karıştı ile cümle
karıştı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Canaris'in suikaste karıştığına hükmeden Hitler, bu teşkilatı SS örgütünün bünyesine katmıştır.L'efficacia di Lange nell'organizzare queste uccisioni era stimata dalla gerarchia SS.
Sıklıkla kB (kilobayt) ile karıştırılır.Spesso associato a C**.
O değişik şeyler toplamayı ve çöpü karıştırıp abur cubur yemeyi sever.Ama le cose sporche e puzzolenti e spesso fruga nella spazzatura per trovare qualche avanzo di cibo.
Karıştırmamak gerekir.Non è contorto.
Hierocles'in Sinekdimos eseri ile Yunan Ortodox Kilisesi'nin ibadet kitabı Sinekdimos ile karıştırılmamalıdır.Il Synecdemus di Ierocle non va confuso con il libro di preghiere omonimo della Chiesa greco-ortodossa.
"Kuzey Kıbrıs'ın "Eşcinsellik Suçu" Yasası Tarihe Karıştı!".Il verificarsi di tale incompatibilità è motivo di espulsione dalla Lega Nord».
Öykünün ardındaki temel düşünce, hayat ile sanat arasındaki kafa karıştırıcı ilişkidir.L'idea centrale della storia risiede nella relazione tra l'arte e la vita.
Hidroklorik asit ve Nitrik asitin 3:1 oranında göre karıştırılmasıyla oluşur.NH3 : composto formato da atomi di azoto e idrogeno in rapporto 1:3.
Burada yazar ismi soyadından önce gelir, kitabın sonundaki soyadı sırasıyla karıştırılmamalıdır.Firmare sempre col proprio nome alla fine del messaggio, a meno che la Firma non sia già inclusa nell'oggetto.
Çoğunlukla ben kardeşimle karıştırılırım.Меня часто путают с моим братом.
Genel yaklaşımı anladım, ancak, korkarım ki detayları birbirine karıştırıyorum.Я понимаю общий подход, но, боюсь, путаюсь в деталях.
Bir yabancı omzuma arkadan dokundu. Beni başka birisiyle karıştırmış olmalı.Незнакомец похлопал меня по плечу сзади. Он, должно быть, принял меня за кого-то другого.
Dick bir trafik kazasına karıştı.Дик попал в ДТП.
Tom burnunu karıştırıyor.Том ковыряется в носу.
Heyecanlanınca bütün bildiklerimi unutuyorum ve sözleri karıştırıyorum.Если я волнуюсь, то забываю, всё что знаю, и путаю слова.
Krasnodar ve Krasnoyarsk'ı birbirine karıştırıyorum.Я путаю Красноярск и Краснодар друг с другом.
Sıra karıştı, ve artık kimin kimin yerinde olduğu belli değil.Очередь спуталась, и теперь непонятно, кто за кем.
Bilgi ile ikna edemediklerinin, saçmalayarak kafalarını karıştır.Если ты не можешь убедить их при помощи знаний, запутай их, неся чепуху.
Yanılgı, iki farklı hata oranının karıştırılmasından kaynaklanır.Заблуждение возникает вследствие смешения природы двух разных процентов ошибки.
Gök Han ile karıştırılmamalıdır.С неба льет - в краны не попадает (неопр.).
Euro'nun sembolü € ile karıştırılmamalıdır.Символ ЭКЮ не следует путать с символом евро (€).
Badem sütü ile karıştırılarak da içilirdi.Также смешивали напиток с молоком.
Ortalık çok karıştı.Всё очень запуталось.
Dominik Cumhuriyeti ile Dominika karıştırılmamalıdır.Не следует путать с Доминиканской Республикой.
Tuzunu ekleyip karıştırın.Влить кашасу и перемешать.
Biyogenez yasası Ernst Haeckel'in Biyogenetik yasası ile karıştırılmamalıdır.Не следует путать с «биогенетическим законом» Эрнста Геккеля.
Şarkının söz yazımı sırasında şarkıya bir miktar viski karıştı.Ну, конечно было ещё привлечено немного виски при написании песни.
Her seferinde her şeyi karıştırır.Всё время смущается по любым поводам.
Gerçek sinekler (Diptera) ile karıştırılmamalıdır.Не следует путать с морскими свинками.
Londra karıştı.Волнения в Лондоне.
Bilgisayar ortamında başka insanların dosyaları karıştırılamaz .Не заглядывай в чужие компьютерные файлы.
