karışma ile cümle

karışma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Şimdi şuraları silelim ki bir sonraki adımda aklımız karışmasın. .De kan være forvirrende for resten af vores regnestykke, hvis de bliver stående.
Şimdi şuraları silelim ki bir sonraki adımda aklımız karışmasın. .Laten we gewoon verwijderen net, zodat we niet verward in onze volgende stap krijgen.
Şimdi şuraları silelim ki bir sonraki adımda aklımız karışmasın. .Låt oss ta bort den bara så att vi inte blir förvirrade i vårt nästa steg.
Şimdi şuraları silelim ki bir sonraki adımda aklımız karışmasın. .Tak to vymažme nech nás to nepomýli v ďalšom kroku.
Şimdi şuraları silelim ki bir sonraki adımda aklımız karışmasın. .Tohle škrtnu. Ať nás to nespletete v dalším kroku.
Şimdi şuraları silelim ki bir sonraki adımda aklımız karışmasın. .Töröljük ezt ki, hogy a következő lépésben ne zavarjon minket.
Şimdi şuraları silelim ki bir sonraki adımda aklımız karışmasın. .Usuńmy to, żeby nie pogubić się przy następnym kroku.
Şimdi şuraları silelim ki bir sonraki adımda aklımız karışmasın. .Vamos simplesmente limpa-lo para não ficarmos confusos no próximo passo.
Şimdi şuraları silelim ki bir sonraki adımda aklımız karışmasın. .Ας το σβήσουμε γιατί δεν θέλουμε να μπερδευτούμε στο επόμενο βήμα μας.
Şimdi şuraları silelim ki bir sonraki adımda aklımız karışmasın. .Давайте просто сотрем это. просто чтобы не смущать нас в следующих шагах.
Şimdi şuraları silelim ki bir sonraki adımda aklımız karışmasın. .Просто нека го изтрием, така че да не се объркаме в следващата ни стъпка.
Şimdi şuraları silelim ki bir sonraki adımda aklımız karışmasın. .لنقم بمسحه حتى لا نصبح مشوشين في خطوتنا القادمة
Şimdi şuraları silelim ki bir sonraki adımda aklımız karışmasın. .これは消しておきましょう. 次のステップでは,この8かける99を計算します.
Sitenin içeriğine biz karışmayız.Chúng tôi không can thiệp tới nội dung.
Sitenin içeriğine biz karışmayız.Chúng tôi không can thiệp vào nội dung.
Sitenin içeriğine biz karışmayız.Do jejího obsahu nijak nezasahujeme.
Sitenin içeriğine biz karışmayız. Düşünce özgürlüğü?Noi non interferiamo col contenuto.
Sitenin içeriğine biz karışmayız. Düşünce özgürlüğü?Noi non interferiamo col contenuto. <i>Liberta' di parola?<i>
Sitenin içeriğine biz karışmayız.Me emme puutu tuohon sisältöön.
Sitenin içeriğine biz karışmayız.Mi nem avatkozunk bele a tartalomba.
Sitenin içeriğine biz karışmayız.Nosotros no interferimos con el contenido.
Sitenin içeriğine biz karışmayız.Nous n'interférons pas avec le contenu.
Sitenin içeriğine biz karışmayız.Vi blander os ikke i indholdet.
Sitenin içeriğine biz karışmayız.Vi lägger oss inte i vad som finns på den.
Sitenin içeriğine biz karışmayız.Vi lägger oss inte i vad som finns på den.
Sitenin içeriğine biz karışmayız.We bemoeien ons niet met de inhoud.
Sitenin içeriğine biz karışmayız.Wir greifen nicht in den Inhalt ein.
Sitenin içeriğine biz karışmayız.Εμείς δεν επεμβαίνουμε στο περιεχόμενο.
Sitenin içeriğine biz karışmayız.Мы не вмешиваться в содержание.
Sitenin içeriğine biz karışmayız.Ние не се намесваме в съдържанието му.
Sitenin içeriğine biz karışmayız.言論の自由?
