karıştı ile cümle

karıştı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Ama benim asıl kafamı karıştıran başka.But here's what really perplexed me.
Bu kafanızı karıştırdıysa endişelenmeyin.If that confuses you, don't worry about it.
Ama Dünya'da, bu iki kavram karıştırılabiliyor. Yani biz de birbirlerinin yerine kullanacağız.But on Earth, they tend to be used interchangeably, so we'll use it roughly interchangeably here.
Hiç o tarafı karıştırma!Don't even go there!
Ve bence sihir, nefesimi tutsam da, bir deste kağıt karıştırıyor olsam da gayet basittir.And I think magic, whether I'm holding my breath or shuffling a deck of cards, is pretty simple.
Ortalığı karıştıracak vaktin varsa, git pratik yap.If you have time to mess around, go practice singing the song.
Lu Junyi, bu işe nasıl karıştın ?Lu Junyi, some nerve you've got!
Biliyorum, bu biraz kafa karıştırıcı olabilir.And I know that that might be a little confusing.
Bunu biraz karıştırdım , bunun gibi bir şey olacakIf I blew it up a little bit, it would look something like this.
Şu noktada bunlar çok kafa karıştırıcı ve belirsiz gözükuyor.And it all seems very confusing and maybe abstract at this point.
İşte ahlak ile cimriliği birbirine karıştırıverince ne olduğunun örneği.This is what happens when we confuse morality with frugality.
Neyse biraz açıklamak istedim umarım aklınızı karıştırmamışımdır.But anyway, I just wanted to explain that, and hopefully it hasn't confused you.
Ve açı 1 radyandır. Burası oldukça karıştı.And this angle is one radian. i think that's messy.
Kafamı karıştırdım.I was confusing myself.
Bu kavramları çoğu zaman karıştırıyoruz.So mass is literally, there's a couple of ways to view mass.
Hey! Senin yüzünden tüm saray karıştı. Ama sen dizi izlemek için buraya mı geldin?Hey, right now because of you the palace is in uproar, yet you're here leisurely watching a drama.
Bu grafik biraz karıştı.This one's getting a little bit messy.
Umarım bu son cümleyle kafanızı karıştırmışımdır.Hopefully I confused you with that last statement.
Bu kadar çok x yazmam kafa karıştırabilir.It might seem confusing I'm writing all of these x's.
Saırım şekil biraz kafa karıştırıcı oldu.But let me not confuse the graph too much.
Sadece işleri karıştırıyor.It just complicates things.
Bu gece burada ne olduğu ile ilgili yunusların biraz kafası karıştı.The dolphins are pretty intrigued as to what's going on here tonight.
Biraz para verip olayı sessizce çözebilirdim. Neden karıştın?Why did you make a big deal out of something that could be taken care of with a few bucks?
Sanırım başkasıyla karıştırıyorsunuz!You must be mistaken.
Karıştırdığını söyledim!I said you must be mistaken.
Kafa karıştırıcı.It is perplexing.
Ve bu kafa karıştırıcı ise, bazı gözden geçirmek isteyebilirsiniz Önceki videolar.And if that's confusing, you might want to review some of the previous videos.
Tüm yapman gereken un, yumurta, süt ve şekeri karıştırıp yaymak ve tavada kızartmak.All you have to do is mix flour, eggs, milk, and sugar and fry it.
Karıştırılıp alınmış ve başka yerde kaybolmuş olabilir mi?Could it have gotten mixed up and gone somewhere else?
Kimler karıştı ve onların hedefleri nelerdi?Its preparations are concealed, not published. Its mistakes are buried, not headlined.
Bir sürü insanın aklı belirli bir etiket fiyatı olmaması fikrinden dolayı karıştı.So a lot of people are confused by the idea of no hard sticker price.
Tek yaptıkları halkın kafasını karıştırmak. Buna rağmen, sistem onlara para veriyor.They are paid by the system even though all they do is confuse the population.
Bunlar kafanızı karıştırmaya yeter.It's enough to make you feel very overwhelmed.
Ancak baharatı karıştırıp hazırlama görevi kâhinlerindi.Some of the sons of the priests prepared the confection of the spices.
