karıştı ile cümle

karıştı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
5
ORT. KELİME
Bu kafa karıştırıcı olurdu.That would be confusing.
Sarkazm, kinizmle karıştırılmamalıdır.Sarcasm should not be confused with cynicism.
Biri "olmamalı" ile "gerek yok"u karıştırmamalıdır.One must not confuse "must not" with "need not".
Biri "must not" ile "need not"ı karıştırmamalıdır.One must not confuse "must not" with "need not".
Şimdi benim inanç konusunda gerçekten kafam karıştı.I'm really confused about my faith right now.
Bunun senin için ne kadar kafa karıştırıcı olduğunu biliyorum.I know how confusing this must be for you.
Bizim de kafamız karıştı.We were confused as well.
Siz ikiniz az önce ne hakkında bir kavgaya karıştınız?What did you two get into a fight about?
Tom'un kafasını karıştırıyorsun.You're confusing Tom.
Gerçekten kafamı karıştırıyorsun.You're really confusing me.
Tom bir şey arayarak dolabını karıştırdı.Tom dug through his closet looking for something.
Tom ne bulabileceğini görmek için külleri karıştırdı.Tom dug through the ashes to see what he could find.
Annesi masayı hazırlarken Tom spagetti sosunu karıştırdı.Tom stirred the spaghetti sauce while his mother set the table.
Mary odaya girdiğinde Tom eşyalarından bazılarını karıştırıyordu.Tom was rummaging through some of his stuff when Mary walked into the room.
Tom çorbayı bir kaşıkla karıştırdı.Tom stirred the soup with a spoon.
Beni başka biriyle karıştırdığını düşünüyorum.I think you've got me confused with someone else.
Sosu salatanın üzerine dökün ve hafifçe karıştırın.Pour the dressing over the salad and toss gently.
Salatayı karıştırabilir misin?Can you toss the salad?
İşler çok karıştı.Things got very complicated.
İşler inanılmaz derecede karıştı.Things got incredibly complicated.
Buna karıştığına inanamıyorum.I can't believe you're involved in this.
Beni buna karıştırmamanı istedim.I asked you not to involve me in this.
Tom, ne olduğu hakkında kafası karıştı.Tom is confused about what just happened.
Tom soru ile kafası karıştı.Tom was puzzled by the question.
Tom'un soruyla kafası karıştırıldı?Tom was confused by the question.
Mavi ve sarıyı karıştırırsan hangi rengi alırsın?What color do you get if you mix blue and yellow?
Bu senin için kafa karıştırıcı olmalı.This must be confusing to you.
Sık sık erkek kardeşimle karıştırılırım.I'm often confused with my brother.
Sadece bana Tom'un bir trafik kazasına karıştığı söylendi.I was just told that Tom was involved in a traffic accident.
Beni Hitler ile karıştırma.Don't confuse me with Hitler.
Her şey kafa karıştırıcı görünüyor.Everything seems confusing.
Antiller Denizi sık sık kasırgalar tarafından karıştırılır.The Antilles Sea is often stirred up by hurricanes.
Yağmur nedeniyle planlarım tamamen karıştı.Due to the rain, my plans were completely mixed up.
Sizi buna karıştırdığım için üzgünüm.I'm sorry I got you mixed up in this.
Sen beni Tom'la karıştırıyorsun.You're confusing me with Tom.
Tom yanlışlıkla şekeri tuzla karıştırdı.Tom mistook the sugar for salt.
Boyunu aşan işlere karıştın.You're in way over your head.
Beni bu işe karıştırma.Leave me out of it.
Burnunu karıştırma!Do not pick your nose!
Tom ufak bir kazaya karıştı.Tom was involved in a minor accident.
Bunun hepsi çok kafa karıştırıcı.It's all very confusing.
Tom bizim karıştığımız aynı belaya karışmadan önce bu sadece bir zaman meselesi.It's only a matter of time before Tom runs into the same trouble we did.
Tom sık sık kardeşi ile karıştırılıyor.Tom is often mistaken for his brother.
Sanırım Tom ortalığı karıştırmak için geldi.I think Tom has come to make trouble.
Geçen hafta bir kavgaya karıştık.We got into a fight last week.
Tom beni ağabeyimle karıştırdı.Tom mistook me for my older brother.
Tom beni erkek kardeşimle karıştırdı.Tom mistook me for my brother.
Süt ve çikolata tozunu birbirine karıştırdım ve daha sonra su ekledim.I mixed milk and chocolate powder together and then added water.
Tom bir kaşıkla kahvesini karıştırdı.Tom stirred his coffee with a spoon.
Tom'la bir kavgaya karıştın mı?Did you get in a fight with Tom?
Neden buna karıştığını bilmiyorum.I don't know why you're involved in this.
Benim de senin kadar kafam karıştı.I'm just as confused as you are.
Galiba karıştırıyoruz.We seem to be confused.
Aralarında karıştırma tehlikesi var.There is danger of confusion between them.
Öyle görünüyor ki kafam karıştı.It looks like I messed up.
İlk başta, işler çok kafa karıştırıcıydı.At first, things were very confusing.
Üzgünüm, Tom, seni karıştırmak istemedim.Sorry, Tom, I didn't want to get you involved.
Sanırım sen beni başka biriyle karıştırdın.I think you've confused me with someone else.
O çok kafa karıştırıcıydı.It was very confusing.
Tom birkaç gün önce kayıplara karıştı.Tom went missing several days ago.

İlgili Sayfalar