Reçeli (marmelatı da) geleneksel olarak meyvelerinin şekerle karıştırılıp kaynatılması suretiyle olur.Плоды зизифуса мавританского употребляют в пищу в свежем и засахаренном виде, маринуют, готовят из них чатни.
Ayrıca, Somaliland'ın, bir İsrailli silah tüccarı ile karıştığı bir silah kaçakçılığı işi vardı.Кроме того, было возбуждено дело о контрабанде оружия с участием торговцев оружием Сомалиленда и Израиля.
Yer değiştirme, alınan yol ile karıştırılmamalıdır.Не следует смешивать дуговую координату и пройденный точкой путь.
Ateşin üzerinde un ve su iyice özdeşleşene kadar karıştırılır.Вода и огонь не сочетаются, ставший мюридом отбрось свою страсть.
Nakrasa, aynı yörede bulunan diğer bir Nakrasa adlı şehir ile karıştırılır.Кара видит, что то же самое происходит с остальными жителями Нейшнл-сити.
16 Eylül'de Khali vs Slater maçına karıştı.16 сентября Махал победил Хита Слэйтера.
Hatta çoğu zaman bu ikilinin şiirleri karıştırılır.Эти два стихотворения часто путают.
Başka insanların bilgisayar çalışmaları karıştırılamaz.Не вмешивайся в работу с компьютером других пользователей.
Karıştırmamak gerekir.Не следует их путать.
Fakat I. Alfonso 1134'te çocuksuz ölünce krallık karıştı.В том же 1134 году умер король Арагона Альфонсо I, не оставивший детей.
Bu Nart destanlarının kahramanlarıyla karıştırılmamalıdır.Не путать с оборонительными линиями самих крепостей.
Epilepsi ile karıştırılır.Они могут быть спутаны с эпилепсией.
Dövme boyası is (aallneq) ve grafit (tagneghli) insan idrarı (tequq) ile karıştırılarak elde edilir.В нём они обнаруживают зловещие тотемы из различных костей, в том числе и человеческих.
Rodolfo girer ve gizlice masa üzerindeki sürahisinin içindeki suya zehir tozunu karıştırır.Вошедший незаметно Рудольф подливает яду в кувшин, стоящий на столе.
Karduk ve kardoyene'yi karıştırmamak gerekir.Не следует путать жаргон и арго.
Fix ise onu soyguncu ile karıştırmıştır.Нечестный компаньон обокрал его.
Burnu yiyecek ararken toprağı karıştırmaya yarar.В поисках пищи активно взмучивают грунт.
Universal 3D (U3D) üç boyutlu grafik dosya formatı ile karıştırılmamalıdır.Universal 3D (U3D) — универсальный формат файла трёхмерной графики, использующий сжатие данных.
Bu noktada biraz kafa karıştırıcıdır.В данном случае встречается путаница.
Büyük miktarda yapıldığında bu karıştırma işlemi büyük fiziksel güç gerektirebilir.Возможно, это связано с тем, что для такой интерактивности необходим очень мощный физический движок.
Sezar en güvendiği Lejyonu olan X Equestrisin ağır bir çatışmaya karıştığı sağ kanadın komutasını almıştı.Цезарь принял командование правым флангом, где его любимый X Парный легион вступил в тяжелый бой.
Genellikle panel ile karıştırılan bir türdür.Обычно изображается с пандой.
Jupiter hurafelere inanır ve öylesine bilgisizdir ki sağı ile solunu birbirine karıştırır.Юпитер описан суеверным и настолько лишенным интеллекта, что даже не может отличить лево от права.
Sonra tekrar karıştırılarak sofraya çıkarılır.После этого Верну разжалуют в послушницы.
Ardından Stone Cold Steve Austin olaya karıştı ve hakem oldu.И тут на ринг выходит «Stone Cold» Стив Остин и начал разминаться.
Başkasıyla karıştırmıştı ya da gerçektan babasını görmüştü.Она понимает, что встретилась лицом к лицу со своим настоящим отцом.
Absürdizm, varoluşçuluk ile bağlantılıdır fakat birbiriyle karıştırılmamalıdır.Все они необходимы, но не должны смешиваться между собой.
Muhalifleri seçime hile karıştığı ithamlarını dile getirmişlerdir.Подача исков против тех, кто распространяет клевету.
Sebze suyu sık sık lezzet arttırmak için elma veya üzüm gibi meyvelerle karıştırılır.Овощные соки часто смешивают с фруктовыми, такими как яблочный или виноградный, для улучшения вкуса.