karıştı ile cümle
karıştı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
4
ORT. KELİME
Karıştırılmak istemediğini düşündüm.I thought you didn't want to get involved.
Ben sadece neye karıştırıldığımı bilmek istiyorum.I just want to know what I'm getting involved with.
O kafa karıştırıcı.That's confusing.
Kafam biraz karıştı.I'm intrigued.
Tamamen kafam karıştı.I am all mixed up.
Bu kafa karıştırıcı.This is confusing.
Tom karıştı mı?Was Tom involved?
Karıştın mı?Are you involved?
Benim tamamen kafam karıştı.I'm completely confused.
Beni karıştırmayın.Don't get me involved.
Karıştırıldın mı?Were you involved?
Tom'u karıştırmıyorum.I'm not involving Tom.
Viskinizi susuz mu istersiniz yoksa onu suyla karıştırmalımıyım?Do you want your whiskey straight or should I mix it with water?
Kaynayıncaya kadar çorbayı karıştırın.Stir the soup until it boils.
Raporlar kafa karıştırıcıydı.The reports were confusing.
İkisini karıştırma.Don't confuse the two.
Güveci karıştırmayı unutma.Don't forget to stir the stew.
Ben onu, kız kardeşiyle karıştırdım.I confused her with her sister.
Seni karıştırmak istemedim.I didn't mean to involve you.
Tom'un karıştığını söylemedim.I didn't say Tom was involved.
Tom'u karıştırmak istemiyordum.I didn't want to involve Tom.
Oğlum, masamdaki kağıtları karıştırdı.My son disarranged the papers on my desk.
Senin karıştığına dair fikrim yoktu.I had no idea you were involved.
Tom'un karıştığını sanmıyorum.I don't think Tom is involved.
Yaklaşık dört fincan beyaz un ile bir tutam tuzu karıştır.Mix about four cups of white flour with a pinch of salt.
Mavi ve kırmızıyı karıştırırsan mor elde edersin.If you mix blue and red, you'll get purple.
Tom'un karıştırıldığından eminim.I'm sure Tom was involved.
Tekrar kafan karıştı, değil mi?You're confused again, aren't you?
Arkadaşım kayıplara karıştı.My friend vanished into thin air.
Japoncayı Çinceyle karıştırmayın.Don't confuse Chinese with Japanese.
Japoncayı Çince ile karıştırmayın.Don't confuse Chinese with Japanese.
Seni bu işe karıştırdığım için üzgünüm.I'm sorry I got you involved in this.
Tom'un fikriyle kafam karıştı.I'm intrigued by Tom's idea.
Tom ateşi karıştırıyordu.Tom was poking at the fire.
Tom kartları karıştırdı.Tom shuffled the cards.
Kafanı karıştırıyor muyum?Am I confusing you?
Cadı, kazanını karıştırıyor.The witch is stirring her cauldron.
Sevgiyi ve arzuyu karıştırma.Don't confuse love and desire.
O sık sık erkek kardeşiyle karıştırılırdı.He was often confused with his brother.
O sık sık erkek kardeşi ile karıştırılır.He is often confused with his brother.
Tom kendine bir içki karıştırdı.Tom mixed himself a drink.
Tom'a bir içki karıştırın.Mix Tom a drink.
Çoğunlukla ben kardeşimle karıştırılırım.I'm often mistaken for my brother.
Çoğunlukla beni kardeşimle karıştırırlar.I'm often mistaken for my brother.
Kafam tamamen karıştı.I'm totally confused.
Kafamı karıştırıyorsun.You're confusing me.
Bu maddeleri karıştırmak tehlikelidir.It's dangerous to mix these substances.
Bu çok kafa karıştırıcı.This is very confusing.
Enerji içeceklerini alkolle karıştırma.Don't mix energy drinks with alcohol.
Söze karıştığım için pardon.Pardon me for interrupting.
Korkutuldum ve kafam karıştı.I was frightened and confused.
Bu tozu bir bardak suyla karıştır.Mix this powder with a cup of water.
İki porsiyon romu bir porsiyon limon suyu ile karıştır.Mix two parts of rum with one part of lemon juice.
Kader kartları karıştırır; biz oynarız.Fate shuffles the cards; we play.
Önce bu konuda kafam karıştı.I was confused about that at first.
Önce kafam karıştı.I was confused at first.
İki yumurtayla çiçeği karıştır.Mix flower with two eggs.
Tom korkunç bir kazaya karıştı.Tom was involved in a terrible accident.
Hırsız kayıplara karıştı.The thief vanished.
İspanyolcadaki sesli harfleri sık sık karıştırıyorum.I often confuse Spanish vowels.