Derin suları kaynayan kazan gibi fokurdatır, Denizi merhem çömleği gibi karıştırır.He makes the deep to boil like a pot. He makes the sea like a pot of ointment.
Şaşkına çevir kötüleri, ya Rab, karıştır dillerini, Çünkü kentte şiddet ve çatışma görüyorum.Confuse them, Lord, and confound their language, for I have seen violence and strife in the city.
Tersine öteki uluslara karıştılar, Onların törelerini öğrendiler.but mixed themselves with the nations, and learned their works.
Alaycı kişiler kentleri bile karıştırır, Bilgelerse öfkeyi yatıştırır.Mockers stir up a city, but wise men turn away anger.
‹‹O, bir kadının üç ölçek una karıştırdığı mayaya benzer. Sonunda bütün hamur kabarır.››It is like yeast, which a woman took and hid in three measures of flour, until it was all leavened."
Ey Kitap ehli, niçin hakkı batıla karıştırıyor ve bile bile gerçeği gizliyorsunuz?O people of the Book, why do you mix the false with the true, and hide the truth knowingly?
Başka bir kısmı da günahlarını itiraf ettiler, iyi işle kötü işi birbirine karıştırdılar.But there are others who admit their sins of mixing good deeds with evil.
Sonra onların, bunun üzerine kaynar su karıştırılmış bir içkileri vardır.Washing it down with boiling water.
Diğerleri günahlarını itiraf ettiler, onlar salih bir ameli bir başka kötüyle karıştırmışlardır.But there are others who admit their sins of mixing good deeds with evil.
Sonra kendileri için onun üzerinde kaynar su karıştırılmış bir içkileri de vardır.Washing it down with boiling water.
Hakkı batıla karıştırmayın ve bile bile hakkı gizlemeyin.Do not confuse truth with falsehood, nor conceal the truth knowingly.
Ey Kitap ehli! Niçin hakkı batıla karıştırıyor ve bile bile hakkı gizliyorsunuz?O people of the Book, why do you mix the false with the true, and hide the truth knowingly?
Aralarına dalga girdi, oğlu da boğulanlara karıştı.And a wave came between them, and he was among those who were drowned.
Doğruyu batılla karıştırıp da bile bile gerçeği unutup gizlemeyin.Do not confuse truth with falsehood, nor conceal the truth knowingly.
Ey kitap ehli, ne diye hakkı batılla karıştırıyor, gerçeği gizliyorsunuz? Halbuki biliyorsunuz da.O people of the Book, why do you mix the false with the true, and hide the truth knowingly?
Ve bir kadehle susuzlukları giderilir ki içindeki şaraba zencefil karıştırılmıştır.There will they drink a cup flavoured with ginger
Ve bu şaRaba Tesnim ırmağının suyu da karıştırılmıştır.Blended with the water of Tasnim, (heights ultimate of evolution),
Onlar bunun hakkında, kafaları karıştıran bir kuşku içindedirler.They are still suspicious of it and in doubt.
Kuşları teftiş etti de dedi ki: "Hüdhüd'ü neden göremiyorum, yoksa kayıplara mı karıştı?"When he reviewed the Tair, he said: "How is it I do not see Hud-hud? Is he absent?
Sonra onların, o yedikleri üzerine kaynar su karıştırılmış bir içecekleri vardır.Washing it down with boiling water.
Bilerek hakkı batıl ile karıştırmayın, hakkı gizlemeyin.Do not confuse truth with falsehood, nor conceal the truth knowingly.
Ey ehl-i kitap! Neden doğruyu eğriye karıştırıyor ve bile bile gerçeği gizliyorsunuz?O people of the Book, why do you mix the false with the true, and hide the truth knowingly?
Diğerleri ise günahlarını itiraf ettiler, iyi bir ameli diğer kötü bir amelle karıştırdılar.But there are others who admit their sins of mixing good deeds with evil.
Yoksa kayıplara mı karıştı?Is he absent?
Sonra zakkum yemeğinin üzerine onlar için, kaynar su karıştırılmış bir içki vardır.Washing it down with boiling water.
Hakk'ı batıla karıştırıp da, bile bile hakkı gizlemeyin.Do not confuse truth with falsehood, nor conceal the truth knowingly.

İlgili Sayfalar