Mary'nin açıklaması Tom'un kafasını karıştırdı.Tom was puzzled by Mary's statement.
Tom'un karısı onu dışarı attı.Tom's wife has just thrown him out.
Tom karı temizlememe yardım etti.Tom helped me to clear snow away.
Tom'un karışmış olup olmadığını biliyor musun?Do you know if Tom was involved?
Karın kaybolduğunda neredeydin, Tom?Where were you when your wife disappeared, Tom?
Tom karıncayı bile incitmez.Tom is as gentle as a lamb.
Çocuklar kafası karışmış görünüyor.The kids look confused.
Herkesin kafası biraz karışıktı.Everyone's a bit confused.
Tamamen kafam karışıktı.I was totally confused.
Şey, bu karışık.Well, it's complicated.
Tom'un bir karısı yok.Tom doesn't have a wife.
Onu karımla tartışacağım.I'll discuss it with my wife.
Karıma anlatacağım.I'll tell my wife.
Karım benimle gelmedi.My wife didn't come with me.
Karım evde kaldı.My wife stayed at home.
Sanırım beni başka biriyle karıştırdın.I think you've got me confused with somebody else.
Tom karısının aşçılığı hakkında sürekli şikayet ediyor.Tom is always complaining about his wife's cooking.
Bu oldukça kafa karıştırıcı olmalı.That must be rather confusing.
Bu gerçekten kafa karıştırıcı.It's really confusing.
Tom yanında karısını ve çocuklarını getirebilir.Tom might bring his wife and children with him.
Bir karım ve üç çocuğum var.I've got a wife and three children.
Karımı arayayım ve ona akşam yemeği için evde olmayacağımı söyleyeyim.Let me call my wife and tell her I won't be home for dinner.
Yasa dışı faaliyetlere karışmam.I don't engage in illegal activities.
Başlangıçta Tom'un kafası karıştı.Tom was confused at first.
O senin eski karın mı?Is that your ex-wife?
Bu kış normalden çok daha fazla karımız vardı.We've had much more snow this winter than is normally the case.
Yarına kadar karılarınızdan her birine bir kilim dokutun.Have each of your wives weave a rug by tomorrow.
Mary çantasını karıştırdı.Mary rummaged through her purse.
Bay Basri karısını sever.Mr Basri loves his wife.
Bu senin için kafa karıştırıcı mı?Is this confusing to you?
Hâlâ kafam biraz karışık.I'm still a little woozy.
Karın çok şanslı bir kadın.Your wife is a very lucky woman.
Karınla nerede tanıştın?Where did you meet your wife?
Karını sevmiyor musun?Don't you love your wife?
Tom karın ne zaman duracağını merak ediyordu.Tom wondered when the snow would stop.
Karın ofisinde.Your wife is in your office.
Sen ve karın nasıl tanıştınız?How did you and your wife meet?
Tom'un karısı onu kapıda karşıladı.Tom's wife met him at the door.
Bu kafa karıştırıcı mı?Is this confusing?
Bu kafa karıştırıcı olmalı.That must be confusing.
Şimdi gerçekten kafam karıştı.Now I'm really confused.
Sanırım kafan karışık.I think you're confused.
Kafan karışmış olmalı.You must be confused.
Kafan karışacak.You'll be confused.
Tom ve karısının hiç çocukları yok.Tom and his wife don't have any children.
Lütfen kartları karıştır.Please shuffle the cards.
Karım Bostonlu.My wife is from Boston.
Sadece karımın bir bebeği oldu.My wife just had a baby.
Karım bir çocuk doğuruyor.My wife is having a baby.
Karım ve çocuklar oradaydı.My wife and kids were there.
Karışık bir problem gibi görünen şeylere genellikle basit bir çözüm var.There's often a simple solution to what seems like a complicated problem.
Onun sorusu benim kafamı karıştırıyor.Her question puzzles me.
Arabamı "bebeğim" olarak çağırdığım zaman karım bundan hoşlanmıyor.My wife doesn't like it when I call my car "baby."
Su ve yağ karışmaz.Water and oil don't mix.
Onun karısı benim bir arkadaşım.His wife is a friend of mine.
Karıştırma tesisinden şantiyeye beton taşımak için doksan dakikamız var.We have ninety minutes to carry the concrete from the mixing plant to the worksite.
Senin karın çılgın değil.Your wife isn't crazy.
Karım saat yedide havaalanına geldi.My wife arrived in the airport at seven o'clock.
Karım ve Mary uçağın arkasındaydılar.My wife and Mary were in the rear of the aircraft.
Tom karısı Mary'yi arıyordu.Tom was searching for his wife Mary.