karıştı ile cümle
karıştı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
İsviçre Almancası ve Standart İsviçre Almancası birbirlerine karıştırılmamalıdır.Sveitsisk standardtysk er et standardspråk, og må ikke forveksles med de alemanniske dialektene sveitsertysk.
1445'te durum yine karıştı.Den begynte på nytt i 1485.
Burada yazar ismi soyadından önce gelir, kitabın sonundaki soyadı sırasıyla karıştırılmamalıdır.Mellomnavnet settes rett før etternavnet og regnes ikke som en del av etternavnet.
Rassilon'un Mükemmel Anahtarı ve Rassilon'un Sopası ile karıştırılmamalıdır.Ikke bli villedet av Cecilias sjarm og glamorøsitet.
AB Bakanlar Konseyi'ni Avrupa Konseyi ile karıştırmamak gerekir.Fylkesrådmann må ikke forveksles med fylkesmann.
Pontus Rumcası Romeika ile karıştırmamak gerekir.Bygningen må ikke forveksles med Palazzo Madama i Roma.
Scott farklı türleri birbirine karıştırıp her türü içinde bulunduran bir albüm yaptı.De to skrev all musikken, og knyttet til seg ulike studiomusikere for hvert enkelt album.
Absürdizm, varoluşçuluk ile bağlantılıdır fakat birbiriyle karıştırılmamalıdır.Arten er helt umiskjennelig og kan ikke forveksles med noen andre.
Adada Sawyer Boone'u eşyalarını karıştırırken yakalar.Tilbake på øyen, tar Sawyer Boone på fersk gjerning i det han roter i sakene hannes.
Bu nedenle, bu karıştırılmamalıdır.Derfor må ikke disse forveksles med hverandre.
Her seferinde her şeyi karıştırır.Gang på gang tenker hun på det hele.
Çalışma metodları Amerikan prodüktörlerin kafasını karıştırmıştı.Den amerikanske produsenten Rob-E bidro også med produksjon.
Savunma mekanizmaları bazen başa çıkma stratejileri ile karıştırılır.Målforsvaring blir ofte forvekslet med målforstyrrelse.
Sık sık halkın arasına karıştığı, ve dertlerini dinlediği söylenir.Et hyppig trekk er at de er omvandrende og liger å anstille besvær for folk.
B sistem çoğu zaman 9K121 Vikhr sistemi ile karıştırılır.Sistem ini sering bingung dengan sistem Vikhr 9K121.
Kent bazen Arsamosata ile karıştırılmaktadır.Kota ini terkadang diserupakan dengan Arsamosata.
İmha kampları sık sık Dachau ve Belsen’deki toplama kamplarıyla karıştırılır.Kamp-kamp pemusnahan seringkali disamakan dengan kamp konsentrasi seperti Dachau dan Belsen.
Ren Klyce, Amerikalı ses kurgucusu, yeniden kayıt karıştırıcısı ve müzisyen.Ren Klyce adalah seorang penyunting suara, penata rekaman ulang, musisi asal Amerika.
Kalay (II) klorür, diğer kalay klorür ( kalay(IV) klorür (SnCl4) ile karıştırılmamalıdır.Timah(II) klorida jangan sampai terkecoh dengan klorida timah lainnya; Timah(IV) klorida (SnCl4).
Ayrıca cinayet olayları ortalığı karıştırır.Namun peristiwa pembunuhan itu masih simpang siur.
Darcy sürtünme faktörü 4 katı olduğu Fanning sürtünme faktörü ile karıştırılmamalıdır.Faktor gesekan Darcy besarnya empat kali faktor gesekan Fanning, dan tidak boleh disamakan.
Bazen volkanik kraterlerle karıştırılmaktadır.Kaldera sering tertukar dengan kawah vulkanik.
Ki bu Clary'nin kafasını karıştırır.Inilah pertanyaan yang senantiasa membebani pikiran Kleopatra.
Adama yemeğini servis etmesi sonrasında aşçı, yemeğe zehri karıştırdığını garsona söyler.Kemudian dia bertanya kepada sang juru masak, tadi daging apa.
Bunun için seçimlere hile karıştırılıyordu.Hal ini dicapai dengan kecurangan pemilu.
Kana karıştığında sinirleri gevşetir ve keyif verir.Kucing mendengkur ketika dia akan senang dan bahagia.
Bunları Kategorilerde işlenen 10 kategori ile karıştırmamak gerekir.Semua terhitung 10 kategori beserta pialanya.
Daha sonra sıcak saf su ile karıştırılır.Setelah itu seduh dengan air teh yang panas.
Uzun bir zaman, astronomlarla müneccimler birbirine karıştırılmıştır.Astronomi sering dikelirukan dengan astrologi, dan sebaliknya.
Gök Han ile karıştırılmamalıdır.Sedang langit ketika itu bersih, tidak ada awan sedikitpun.
Aslan I Grubu ile karıştırmayınız.Jangan dikelirukan dengan The River Wild.
