karıştı ile cümle
karıştı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Biraz kafam karıştı.Ik ben een beetje in de war.
Seni bu işe karıştırdığım için üzgünüm.Het spijt me dat ik je hierbij betrokken heb.
Kardeşim Tom, her zaman olduğu gibi buzdolabını karıştırıyor.Tom, mijn broer, is alwéér in de koelkast aan het kijken, zoals altijd.
W kelimelerinin bitleri arasındaki karıştırma işlemleri SHA-1'e kıyasla büyük oranda artmıştır.Zauważmy wielki wzrost mieszania bitów w słowa w stosunku do SHA-1.
Var olan sadece öğelerin bir araya gelmesi ve birbirlerine karıştıktan sonra ayrılmasıdır.Możemy kochać się tylko ze sobą, inaczej się przekształcimy.
Ned Maddrell adındaki son konuşanının da 1974 yılında ölümü üzerine kökü tükenen diller arasına karıştı.Ostatnia osoba, która używała go jako języka ojczystego, Ned Maddrell, zmarła w roku 1974.
İki kardeş kolaylıkla birbirine karıştırılabilir.Obydwa zaburzenia łatwo pomylić.
Bazı insanlar oranların alınması (geçerli) ile karşılaştırılmasını (geçersiz) karıştırmaktadır.Oko człowieka potrafi odróżniać mieszanki zawierające wiele różnych fal światła.
Ateşin üzerinde un ve su iyice özdeşleşene kadar karıştırılır.Następnie piecze się go nad ogniskiem bądź kuchnią polową (ogień nie musi być wielki).
Langhans dev hücreleri, Langerhans hücreleri ile karıştırılmamalıdır.Nie należy jej mylić z komórkami lub wysepkami Langerhansa.
Sezar en güvendiği Lejyonu olan X Equestrisin ağır bir çatışmaya karıştığı sağ kanadın komutasını almıştı.Cezar objął dowództwo nad swym prawym skrzydłem, gdzie jego ulubiony X legion zaangażował się w zażartą walkę.
Daha sonra sıcak saf su ile karıştırılır.Następnie nagrzewa się go ciepłą wodą.
Yapımından 85 yıl sonra Mekanik Türk "Büyük Filedelfiya yangını"nda yandı ve tarihe karıştı.W 1854 roku, 85 lat po skonstruowaniu Mechanicznego Turka, spłonął on w pożarze tego muzeum.
İsim-fiil eki -iş ile işteşlik eki -iş karıştırılmamalıdır.Buduj relacje -nie będziesz musiał sprzedawać.
Film tartışmalara karıştı.Film wzbudził kontrowersje.
İyice karıştırılarak muhallebi haline getirilir.Potrafią wyrządzać znaczne szkody w sadach.
Gerçekle rüyayı karıştırmaktan.O istocie snów.
Hitchcock'un bu iki filmi sıklıkla birbirleriyle karıştırılmaktadır.Powieści Vonneguta często wiążą się ze sobą.
Kepçeyle karıştırarak kuvvetli ateşte birer dakika kadar kızartılarak servis tabağına alınır.Następnie zamieszać i gotować na małym ogniu pod przykryciem kilkanaście minut.
Yaşantıları Çingeneleri andırdığından çoğu kez Çingenelerle karıştırılırlar.Ze względu na wędrowny tryb życia często bywają określani mianem Cyganie.
Dekor, aksesuar ile karıştırılmamalıdır.Przedimka nie należy mylić z przyimkiem.
Bunun için seçimlere hile karıştırılıyordu.Powodowało to nikłe zainteresowanie wyborami.
Günümüzde başka bir uluslararası örgüt olan Avrupa Birliği ile karıştırılmamalıdır.Nie należy jej mylić z Radą Europy, która jest osobną organizacją.
Bu dilin son konuşanı olan Armand Lunel'in 1977'de ölmesiyle Şuadit dili tarihe karıştı.Ostatnią osobą używającą szuadit był Armand Lunel, zmarły w 1977.
Ancak dörtlük sayılarla karıştırılmamalıdır.Nie powinny być mylone z Czteroksięgiem konfucjańskim.
Karıştırma işlemi bittikten sonra kıyma buzdolabına konuluyor.Jej rozwój przerwała jednak śmierć Lednickiego.
Bunlar S-Bahn ile karıştırılmamalıdır.Nie należy ich mylić z bramą sieciową.
Kızıl Ordu askerlerinin karıştığı şiddet ve tecavüz olaylarından bahsediliyordu.Byli oni narażeni na gwałty i morderstwa ze strony żołnierzy Armii Czerwonej.
