karıştı ile cümle
karıştı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
5
ORT. KELİME
O, bir cinayet olayına karıştı.He was involved in a murder case.
Onun beni kız kardeşimle karıştırdığına eminim.I'm sure he mistook me for my sister.
O, iyi karıştırmaz.He doesn't mix well.
Küçük erkek kardeşiyle karıştırıldı.He was mistaken for his younger brother.
Kibarlığımı dostlukla karıştırdılar.They mistook my politeness for friendship.
Onlar onu erkek kardeşi ile karıştırdılar.They mistook him for his brother.
Onların kafaları çok karıştı.They were very confused.
Onu kardeşiyle karıştırman mümkün değil.You can't mistake him for his younger brother.
Onun suça karıştığı belliydi.Her implication in the crime was obvious.
Onun göz yaşları onun aklını karıştırdı.Her tears perplexed him.
O hazır kahveyi karıştırdı ve sütün içine döktü.She stirred the instant coffee and poured in milk.
Kahvesine süt karıştırdı.She stirred the milk into her coffee.
Bir kaşıkla kahvesini karıştırdı.She stirred her coffee with a spoon.
Küçük altın bir kaşıkla çayını karıştırdı.She stirred her tea with a little gold spoon.
O bazen hayal ve gerçeği karıştırır.She sometimes mixes up fancies with realities.
Tereyağı ve şekeri birlikte karıştırdı.She mixed the butter and sugar together.
Sık sık kız kardeşi ile karıştırılır.She is often mistaken for her sister.
Beni erkek kardeşimle karıştırdı.She took me for my brother.
O beni kızkardeşimle karıştırdı.She mistook me for my sister.
Onu başka biriyle karıştırdı.She mixed him up with someone else.
Dikkatsiz hatası tarafından kafası karıştığı için, gözyaşlarına gömüldü.Confused by her careless mistake, she burst into tears.
Burnunuzu karıştırmayın.Don't pick your nose.
Burnunu karıştırma.Don't pick your nose.
Unu iki yumurta ile karıştırın.Mix the flour with two eggs.
Ben sık sık erkek kardeşimle karıştırılırım.I am often mistaken for my brother.
Gerçekten kafam karıştı.I'm really confused.
Yağ ve suyu karıştıramazsın.You cannot mix oil and water.
Üç yumurta ve bir bardak şekeri karıştır.Mix three eggs and a cup of sugar.
Jane'i kız kardeşiyle karıştırmış olabilirsin.You may have mistaken Jane for her sister.
Jane'i kız kardeşi ile karıştırmış olabilirsin.You might have mistaken Jane for her sister.
Onun sorusuyla kafam son derece karıştı.I was awfully confused by his question.
Kafam karıştı. Ben şimdi ne yapıyorum?I'm confused. What do I do now?
Hepimizin korkudan ödü bokuna karıştı.We were all scared shitless.
Beni ağabeyimle karıştırmış görünüyorsun.You seem to have mistaken me for my older brother.
Beni ağabeyimle karıştırdınız herhalde.You seem to have mistaken me for my older brother.
"Efficacy" ile "efficiency"yi karıştırmayın.Don't confuse "efficacy" with "efficiency".
Onu kız kardeşi ile karıştırdım. Onlar çok benziyor.I mistook her for her sister. They look so much alike.
Beni kız kardeşimle karıştırdı gibi görünüyor.It seems that he mistook me for my sister.
O, beni annemle karıştırdı.He mistook me for my mother.
O beni bir İngiliz erkeği ile karıştırdı.He mistook me for an Englishman.
O, beni Bay Tamori ile karıştırdı.She mistook me for Mr. Tamori.
Önce onu erkek kardeşinle karıştırdım.At first, I mistook him for your brother.
Sık sık bir öğrenciyle karıştırılır.He's often mistaken for a student.
Biri eğitimle mesleki eğitimi karıştırmamalı.One should not confuse education with job training.
Konserde herkes kavgaya karıştı!Everybody row in concert!
Hangi taraf iskele hangi taraf sancak hep karıştırıyorum.I always confuse which side is port and which starboard.
Eski günlüğümün sayfalarını karıştırmayı severim.I enjoy looking at my old diary.
Her on beş dakikada bir kez karıştırın.Stir once every fifteen minutes.
Mavi ve kırmızıyı karıştırırsanız, sonuç mordur.If you mix blue and red, the result is purple.
Mary bir pasta yapmak için malzemeleri karıştırdı.Mary mixed the ingredients to make a cake.
Bir karıştırıcıda farklı yiyecekleri karıştırabilirsin.You can mix different foods in a blender.
Sanırım beni başka biriyle karıştırdınız.I think you've mistaken me for someone else.
Çorbayı karıştır.Stir the soup.
Genç askerin kafası karıştı.The young soldier was confused.
Gazeteler büyük bir kutuda birbirine karıştırıldı.The papers were mixed together in a big box.
Karıştırıcılar meyveli buzlu içecekleri gerçekten seven insanlar için güzeldir.Blenders are nice for people who really like smoothies.
Tom Boston'da bir trafik kazasına karıştıktan sonra sarhoşken araba sürmekten suçlandı.Tom was charged with drunken driving after he was involved in a car accident in Boston.
Tom'un skandala karıştığını sanmıyorum.I don't think Tom was involved in the scandal.
Tom Mary'nin sorusuyla kafası karıştı.Tom was confused by Mary's question.
Tom Mary'ye onun karıştığı kaza hakkında soru sordu.Tom asked Mary about the accident that she was involved in.