karıştı ile cümle
karıştı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Karıştırma işleminin ardından ocaktan alınan helva, 20 dakika boyunca oda sıcaklığında soğumaya bırakılır.床暖房は部屋を去る20分前に運転を止め、残りの20分は余熱を利用する。
Bu nedenle atasözleri ile karıştırılabilir.それによりその文字種で相手に表示させることが可能となっている。
Kumla karıştırılarak harç haline getirildiğinde bu malzeme, 5–15 dakika içerisinde sertleşir.これを砂と混ぜたものがモルタルとなり、5分から15分で固まった。
SütunKarıştır (MixColumn) - Her bir sütundaki dört bayt, birbiriyle karıştırılır.四股名の白乃波(しろのなみ)をしらのなみと間違えられることがある。
Ayrıca cinayet olayları ortalığı karıştırır.その後も、殺人事件が連続して起きる。
Kontrol sahası (CTA) ile karıştırılmamalıdır.ヤコウチュウ目を含む場合と含まない場合とがある。
Biraz pişince çorba karıştırılarak mısır unu elle yavaş yavaş ilave edilir.少量のスープを振りかけると混ぜやすい。
Badem sütü ile karıştırılarak da içilirdi.しかし、彼はそれを牛乳と混ぜると飲みやすいことを発見した。
Su (H2O) ile karıştırılmamalıdır.流れる水を越えられない(川を渡れない)。
Sürekli konuştuğu için ortalığı karıştırıyor.いつもけだるそうな渋い声でしゃべっている。
Jones bu fikirleri çoğu kez karıştırıyordu.ジョーンズはしばしばこれらの考えを混合させ、次のように説教をしていた。
Yiyeceklerini ayakları ile yaprakları karıştırarak bulur.饅頭の皮にエゴマを練りこんである。
Sevgi ile arzuyu karıştırmayın.欲望を愛と混同するな。
Görünüşü benzer olan Aloe vera (sarısabır) ile karıştırılmamalıdır.既出,往造河南尹羊陟,不得見。
Bu yüzden karıştırılmamalıdır.因此不至於相混淆。
Karıştırmamak gerekir.不可混淆。
İnek sütü alerjisi ile karıştırılmamalıdır.乳糖不耐症不应与牛奶过敏等食物过敏混淆。
MP3, MPEG-3 ile karıştırılmamalıdır.MPEG-3并非等於MP3。
Fransız kayak merkezlerinde sıcak çikolata ile karıştırılarak Green Chaud adı ile servis edilir.在法国的滑雪胜地,人们将荨麻酒混合热巧克力饮用,称之为Green Chaud。
Kontrol sahası (CTA) ile karıştırılmamalıdır.他的墳墓所在之地已不可考。
Su (H2O) ile karıştırılmamalıdır.因水不能自存者。
Diğer fetişizmlerle karıştırılabilir.可以和其他那美克星人同化。
Günlük kullanımda kütle ve ağırlık sıklıkla karıştırabilmektedir.不過在日常用語中,重量和質量常常會混。
Arada bir tahta kaşıkla karıştırılır.偶爾會跟樹樹一起做咖喱。
Reçeli (marmelatı da) geleneksel olarak meyvelerinin şekerle karıştırılıp kaynatılması suretiyle olur.對花總是露出本性,常用傲慢的命令口氣。
Yaşantıları Çingeneleri andırdığından çoğu kez Çingenelerle karıştırılırlar.它們通常被當作吉普賽人的黑話來使用。
Bazı şarkiyatçılar İmâd’ı Âmid ile karıştırıp Ebüssuûd Efendi’nin Diyarbakırlı olduğunu ileri sürmüşlerdir.據說宋代朝廷規定,各地祭墳掃墓,以清明節為主。
Bunlar S-Bahn ile karıştırılmamalıdır.值域不应跟陪域 B {\displaystyle B} 相混淆。
Normal sütle karıştırılmamalıdır.當然,正常麻將是不可能存在的。
İmha kampları sık sık Dachau ve Belsen’deki toplama kamplarıyla karıştırılır.灭绝营常常与集中营相混淆,如达豪集中营和贝尔森集中营。
Doğum adı Alice Mary Norton olan Amerikalı yazar Andre Norton ile karıştırılmamalıdır.順便一提,她不是美國作家安德烈·諾頓(Andre Norton),安德烈出生時的名字為愛麗絲·瑪麗·諾頓(Alice Mary Norton)。
Grup hızı faz hızıyla karıştırılmamalıdır.這不應該與進給速率混淆。
Ancak Chuck’ın yeniden hayata dönmesi Ned için işleri karıştırır.若其中之一為吉,仍可安心。
İş parçacığı sayısı ile karıştırılmaktadır.動量則與波函數的波數有關。
Bu kodlar kredi kartının şifresi ile karıştırılmamalıdır.此類型簽證不能跟入境卡混淆。
Başkasıyla karıştırmıştı ya da gerçektan babasını görmüştü.但他與其說是在看父親,不如更像是在看一個陌生人。
Tuzunu ekleyip karıştırın.詔留來、缶鎮撫。
Dondurulmuş yoğurt karışımı, su veya sıvı form ile karıştırılması gereken toz formunda satılmaktadır.霜凍優格以粉末形式出售,需要與水或液體混合來準備倒入霜淇淋機器中。
Fermantasyon ile karıştırılmamalıdır.不要混淆于闭流形。
İzmir suikastına karıştı diyerek iftira atan ve astıran İsmet’tir. " dediğini iddia etmiştir.侯生曰:「公子畏死邪?何泣也?」公子曰:「晉鄙嚄唶宿將,往恐不聽,必當殺之,是以泣耳,豈畏死哉?」於是公子請朱亥。
Birdenbire her şeyi bir kenara fırlatarak, yalnızca aklımızı karıştırma amacı güden bir kısma geçiş yapıyor.即使我強制讓他們聽從於我,一切只會往更糟的方向發展。
Tahta kaşıkla (ya da tahta tokmakla) ezerek karıştırın.練龍形即為龍,練虎形即為虎。
1952 - Londra'da üç trenin karıştığı kazada 112 kişi öldü.1952年:英国伦敦三列火車相撞。
Divan reisi: Karıştırmadığın halt kalmadı.孔貞運子,早逝未承袭。
Kuman adı Hunlara verilen Kun,Huna adı ile karıştırılır.諸業煩惱所集成故,說名有為。
Sürenin sonunda tekrar süzülen içki şeker, karamel, alkol ve su ile karıştırılır.一年后,酒液再次过滤,并掺入白糖、焦糖,酒精和水。
Rodolfo girer ve gizlice masa üzerindeki sürahisinin içindeki suya zehir tozunu karıştırır.鲁道夫溜进来把放了毒药的水壶放到桌上。
Katışıksız topaz renksiz olabilir ve pırlanta kesim yoluyla traşlandığında elmasla karıştırılabilir.無色的黃玉在切割精良下,可能被誤認為是鑽石。
Ancak bu ayrım benzin kullanım verimiyle karıştırılmamalıdır.但這種不確定性不應該和能量守恆搞混。
Kahn 3 Mart 2001'de Hansa Rostock ile oynadıkları karşılaşmada karıştığı bir olayda oyundan atıldı.2001年3月3日,卡恩在对阵汉莎罗斯托克的一场德甲联赛被驱逐出场。
Gerçekle rüyayı karıştırmaktan.《夢的成真。
Ama asıl Göktanrı'yı, Tengri'yi, bunlarla karıştırmamak gerekir.天道伐惡,人神所不祐。
Küçük ayılar (Procyonidae) familyası ile karıştırılmamaları için Büyük ayılar ya da Asıl ayılar da denilir.小熊猫与现生熊科动物中相对较基群的大熊猫并无紧密关系。
Kanada'nın ağabeyidir ve genellikle Kanada onunla karıştırılır.合唱團的團長,經常負責獨唱,常與菲恩對唱情歌。
Tehlikeli bir canavarla karıştırıldıktan sonra yakalanıp evinden ayrı düşürülür.後來被怪物捉去,下落不明。
Lothlórien beyi Amroth, Üçüncü Çağ 1981'de Edhellond civarında kayıplara karıştı.羅瑞安的安羅斯(Amroth)在第三紀元1981年於艾德西隆得附近尋找他的戀人寧若戴爾(Nimrodel)時失蹤。
Saç kaybına sebep olan diğer pek çok neden vardır, bunlar genetik ile karıştırılmamalıdır.另外有些則認為基因所造成的影響不該被忽略。
Dünya polisliği ile karıştırılmamalıdır.軍人本不該介入政治。
Suyu çekince bir defa daha karıştırıp ateşten alınız.叛亂平亂之後,以髮為記,論功行賞取水防火。
Litvanya'nın bir şehri olan Kaunas ile karıştırılmamalıdır.它的名字不应与乌克兰的另一座城市赫梅利尼茨基弄混。