun Mary'nin annesinin karışmasıdır.The biggest problem in Tom and Mary's marriage is Mary's mother's interference.
O sık sık karısı ile tartışır.He often argues with his wife.
Dan karısının vefasız olduğunu keşfetti.Dan discovered that his wife had been unfaithful.
Sadece zavallı karıma acımalısın.You just have to have mercy on my poor wife.
Tom karısına derinden aşık.Tom is deeply in love with his wife.
Çocukken karınca yuvalarını tahrip etmeyi severdim.When I was a child, I enjoyed destroying anthills.
Cümle karıştırmak eğlencelidir.Sentence mixing is funny.
Tom'un karısı Kanadalıdır.Tom's wife is Canadian.