Başkasıyla karıştırmıştı ya da gerçektan babasını görmüştü.Mula-mula, ia menduga bahwa ia melihat Ai dari pandangan ayahnya.
Bu arada bazı markaların spotları da İsviçre vurgusuyla kafamızı karıştırmadı değil.Namun, belitan permasalahan tersebut tidak serta merta menyurutkan ketegaran Endang Sukandar.
Kartlar karıştırılır ve dağıtılır.Produk dikemas dan siap didistribusikan.
İyice karıştırılarak muhallebi haline getirilir.Dapat pula dijadikan campuran sambal.
Rosetta ile karıştırılmamalıdır.Ini tidak menjadi bingung dengan Samosata.
Yaz mevsiminde erişkinler, kırmızı boyun ve beyaz boğazı yüzünden karıştırılamazlar.Pada musim yang bukan musim kawin, grebe berwarna coklat gelap dan putih.
Aynı zamanda alkollü içecekler içeren bir karıştırıcı olarak da kullanılır.Pada masa ini, timbal juga digunakan sebagai bahan campuran pada minuman anggur.
(İse edatı, şart kipi ekiyle karıştırılmamalıdır.)Ayat ini menjadi dasar larangan untuk berhubungan kelamin dengan binatang.
Çoğu kişi tarafından klasik gitar ile karıştırılabilir.Sang kakak kebetulan mahir bermain gitar klasik.
B sistem çoğu zaman 9K121 Vikhr sistemi ile karıştırılır.Tổ hợp này thường bị nhầm lẫn với tổ hợp 9K121 Vikhr.
Sürekli karıştırılır.Luôn luôn được chốt.
Başkasıyla karıştırmıştı ya da gerçektan babasını görmüştü.Cô thường hay tỏ ra ganh tị khi thấy anh trai cô đang nói chuyện hay gặp gỡ với một cô gái khác.
Dünya polisliği ile karıştırılmamalıdır.Không được để bị nhìn thấy cùng cảnh sát.
Proxima'nın kütleçekim etkisi, Alpha Centauri ilkel gezegen diskleri ile karıştırılmış olabilir.Ảnh hưởng hấp dẫn của Cận Tinh cũng có thể làm xáo trộn đĩa tiền hành tinh của Alpha Centauri.
Maç esnasında dışarıda ortalık yine karıştı.Sau trận đấu lại có những cuộc đụng độ.
Onları ağzına alıp karıştırır.Giốc luôn miệng chửi chúng.
Aslan I Grubu ile karıştırmayınız.Đừng nhầm lẫn với Chó săn gấu mèo lam.
Piso mahkemeye çıkartıldı ve Tacitus'a göre Tiberius'u da bu işe karıştırmakla tehdit etmişti.Piso đang bị đưa ra xét xử, và được sự đồng tình của Tacitus, những đe dọa này dường như đang ám chỉ Tiberius.
Avustralyalı şarkıcı ve oyuncu Maia Mitchell ile karıştırmayınız.Đừng lẫn lộn với diễn viên người Anh James Hillier (diễn viên).
Bazen tarifteki malzemeler küçük miktarlarda karıştırılarak shooter şeklinde de servis edilir.Thi thoảng nó được pha với lượng nhỏ và dùng như một loại shooter.
Sıklıkla birbirleriyle karıştırılırlar.Cả hai thường xuyên bị nhầm lẫn.
Bu olay hayatımda gördüğüm en kafa karıştırıcı manzaralardan biriydi.”Ông nói "đó là cảnh tượng kinh hãi nhất mà tôi đã từng chứng kiến trong cuộc đời".
Fakat, onun ne kadar ya da ne şekilde bu olaya karıştığı tartışmalıdır.Tuy nhiên, việc loài này chết-thực-sự như thế nào vẫn gây tranh cãi.
Tingöçü (reenkarnasyon) ile karıştırılmamalıdır.Không nên nhầm lẫn với tantan-men (xem bên dưới).
Absürdizm, varoluşçuluk ile bağlantılıdır fakat birbiriyle karıştırılmamalıdır.Thể của động từ có liên hệ chặt chẽ với thì của động từ nhưng không nên nhầm lẫn với nhau.
Ancak Mr. Brownlow olayı fark eder ve Oliver’ı gerçek suçluyla karıştırır.Lần này có thêm cụ Brownlow nữa (cụ đã biết hết chuyện về Oliver và cụ trở nên thông cảm với cậu).
İkinci aşamada ise Leblanc sodyum sülfatı alarak kömür ve kireçtaşıyla karıştırdı ve bir fırında ısıttı.Trong bước thứ hai, natri sulphat được nghiền nát, trộn với than và đá vôi và nung nóng trong lò.
Dünya mutfağı kavramı, Yerel Mutfak kavramı ile karıştırılmaktadır.Ở thành phố phòng bếp thường được kết hợp làm phòng ăn của gia đình.
Herkes evinde yaptığı helvaları birbirine karıştırırlar.Do từng nhà tự lo liệu lễ vật để cúng tại rẫy của mình.