karıştı ile cümle

karıştı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Uyumluluk zamanı ile sinyal süresi ; ayrıca uyumluluk uzunluğu ile uyumluluk alanı karıştırılmamalıdır.而獎錄未及,官階未復,使泉終蒙貶謫之名,不獲顯於當世,良可矜恤。
Parfüm, güzel kokuların karıştırılmasıyla ortaya çıkan ürün.嗅覺敏銳,能混合出最好的香水。
Süt ve şeker karıştırılarak ısıtılır.把果泥、糖加熱至融合。
(İse edatı, şart kipi ekiyle karıştırılmamalıdır.)(로슈 한계와 혼동하면 안된다.)
Gök Han ile karıştırılmamalıdır.어찌하여 하늘은 화(禍) 주기를 꺼리지 않는가.
Kontrol sahası (CTA) ile karıştırılmamalıdır.황칙(皇勅)에 있는 성지(聖旨)를 보지 못하였는가.
1616'da tekrar ortaya çıkan halkalar kafasını daha da karıştırdı.1616년에 다시 토성을 관찰했을 때 그 고리가 다시 나타나서 더욱 그를 혼란스럽게 하였다.
Karıştırmamak gerekir.착각하면 안 됨.
Hitchcock'un bu iki filmi sıklıkla birbirleriyle karıştırılmaktadır.드레이크는 이 둘을 자주 헷갈린다.
İlk aşama, sürtme-karıştırmalı-kaynak yöntemi kullanılarak 2219 numaralı Alüminyum alaşımından üretilmiştir.우주왕복선 외부 연료 탱크 초기형은 2219 알루미늄을 사용했다.
İzleyicilerin de karıştığı birçok kaza oldu.그로 인해 많은 시청자들이 혼선을 빚는 사례가 벌어졌다.
Film tartışmalara karıştı.영화는 흥행 참패하였다.
Bazı şarkiyatçılar İmâd’ı Âmid ile karıştırıp Ebüssuûd Efendi’nin Diyarbakırlı olduğunu ileri sürmüşlerdir.족경도 어대구족(御貸具足)이라 하여 당세구족을 간략화한 양산형 갑옷을 다이묘에게 대여받아 착용했다.
Hangisi anne, hangisi çocuk bazen karıştığı anlar oluyor.집에는 남매가 있으며, 딸은 순종하는 성품이나 아들놈은 가끔 말썽을 일으킨다.
Diğer fetişizmlerle karıştırılabilir.이는 미분 연산자들로 간주할 수 있다.
Bu yöntemler tarihe karıştı.이 방식은 장단점이 혼재되어 있다.
Bu unsurlar tüm yıldız boyunca karıştırılır.이러한 원소들은 별의 도처에 균일하게 혼합된다.
Kanada'nın ağabeyidir ve genellikle Kanada onunla karıştırılır.후자의 의미는 캐나다 내부 문제를 논의 할 때 캐나다에서 자주 사용된다.
Bu nedenle atasözleri ile karıştırılabilir.즉, 점들을 정칙 함수들로 구별할 수 있다.
Birlikte karıştır.가입 필요.
Tüm alıcıların çakışmayı saptaması için maximum paket zamanı boyunca iletimi sürdür (karıştırma sinyali).정체 신호가 전체 송신자에게 전달되도록 하기 위해 최소 패킷전송시간 까지 전송을 계속한다.
Her renk %100 oranında karıştırıldığında beyaz ve %0 oranında karıştırıldığındaysa siyah elde edilir.명도값 V는 흰색, 빨간색 등을 100%, 검은색을 0%로 하였을 때 밝은 정도를 나타낸다.
Bir bir açılırken göğe, son def'a yarıştık; Allâh’a giden yolda meleklerle karıştık.삼한(三韓) 시대에 5월에 씨뿌리고 난 뒤 하늘에 제사지내던 풍습이 있었고 이를 수릿날이라 하였다.
BIOS’la CMOS (complementary metal oxide semiconductor) RAM karıştırılmamalıdır.1 마이크로미터(1 µm) CMOS(complementary metal-oxide-semiconductor)공정에서 제조되었다.
Ancak, koyun sütüne inek ve keçi sütü de karıştırıldığı olur.우유에 양유나 염소 젖을 첨가하기도 한다.
Çılgın At'ın Nebraska Fort Robinson'da öldürülmesi olayına karıştığından kuşkulanılıyor.네브래스카주 험볼트에서 남성들에게 강간 살해를 당했다.
Bu yüzden karıştırılmamalıdır.그래야 그것들이 더럽혀지지 않는다.
Benzerlikleri yüzünden halk arasında Kılıç balığı ile karıştırılmaktadır.어인과는 반대로 하반신이 물고기의 모습을 한 종족.
Sunucu ile bağlantının kurulamadığı "Sunucu bulunamadı" veya benzer hata mesajları ile karıştırılmamalıdır.404 오류들은 대상 서버로 연결할 수 없다는 뜻의 "서버를 찾을 수 없습니다" 오류와 비슷한 메시지와 혼동해서는 안 된다.
