karıştı ile cümle
karıştı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
The New York Times bunu "kafa karıştırıcı" olarak nitelendirdi.Ziarul New York Times a numit această colaborare „o potrivire perfectă”.
1445'te durum yine karıştı.În 1465, situația sa se îmbunătățește.
Bir diğer seçim sistemi olan Daraltılmış Bölge Sistemiyle karıştırılmamalıdır.A nu se confunda cu dinamometru folosit în alt domeniu.
Aynı ismi taşıyan Belçikalı Punk Rock grubu olan The Kids'le karıştırılmamalıdır.El nu trebuie să fie confundat cu tipul suedez de lichior numit punsch.
Bu eski maskara kömür tozuyla vazelinin karıştırılmasıyla elde edilmiştir.Era făcut din praf de carbon amestecat cu vaselină de petrol.
Dolayısıyla tekanlamlı olan bilimsel sembollerin alamet kavramıyla karıştırılmaması gerekir.Nu toți cercetătorii sunt de acord cu ce îmbinări de cuvinte ar trebui studiate ca unități frazeologice.
Sınır Tanımayan Doktorlar (MSF), "Yeryüzü Doktorları" (Doctors Worldwide) ile karıştırılmamalıdır.Termenul „Internet” nu trebuie confundat cu serviciul internetic World Wide Web (www).
Parfüm, güzel kokuların karıştırılmasıyla ortaya çıkan ürün.Se pare că foloseau parfumul pentru a acoperi mirosul machiajului facial.
Bazen Büyük Hâfız Osman ile karıştırılmaktadır.El este uneori confundat cu fiul său omonim.
Hemen ardından karıştırılmaya başlanır.Se îngălbenește la atingere imediat.
Hatıra amaçlı avcılık, kaçak avlanma ile karıştırılmamlıdır.Fiind preocupați de căutarea acestora, sunt surprinși de vânătoarea inamică.
Bazı tarihçiler tarafından, Via Nomentana'da gömülü olan Aziz Alexander'la karıştırılmıştır.Liber Pontificalis îl confundă evident cu martirul Alexandru, înmormântat pe via Nomentana.
Glutamik asit epileptik nöbetler ile karıştırılmıştır.Acidul glutamic este implicat în crize epileptice.
Yakından ilgili bir paradoks ise karıştırma paradoksudur.Ironia presupune sesizarea unei dualități, a paradoxului.
Beni ağabeyimle karıştırdınız herhalde.Probabil că m-ați confundat cu fratele meu.
İşi eğlenceyle karıştırmaktan hoşlanmıyorum.Nu-mi place să amestec afacerile cu plăcerea.
Tom'u karıştırmak istemiyordum.Nu am vrut să-l implic pe Tom.
Sanırım Tom ortalığı karıştırmak için geldi.Cred că Tom a venit să facă probleme.
Sabrı hoşgörü ile karıştırmayın.Nu confunda răbdarea cu toleranța.
Seni karıştırmak istemedim.Nu am vrut să te implic.
Bunlar kolayca gerçek fosiller ile karıştırılabilir.Könnyen összetéveszthetők a valódi fosszíliákkal.
1993: Valenciennes ve Marseille maç bağlama skandalına karıştılar.1993: A Valenciennes és a Marseille belekeveredik egy bundabotrányba.
Sıklıkla birbirleriyle karıştırılırlar.Egymással gyakran összetéveszthetők.
Ayrıca, manyetik sapma da manyetik eğilimle karıştırılmamalıdır.A pörgettyűs iránytűnek ráadásul semmi köze a mágnesességhez.
Kazaya iki yolcu treni karıştı.A baleset során két személyszállító vonat ütközött össze.
Kısa süre Oswald ile tanışmanın yanı sıra, O'Keefe romantik olarak "Clay Bertrand" adlı bir adama karıştı.O'Keefe röviden találkozott Oswalddal, egy Clay Bertrand nevű férfival pedig hosszabb kapcsolata volt.
(Newton'ın eseriyle karıştırılmamalıdır.)(Lásd még: Newton színelmélete.)
Saz kamışçını ile karıştırılabilir.Összekeverhető a lódarázzsal.
Hemen ardından karıştırılmaya başlanır.Rögtön a kikelés után rágni kezd.
Bir sonraki yirmi yıl içinde Makedonya Krallığı tarihe karıştı.Az elkövetkezendő húsz évben újabb kronolitok bukkannak fel a világ különböző pontjain.
Bu iki model birbirlerine karıştırılırlar.A két módszer kombinálódhat is egymással.
