karıştı ile cümle

karıştı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
5
ORT. KELİME
Sen buna karıştın mı?Are you involved in this?
Neden seni hiç ilgilendirmeyen bir işe karıştın?Why did you interfere in an affair that did not concern you at all?
Seni ağabeyinle karıştırıyordum.I was mixing you up with your older brother.
Bu küçük bir kafa karıştırıcıydı.It was a little disorienting.
Bir kavgaya karıştım.I got into a fight.
Büyük bir çanakta tuz, kuru maya ve unu karıştırın.Mix the salt, dry yeast and flour in a big bowl.
Tuz, kuru maya ve unu büyük bir kâsede karıştırın.Mix the salt, dry yeast and flour in a big bowl.
Tom'un açıklaması çok kafa karıştırıcıydı.Tom's explanation was very confusing.
Kader kartları karıştırır ve biz oynarız.Fate shuffles the cards and we play.
"Sözlü güç" "hakaret" ile karıştırılmamalıdır."Verbal power" shouldn't be confused with "insult".
O ortalığı karıştırmayı severdi.He loved to throw the cat amongst the pigeons.
Tom bir kavgaya nasıl karıştı?How did Tom get into a fight?
Tom bir sopa ile karınca yuvasını karıştırdı.Tom poked the ant hill with a stick.
Kirli bir takasa karıştım.I've been involved in a filthy trade.
Tom ve Mary bir kavgaya karıştı.Tom and Mary got into a fight.
Bu iki kelime kolayca karıştırılır.These two words are easily confused.
Herkesin kafası karıştı.Everybody was confused.
Asla işle eğlenceyi karıştırma.Never mix business with pleasure.
Ben Tom'u erkek kardeşiyle karıştırdım.I mistook Tom for his brother.
İşi zevkle karıştırmam.I don't mix business with pleasure.
Tom buna nasıl karıştı?How did Tom get involved in this?
Klişeler kafa karıştırıcı ve yanıltıcıdır.Stereotypes are confusing and misleading.
İşe karıştığınız için üzgünüz.We regret you've become involved.
Bu her şeyi karıştırdı.That complicated the whole thing.
Tom, Mary'nin karıştığını düşünüyordu.Tom thought that Mary was involved.
İnsanların kafalarını karıştırmak istemedim.I didn't want to confuse people.
Ben işleri karıştırmak istemiyorum.I don't want to stir things up.
Kafamızın karıştığımızı sanmıyorum.I don't think we were confused.
Tom bir kavgaya karıştı.Tom got involved in the brawl.
Tom kayıplara karıştı.Tom disappeared into thin air.
İşleri karıştırmayalım.Let's not confuse things.
Pirinç ekleyin ve iyice karıştırın.Add rice and mix well.
O beni ikiz erkek kardeşimle karıştırdı.He confused me for my twin brother.
Tom az önce ortalığı karıştırdı.Tom just messed up.
Mary çayını karıştırdı.Mary stirred her tea.
Sarımsakları büyük bir karıştırma kabına koyun.Put the yolks in a large mixing bowl.
İnsanların duygularını karıştıramazsın.You can't mess with people's feelings.
Fadıl insanların yaralanıp öldüğü bir olaya karıştı.Fadil was involved in an incident where people were injured and killed.
Fadıl iki kişinin öldüğü bir soyguna karıştı.Fadil was involved in a robbery where two people died.
Fadıl bu korkunç suça karıştı.Fadil got involved in this horrific crime.
Fadıl uyuşturucu ticaretine karıştı.Fadil was involved in the drug trade.
Fadıl o tecavüz ve cinayetlere karıştı.Fadil was involved in those rapes and murders.
Tom kafamın karıştığını düşündüğünü söyledi.Tom said he thought I seemed confused.
Çorbayı karıştırdım.I stirred the soup.
Kartları karıştırdım ve sonra dağıttım.I shuffled the cards and then dealt them.
Tom beni ikiz erkek kardeşimle karıştırdı.Tom mistook me for my twin brother.
Kendime bir içki karıştırdım.I mixed myself a drink.
Kartları karıştırdım.I shuffled the cards.
Benim kafam karıştı.I'm disorientated.
Diana yumurtaları çırptı ve keki karıştırdı.Diana beat the eggs and I mixed the cake.
Polis, Leyla'nın cinayete bir şekilde karıştığına inanıyordu.The police believed that Layla was somehow involved in the murder.
Leyla cinayete karıştı.Layla was involved in the murder.
Her şeyi iyice karıştırdıktan sonra, salata sosu ve biraz biber ekleyin!After you've mixed everything well, add salad dressing and a little pepper!
Polis, Tom'un cinayete bir şekilde karıştığına inanıyor.Police believe that Tom was somehow involved in the murder.
Polis, Tom'un cinayete karıştığına inanıyor.The police believe Tom was involved in the murder.
Bu petrol şirketi büyük bir petrol yolsuzluğu skandalına karıştı.This oil company was involved in a massive oil corruption scandal.
Sami insanların yaralanıp öldüğü bir kazaya karıştı.Sami was involved in an incident where people were injured and killed.
Sami iki kişinin öldüğü yerdeki bir soyguna karıştı.Sami was involved in a robbery where two people died.
Tom kötü bir kazaya karıştı.Tom has been involved in a bad accident.
Umarım hiçbir şeyi karıştırmadım.I hope I did not mix anything up.

İlgili Sayfalar