1445'te durum yine karıştı.1445년 의정부우참찬이 되었다.
Bunun üzerine düzenlenen operasyonda, olaya karıştığı düşünülen kişiler gözaltına alındı.당시 만세 운동에 서명하지 않았던 이상재도 관련자로 의심받고 체포되어 왔다.
Rodolfo girer ve gizlice masa üzerindeki sürahisinin içindeki suya zehir tozunu karıştırır.רודולפו נכנס, ומוזג רעל לתוך קנקן שעל השולחן.
Londra karıştı.נובו לונדון.
Karıştırmamak gerekir.שלא נתבלבל.
Gerçek sinekler (Diptera) ile karıştırılmamalıdır.מכרמים אלה אינם קשורים לחולדות אמיתיות.
Bu dilin son konuşanı olan Armand Lunel'in 1977'de ölmesiyle Şuadit dili tarihe karıştı.בשנת 1977 מת ארמנד לונל שנודע כדובר האחרון של השפה השואדית.
Bu yöntemler tarihe karıştı.שיעור דומה הם ממוצא מעורב.
Başkasıyla karıştırmıştı ya da gerçektan babasını görmüştü.היא מסבירה לבן זוגה כי מישהו פגע, שרף את אחוזת אביה.
Birim, Japonya'nın adının karıştığı en çarpıcı ve dehşet verici savaş suçlarından sorumludur.שמו נקשר במעשי הזוועה ובפשעי המלחמה החמורים ביותר שבוצעו.
Rehberi karıştıran Mary, New York'ta yaşayan Max Jerry Horowitz isimli bir adama mektup yazmaya başlar.יום אחד מחליטה מרי לברר איך מגיעים לעולם תינוקות באמריקה, ושולחת מכתב לאדם אקראי בשם מקס ג'רי הורוביץ.
Bunları küçük L harfiyle karıştırmayınız.לא נתערב בהחלטות לח"י".
Film tartışmalara karıştı.הביקורות לסרט היו מעורבות.
Bu olay hayatımda gördüğüm en kafa karıştırıcı manzaralardan biriydi.”למעשה, זו אחת התוכניות הגרועות ביותר שראיתי בחיי".
Oyuna başlarken taşların yüzleri yere dönük olarak karıştırılır.כעת, כל האבנים מעורבבות כך שפניהן מכוונות מטה.
Sakalı yedi karıştır.לבסקית שבעה ניבים.
Nexus o gece Natalya ile Tamina arasındaki maça karıştı.באותו הבוקר התחוללה מריבה בין נטשה לאמה.
Aşçı, adamın yemeğine fare zehri karıştırmayı önerse de garson bunu reddeder.היא מסרבת להצעת הטבחית לשים רעל עכברים במנה המוגשת לו, אך הטבחית בכל זאת עושה זאת.
Bu iki model birbirlerine karıştırılırlar.שני התהליכים הללו פועלים כדי לבלבל אחד את השני.
Karıştırma işi devam eder.החלוקה הפנימית נשארה.
Pekmez, sade olarak ve tahin ile karıştırılarak sofrada gıda olarak tüketilebilir.עם סבלנות ועקשנות אפשר כך לדלדל לגמרי את מאגר המזון שבפקעית.
Terim, zaman zaman "yetki gaspı" ile karıştırılmaktadır.תוצאה זו קרויה לפעמים "משפט ההחלקה".
Burnu yiyecek ararken toprağı karıştırmaya yarar.הוא משתמש באפו כדי לחפור באדמה אחר מזון.
Konuyla ilgili bir paradoks da "karıştırma paradoks" udur.ריבו קרא למצב זה "מודעות כפולה".
RCI genellikle devre tatil ve devre mülk satışıyla karıştırılır.רכישת עבד בדרך כלל נענשה במכירתו הכפויה במחיר הקניה.
Geminin, Türkiye'ye uyuşturucu kaçakçılığına karıştığından şüphelenilmekteydi.הם חשדו כי הספינה עוסקת בהברחתם של קומוניסטים לאי.
Avustralya, Avustralasya ve Avusturya ile karıştırılmamalıdır.כיום אסור להכניס את בני המשפחה לאוסטרליה ולארצות הברית.
Kaynayınca karıştırma işlemi bırakılır.בזמן הפעלה המגעים ניתקים.
Sık sık halkın arasına karıştığı, ve dertlerini dinlediği söylenir.לעיתים קרובות סובל מהתעמרות קרוביו וניצולו על ידם.
Malzemeler karıştırılarak harmanlanır.כלים מתקפלים להובלת מצרכים.
Ardından derin bir kapta malzemeler karıştırılır ve yağ eklenir.בנוסף, מרכיבים נדיפים בשמן האתרי מתנדפים וכך תורמים לקירור העלה.

İlgili Sayfalar