Ana içeriğe geç
Sözlük

karı ile cümle

karı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Eve karına git, Tom.Go home to your wife, Tom.
Bu karışık bir soru.That's a complex question.
Tom'la bir kavgaya karıştın mı?Did you get in a fight with Tom?
O bir karınca yuvasına bir saman çöpü soktu.He stuck a straw into an anthill.
Tom karısıyla Fransa'da okurken tanıştı.Tom met his wife when he was studying in France.
Lütfen bu konudan karıma söz etme.Please don't tell my wife about this.
"Sen, Tom, Mary'nin karın olmasını kabul ediyor musun?" "Ediyorum.""Do you, Tom, take Mary to be your wife?" "I do."
"Tom, siz, Mary'yi karınız olarak kabul ediyor musunuz?" "Ediyorum.""Do you, Tom, take Mary to be your wife?" "I do."
"Tom, sen, Mary'yi karın olarak kabul ediyor musun?" "Ediyorum.""Do you, Tom, take Mary to be your wife?" "I do."
"Sayın Tom, Sayın Mary'yi karınız olarak kabul ediyor musunuz?" "Evet.""Do you, Tom, take Mary to be your wife?" "I do."
Ne yazık ki, karım ve sevgilim birlikte çok iyi geçinmezler.Unfortunately, my wife and my lover don't get along very well together.
Karışım çok kuru olduğu zaman, bir çay kaşığı soğuk su daha ekle.Add more cold water a teaspoon at a time if the mixture is too dry.
Masai insanları, süt ve sığır kanının bir karışımını içerler.The Masai people drink a mixture of milk and cattle blood.
Karısının ölümünden bu yana, Tom çocukların hem annesi hem babası oldu.Since his wife died, Tom has been mother and father in one to the children.
Bu karışıklıktan nasıl kurtulurum?How do I get out of this mess?
Benim karım ve ben Noel molasında bir haftalığına uzaklaşmayı umuyoruz.My wife and I hope to get away for a week during the Christmas break.
Buz tuzu karı eritmek için kullanılır.Ice salt is used to melt snow.
Tom'un karısı onu terk etti.Tom's wife has left him.
Neden buna karıştığını bilmiyorum.I don't know why you're involved in this.
Tom'un karısı ikizlere hamile.Tom's wife is pregnant with twins.
Tom bir karıncayı bile incitmedi.Tom wouldn't harm a fly.
Benim de senin kadar kafam karıştı.I'm just as confused as you are.
Eski karımı hâlâ özlüyorum ama benim amacım iyileşmek.I still miss my ex-wife, but my aim is getting better.
Galiba karıştırıyoruz.We seem to be confused.
Karınız evde mi?Is your wife at home?
İş ve dostluk karışmaz.Business and friendship don't mix.
Benim havlum kırmızı karıncalarla kaplı!My towel is covered in red ants!
Aralarında karıştırma tehlikesi var.There is danger of confusion between them.
Karışıklığı önlemek için taban da etiketlendi.In order to avoid confusion, the bottom is labelled too.
Karımla Paris'teydim.I was in Paris with my wife.
Öyle görünüyor ki kafam karıştı.It looks like I messed up.
O, vasiyetinde karısına bir servet bıraktı.In his will, he left a fortune to his wife.
Doğal olarak, karısı her zaman haklıdır.Naturally, the wife is always right.
Onun karısı, benim bir arkadaşımdır.His wife's a friend of mine.
Ben müstakbel karımı görüyorum.I see my future wife.
Geçen hafta karımla Boston'daydım.Last week I was in Boston with my wife.
İlk başta, işler çok kafa karıştırıcıydı.At first, things were very confusing.
Tom kafası karışmış gibi görünüyor.Tom became confused.
Tom biraz aklı karışmış gibi görünüyordu.Tom seemed a little disoriented.
Üzgünüm, Tom, seni karıştırmak istemedim.Sorry, Tom, I didn't want to get you involved.
O özel bir karışım.It's a special blend.
Anlayışlı bir karım var.I have an understanding wife.
Ben senin karını öldüren kişiyle buluştum.I met the person who killed your wife.
Tom karısının cinayetini araştırmamızı istedi.Tom wanted us to investigate the murder of his wife.
Tom mali olarak karısına bağlıdır.Tom is financially dependent on his wife.
Tom parayı eski karısından gizlemek istedi.Tom wanted to hide the money from his ex-wife.
Sanırım sen beni başka biriyle karıştırdın.I think you've confused me with someone else.
Tom bir şey tarafından kafası karışmış gibi görünüyor.Tom seems to be puzzled by something.
Tom'un bir şey tarafından aklı karışmış.Tom is perplexed by something.
O çok kafa karıştırıcıydı.It was very confusing.
Yapmak istediğim son şey karışmaktır.The last thing I want to do is butt in.
Tom'un karısı birkaç yıl önce öldü.Tom's wife died a few years ago.
Tom birkaç gün önce kayıplara karıştı.Tom went missing several days ago.
Biz ikisini asla karıştırmamalıyız.We must never confuse the two.
Tom sık sık erkek kardeşi ile karıştırılır.Tom is often confused with his brother.
Tom karıştırmadı.Tom didn't stir.
Buna karışmaman gerekirdi.You shouldn't get involved with this.
Ben buna karışmış olamam.I can't be involved in this.
Gerçekten buna karışmak istemiyorum.I really don't want to get into this.
Tom karıncalardan kurtulmaya çalıştı.Tom tried to get rid of the ants.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod