karıştı ile cümle
karıştı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
5
ORT. KELİME
Ben Tom'un adam kaçırmaya karıştığını inanmayı zor buluyorum.I find it hard to believe that Tom was involved in the kidnapping.
Tom bazen kamusal alanda burnunu karıştırır.Tom sometimes picks his nose in public.
Tom karıştırılmak istemiyor.Tom doesn't want to be involved.
Tom Mary'nin karıştırılmasını istemiyor.Tom doesn't want Mary to get involved.
Tom Mary'ye beş yaşındayken karıştığı trafik kazası hakkında soru sordu.Tom asked Mary about the traffic accident she was involved in when she was five years old.
Çocuklar her zaman şaraplarını en az üçte iki suyla karıştırmalılar.Children should always mix their wine, with at least two-thirds water.
Beni biriyle karıştırmış olmalısınız.You must have me confused with someone else.
Tom bir kazaya karıştı.Tom was in an accident.
Tom'un kafası karıştı.Tom was confused.
Tom çorbayı karıştırdı.Tom stirred the soup.
Günahı suçla karıştırmayın.Do not mistake sin with crime.
Kuyrukluyıldızları ve asteroitleri karıştırma.Don't confuse comets and asteroids.
Kuyrukluyıldız ve asteroitleri karıştırmayın.Don't mix up comets and asteroids.
O sık sık şekeri ve tuzu karıştırır.She frequently gets sugar and salt mixed up.
Benim de kafam karıştı!I am too confused!
Ölü adam bir kavgaya karıştı.The dead man was involved in a fight.
Sabrı hoşgörü ile karıştırmayın.Do not mistake patience for forbearance.
Onun sözleri kafa karıştırıcı.His words are confusing.
Bir trafik kazasına karıştı.He was involved in a traffic accident.
Kötü bir şeye karıştın, ha?You got involved in something bad, huh?
Onun ifadesi tarafından kafam karıştı.I was confused by her expression.
Onun yüzündeki ifadeden kafam karıştı.I was confused by the expression on her face.
Düşüncelerle gerçekleri karıştırmayın.Don't confuse opinions with facts.
Bay Hashimoto'nun Ken'in sorusuyla kafası karıştı.Mr. Hashimoto was confused by Ken's question.
Bay Hashimoto'nun Ken'in sorusundan kafası karıştı.Mr Hashimoto was puzzled by Ken's question.
Şekeri tuzla karıştırma.Don't mix sugar with salt.
Tom Mary'nin erkek kardeşiyle bir kavgaya karıştı ve burnunu kırdı.Tom got into a fight with Mary's brother and broke his nose.
Kafamı karıştırma.Don't confuse me.
John'u çoğunlukla ikiz erkek kardeşi ile karıştırıyorum.I often confuse John and his twin brother.
Eğer mavi ve kırmızıyı karıştırırsanız, menekşe alırsınız.If you mix blue and red, you get violet.
Biraz kafam karıştı.I'm a bit confused.
Pilavı karıştırmazsan onu yakarsın.If you don't stir the rice, it will burn.
Pilavı karıştırabileceğim bir kaşığın var mı?Do you have a spoon I can stir the rice with?
Boyayı bir çubuk yardımıyla karıştır.Stir the paint with a stick.
Boyayı bir çubukla karıştır.Stir the paint with a stick.
Tom bugün okulda bir kavgaya karıştı.Tom got into a fight at school today.
Tom yumruklu bir kavgaya karıştı.Tom was involved in a fistfight.
Onu Ann'in kız kardeşiyle karıştırdım.I mistook her for Ann's sister.
Şimdi kafam karıştı.I'm confused now.
Yer domuzları normalde karınca yiyenlerle karıştırılır.Aardvarks are normally confused with anteaters.
Tom unu şekerle karıştırıyor.Tom is mixing flour with sugar.
Tom burnunu karıştırıyor.Tom is picking his nose.
Tom kahvesini karıştırıyor.Tom is stirring his coffee.
Mayonezi ketçapla karıştırıyorum.I mix mayonnaise with ketchup.
Çayımı karıştırıyorum.I am stirring my tea.
Hiç hardal ile biberi karıştırdın mı?Have you ever mixed chilli with mustard?
Sen hiç öğretmen varken burnunu karıştırdın mı?Have you ever picked your nose in the presence of the teacher?
Sen hiç bir çatal ile kahveni karıştırdın mı?Have you ever stirred your coffee with a fork?
O ilk başta kafa karıştırıcı olabilir.It can be confusing at first.
Bu sinir bozucu ve kafa karıştırıcı.It's frustrating and confusing.
Sinir bozucu ve kafa karıştırıcıydı.It was frustrating and confusing.
Karıştırılmak istemiyorum.I don't want to get involved.
O karıştırılmak istemiyor.He doesn't want to get involved.
Ben bu kafa karıştırıcı gramer sorusunu anlamıyorum.I don't understand this confusing grammar question.
Mary'nin kafası karıştı.Mary's confused.
O çok kafa karıştırıcı.It's very confusing.
Tom sütü karıştırıcıya döktü.Tom poured milk into the blender.
Karıştırılmanı istemiyorum.I don't want you to get involved.
Tom'un buna karıştırılmasını istemiyorum.I don't want Tom involved in this.
İnsanların malzememi karıştırmasını istemiyorum.I don't want people messing with my stuff.