Dünya polisliği ile karıştırılmamalıdır.Nem tévesztendő össze a Polgárőrséggel.
Karıştırmak için tahta kaşığın sapı ya da özel bir sopa kullanılır.A mézkamra elkülönítésére lehet használni hizlalt lépet vagy torz sejtes lépet.
Başkasıyla karıştırmıştı ya da gerçektan babasını görmüştü.Jó viszonyt ápolt édesapjával és büszkén tekintett rá.
Genellikle Romanya Cephesi ile karıştırılır.Gyakran összetévesztik a római kamillával.
Sayı sayarken sürekli karıştırır.Mindig együtt jár a számbeli egyeztetéssel.
Ezoterizm, sık sık, yanlışlıkla mistisizm ile karıştırılarak dinsel alana sokulmaktadır.Az összbenyomás gyakran olyan titokzatos, ami már-már a vallásos misztériummal határos.
Örgüt üyelerinin Malezya bayrağı ile ABD bayrağını karıştırdığı açıklandı.Többek között azért, mert könnyen összekevérték Hollandia zászlajával.
Gerçekle rüyayı karıştırmaktan.Valóság és álmok határán.
1992 yılında ise Emperor grubundan Faust başka bir cinayete karıştı.1992-ben az Emperor akkori dobosa, Faust megölt egy neki felkínálkozó homoszexuális férfit.
Sadece ABD'de bulunur ve Amerikan timsahı ile sıklıkla karıştırılır.Még ma is jelen van Amerikában, és többnyire neonáci jelleggel keveredik.
İlişkisiz bir hastalık olan tifo ile karıştırılmamalıdır.Nem összetévesztendő a rögeszmés-kényszeres betegséggel.
Nitroaminler nitrözaminlerle karıştırılmamalıdır.A nitrátionok nem kapcsolódnak a nikkelhez.
Isıtma işlemi esnasında en önemli şey karışımın sürekli karıştırılmasıdır.A melegedésben az a legkellemetlenebb, hogy a keverék beéghet.
Hangisi anne, hangisi çocuk bazen karıştığı anlar oluyor.A barátjával, aki egy kölyök vele rendszeresen valahogy valamilyen kalamajkába keverednek.
İki kardeş kolaylıkla birbirine karıştırılabilir.A két megadási mód könnyen átváltható egymásba.
Karıştırma işlemi, karışımın miktarına göre yarım saat ile bir saat boyunca sürebilir.Fájdalmatlan, a kiterjedtségtől függően fél-egy órát vesz igénybe.
Sorunları bilerek birbirine karıştırmak ve böylelikle istediğini elde etmek.Hazugságokkal áltatnak, hogy megkapják, amit akarnak.
Evokulluluk, okulsuzlaşma eğitim biçimiyle karıştırılmamalıdır.Éhesen viszont nem lehet a tanulásra koncentrálni.
Başkalarının kafasını karıştıracak problemlere hızlı ve doğru cevaplar bulmasıyla ünlüydü.Híres volt gyors és pontos megoldásairól olyan problémákkal kapcsolatban, amik másokat zavarba ejtettek.
Bu iki ayrı adın anlamları karıştırılmaması gerekir.A két uralmat nem szabad összekeverni.
En iyi karıstırma yapan ise şimdi aramızda olmayan merhum RAHİME YETEK dir.A legjobb barátodat épp most falta fel egy szörny.
Bir eleştiri, onun verisinin aile büyüklüğünü doğum sırasıyla karıştırdığı biçimindedir.Neve is mutatja, hogy családja szülőhelyének nemesi rangú ura volt.
Fix ise onu soyguncu ile karıştırmıştır.Charlie odaszaladt hozzá, és elzavarta a rablót.
Karıştırma işi devam eder.Érdemes folytatni a bontását.
Çiy ile karıştırılmamalıdır.Nem szabad összetéveszteni a pirolízissel.
Salname sözcüğü "Almanak" ve "Takvim" ile karıştırılmaktadır.A ‘daisó’ a ‘daitó’ és a ‘sótó’ szavakból áll össze.
Kullanılmadan önce çalkalanmalı veya karıştırılmalıdır.A beállítás előtt vagy közvetlenül utána meg kell lötyögtetni.
O değişik şeyler toplamayı ve çöpü karıştırıp abur cubur yemeyi sever.Előszeretettel dézsmál meg halgazdaságokat és kerti tavacskákat.
Şive kavramı ile lehçe ve ağız kavramları sıklıkla karıştırılmaktadır.A mindennapi szóhasználatban gyakran keveredik a számla és a nyugta fogalma.