karıştı ile cümle

karıştı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Barmen içecekleri karıştırdı.The bartender mixed the drinks.
Tom karıştırılmamalıydı.Tom shouldn't have ever gotten involved.
Tom'un kafasının karıştığını biliyorum.I know that Tom is confused.
Tom bana kafasının karıştığını söyledi.Tom told me he was confused.
Tom'un açıklaması kafa karıştırıcıydı.Tom's explanation was confusing.
Tom dün gece bir kavgaya karıştı.Tom was in a fight last night.
Tom çayını karıştırdı.Tom stirred his tea.
Bugün başka bir kavgaya karıştım.I got into another fight today.
Sami, Leyla'nın cinayetine karıştı.Sami was involved in Layla's murder.
Tom sağını soluyla karıştırır.Tom confuses his right with his left.
Sami, Leyla'nın kafasını karıştırmaya çalışıyordu.Sami was trying to confuse Layla.
Sami karıştığını işaret eden hiçbir şey söylemedi.Sami never said anything that indicated that he was involved.
Sami potansiyel olarak Leyla'nın ölümüne karıştı.Sami was potentially involved in Layla's death.
Sami tetiği çekmedi ama olaya karıştı.Sami didn't pull the trigger, but he was involved.
Sami kavgaya karıştı.Sami was involved in the altercation.
Sami, Leyla'ya kafa karıştırıcı bir soru sordu.Sami asked Layla a perplexing question.
Kafan mı karıştı?Are you confused?
Onların açıklamaları kafa karıştırıcı.Their explanation was confusing.
Mary ve Alice sıklıkla kız kardeşleri ile karıştırılırlar.Mary and Alice are often mistaken for sisters.
Kafamı karıştırmaya çalışıyorsun, değil mi?You're trying to confuse me, aren't you?
Hiç ciddi bir kazaya karıştınız mı??Have you ever been in a serious accident?
Beni bu işe karıştırmayın.Leave me out of this.
Bilgi ile ikna edemediklerinin, saçmalayarak kafalarını karıştır.In the event that you can't persuade them, befuddle them
Tom'un adı bir skandala karıştı.Tom was embroiled in a scandal.
Tom bir skandala karıştı.Tom became embroiled in a scandal.
Hep şekerle tuzu karıştırırdı.She always mistook the sugar for salt.
Karıştığı trafik kazasının ardından alkollü araç kullanmaktan yargılandı.He was charged with drunken driving after he was involved in a car accident.
Bir boklar karıştıracağınızı anlamıştım!I knew you were up to no good!
Öğretmenin önünde burnunu karıştırıyordu.He was picking his nose in front of the teacher.
Beni kendinle karıştırma.Don't confuse me for yourself.
Tom bir işler karıştırıyor, ama ne olduğunu çözemedim.Tom is up to something. I just don't know what it is.
Tom, Mary'nin ödünü bokuna karıştırdı.Tom scared the shit out of Mary.
Her şey kafa karıştırıyor.Everything is confusing.
Her şey kafa karıştırıcı.Everything is confusing.
Bu oyuna hile karıştı.This game got rigged.
Bu maça şike karıştı.This game got rigged.
Çorban tatlı. Tuz ve şekeri karıştırdın mı?Your soup is sweet. Did you mix up the salt and the sugar?
Standartlarınız kafamı karıştırıyor.Your standards confuse me.
Onları yine karıştırdım!I mixed them up again!
İki yumurtayla unu karıştırın.Mix flour with two eggs.
Tom ölümcül bir kazaya karıştı.Tom was involved in a fatal accident.
Mustang çalındı ve bir soyguna karıştı.The Mustang was stolen and was involved in a robbery.
Gök Han ile karıştırılmamalıdır.But the heavens are not oceans.
FAI ile BA-20 çoğu zaman yanlışlıkla birbirleriyle karıştırılmıştır.The FAI and BA-20 are often mistaken for each other.
Benzer ancak Pepsi Max ile karıştırılmamalıdır.Similar but not to be confused with Pepsi Max.
Bununla birlikte, iyi bir yerçekimi ile karıştırılmamalıdır.It should not, however, be confused with a gravity well.
İmparatora ait olan İmparator ordusu (Kaiserliche Armee) ile karıştırılmamalıdır.It must not be confused with the Imperial Army (Kaiserliche Armee) of the Emperor.
Kazuya Hatta, Kazuya Kasuga ile karıştırılmamalıdır.Kazuya Hatta is not to be confused with Kazuya Kasuga.
Geminin, Türkiye'ye uyuşturucu kaçakçılığına karıştığından şüphelenilmekteydi.The ship was suspected of being involved in smuggling illegal drugs into Turkey.
Bunlar kolayca gerçek fosiller ile karıştırılabilir.They can easily be mistaken for real fossils.
Batı Dvina ile karıştırılmamalıdır.It should not be confused with Western Dvina.
Ayrıca, Somaliland'ın, bir İsrailli silah tüccarı ile karıştığı bir silah kaçakçılığı işi vardı.Additionally, there was an arms smuggling affair involving Somaliland and an Israeli arms dealer.
Almas, Strong'u yendikten sonra Vega, fiziksel olarak maça karıştı.Almas then defeated Strong after Vega physically interfered in their match.
Soyadı sıklıkla Little, Liddel, Liddell, Liddle olarak karıştırılırdı.His surname is often misspelled as Liddel, Liddell, or Liddle.
Kent bazen Arsamosata ile karıştırılmaktadır.The city is sometimes confused with Arsamosata.
Nitroaminler nitrözaminlerle karıştırılmamalıdır.Nitrones should not be confused with nitrenes.
Morlar bazen votka ile karıştırılan alkollü kokteyllerde kullanılır.Mors is sometimes used in alcoholic cocktails, often mixed with vodka.
Piso mahkemeye çıkartıldı ve Tacitus'a göre Tiberius'u da bu işe karıştırmakla tehdit etmişti.Piso was placed on trial and, according to Tacitus, threatened to implicate Tiberius.
W kelimelerinin bitleri arasındaki karıştırma işlemleri SHA-1'e kıyasla büyük oranda artmıştır.Note the great increase in mixing between bits of the w words compared to SHA-1.
Öykünün ardındaki temel düşünce, hayat ile sanat arasındaki kafa karıştırıcı ilişkidir.The central idea of the story resides in the confusing relationship between art and life.

İlgili Sayfalar