Jenny'nin annesi Nikki'nin çıkagelmesi tüm olayları karıştırır.Przed śmiercią, informuje matkę Nicka, Jackie, że doszło do pomyłki.
Bu iki ayrı adın anlamları karıştırılmaması gerekir.Nie należy łączyć obu tych imion.
Epilepsi ile karıştırılır.Chory na epilepsję.
Dominik Cumhuriyeti ile Dominika karıştırılmamalıdır.Nie należy ich mylić z osobami pochodzącymi ze Wspólnoty Dominiki.
Elektrostatik endüksiyon, elektromanyetik endüksiyon ile karıştırılmamalıdır.Elektrostrykcji nie należy mylić z odwrotnym zjawiskiem piezoelektrycznym.
Ezoterizm, sık sık, yanlışlıkla mistisizm ile karıştırılarak dinsel alana sokulmaktadır.Pod pogodnym poglądem na świat często w jego twórczości ukrywa się mistycyzm.
İş parçacığı sayısı ile karıştırılmaktadır.W poziomie są one powiązane kationami.
Kısa zamanda örgüt adına çeşitli olaylara karıştı.W ciągu kilku następnych miesięcy doszło między członkami Komitetu do licznych sporów na tle organizacyjnym.
Semah, Sema ile karıştırılmamalıdır.Nie należy mylić go z żakietem (jaskółką).
Vücudunun her tarafındaki teni cok beyazdı ama yüzünün beyazlığı biraz kırmızı karıştırılmış gibiydi.Skórę na całym ciele miał mlecznobiałą, jedynie biel twarzy zabarwiała się rumieńcami.
Bunlar genellikle ışık sütunları ile karıştırılır.Często mylone są ze światłami pozycyjnymi.
Kartlar karıştırılır ve dağıtılır.Karty są tasowane i rozdawane od nowa.
Başkasıyla karıştırmıştı ya da gerçektan babasını görmüştü.Kto Mnie zobaczył, zobaczył także i Ojca.
Londra karıştı.Zamach w Londynie.
Avustralya, Avustralasya ve Avusturya ile karıştırılmamalıdır.Nie odróżnia Austrii od Australii.
Öykünün ardındaki temel düşünce, hayat ile sanat arasındaki kafa karıştırıcı ilişkidir.W swojej twórczości kwestionuje istnienie granicy między życiem a sztuką.
PPV’da Steen, El Generico ve Jimmy Jacobs arasındaki maça karıştı.17 września, Steen zainterweniował w walce pomiędzy El Generico i Jimmym Jacobsem.
Burnu yiyecek ararken toprağı karıştırmaya yarar.Przy czym potrafią dziobem rozkopywać ziemię w poszukiwaniu pokarmu.
Birçok araştırmacı bu iki mezhebi birbirine karıştırmıştır.Wielu współczesnych uczonych łączy te dwa aspekty.
21 Mart'taki programda Natalya, Lynch ve Carmella'nın maçına karıştı.21 marca na SmackDown Live, Natalya zainterweniowała w pojedynku Lynch i Carmelli.
Ailesiyle futbol hayatını hiçbir zaman birbirine karıştırmamıştır.Żona piłkarza nigdy nie związała się z innym mężczyzną.
Dümbüllü'nün Fesi ile Dümbüllü'nün Kavuğu karıştırılmamalıdır.Nie wolno w celu "wyrównania" przyjąć podwójnej dawki!
Karıştırmamak gerekir.Nie trzeba przycinać.
Özneldir Anı ile günlük çoğu zaman karıştırılmaktadır.Najczęściej podaje się go w ujęciu dziennym.
Ses Kevin Shirley tarafından, Jared Kvitka yardımlarıyla karıştırıldı.Dźwięk został zmiksowany przez Kevina Shirleya z pomocą Jareda Kvitki w Document Room Studios.
Böylece uçağın başka bir hava aracı ile karıştırılması önlenmiş olur.Rozważano również inny napęd samolotu.
Rus Kurtuluş Ordusu (ROA), Rus Ulusal Kurtuluş Ordusu (RONA) ile karıştırılmamalıdır.Ryska befrielsearmén (ROA) ska inte förväxlas med Ryska nationella befrielsearmén (RONA).
Öteki yüz Ay'ın karanlık yüzü ile karıştırılmamalıdır.Svartmånen ska inte förväxlas med mörkmånen.
ACM ile karıştırılmamalıdır.Ej att förväxla med Acme.
Sürekli karıştırılır.Ständig uppkoppling.
Dominik Cumhuriyeti ile Dominika karıştırılmamalıdır.Ej att förväxla med Dominikanska republiken.
Her ikisinin karıştırılması ekşime ve bozulmayı geciktirir.Hos bägge grupper är skenben och vadben sammanvuxet vid slutet.