"Size artık karışmayacağım" demişti.Ele disse: Ok, Assembleia Nacional, eu não vou mas atrapalhar vocês.
"Size artık karışmayacağım" demişti."Ok, Nationale Vergadering, ik zal jullie niet langer in de weg staan."
"Size artık karışmayacağım" demişti.말했습니다 "그래 프랑스 국민 의회 (The National Assembly) 내가 더 이상 너희 길을 막지 않을게"
"Size artık karışmayacağım" demişti.يقول : حسناً ايتها الجمعيه الوطنيه انا لن اقف في طريقك بعد اليوم
"Size artık karışmayacağım" demişti.と言った。 これは、彼が何かをするたびに、壁に書き込まれているのを
Size güzel bir fonksiyon yazayım. Ne desem acaba? Parantez içinde yazayım ki, karışmasın.Es ist 2 mal 2 geteilt durch x plus 1.
Size güzel bir fonksiyon yazayım. Ne desem acaba? Parantez içinde yazayım ki, karışmasın.Nézzünk egy jó kis példát -- mondjuk a kifejezésem -- zárójelbe rakom, hogy tisztább legyen.
Sizi aptallar! Bu işe karışmayın!Typerykset, älkää sekaantuko.
Sizler buna karışmayın.Älkää sekaantuko tähän.
Sizler buna karışmayın.I skal ikke blande jer i det her.
Sizler buna karışmayın.Mantenham-se longe disto.
Sizler buna karışmayın.Ni ska inte lägga er i det här.
Sizler buna karışmayın.Por favor, no os metáis en esto.
Sizler buna karışmayın.Proszę, żebyście się do tego nie mieszali.
Sizler buna karışmayın.Voi statene fuori, per favore.
Sizler buna karışmayın.Σας παρακαλώ, μην ανακατεύεστε.
Sizler buna karışmayın.Прошу вас, не вмешивайтесь в это.
Ta ki siz bir seyreltici madde ekleyene dek. Ve sonra karışmaya başlarlar.混ざり始めます
Toprağı işlemeyi bıraktık ki, havaya sera etkisi yapan gazların karışmasını engelleyebilelim.Am oprit aratul, astfel încât să prevenim gazele de seră de a pătrunde în aer.
Toprağı işlemeyi bıraktık ki, havaya sera etkisi yapan gazların karışmasını engelleyebilelim.Chúng tôi ngưng hẳn việc cày bừa cốt là để ngăn khí nhà kính thoát ra ngoài không khí.
Toprağı işlemeyi bıraktık ki, havaya sera etkisi yapan gazların karışmasını engelleyebilelim.Dejamos de labrar para impedir el ingreso de gases de efecto invernadero al aire.
Toprağı işlemeyi bıraktık ki, havaya sera etkisi yapan gazların karışmasını engelleyebilelim.Kami berhenti membajak untuk mencegah gas rumah kaca terlepas ke udara.
Toprağı işlemeyi bıraktık ki, havaya sera etkisi yapan gazların karışmasını engelleyebilelim.우리는 온실기체가 공기중으로 나오는 것을 막기 위해서, 경작을 그만두었습니다.
Toprağı işlemeyi bıraktık ki, havaya sera etkisi yapan gazların karışmasını engelleyebilelim.Nie uprawialiśmy ziemi, żeby nie tworzyć gazów cieplarnianych.
Toprağı işlemeyi bıraktık ki, havaya sera etkisi yapan gazların karışmasını engelleyebilelim.Nous avons arrêté de labourer, pour éviter que les gaz à effet de serre ne se répandent dans l'air.
Toprağı işlemeyi bıraktık ki, havaya sera etkisi yapan gazların karışmasını engelleyebilelim.Přestali jsme obdělávat půdu, abychom zabránili skleníkovým plynům pronikat do vzduchu.
Toprağı işlemeyi bıraktık ki, havaya sera etkisi yapan gazların karışmasını engelleyebilelim.Smettemmo di arare, per evitare la fuoriuscita dei gas serra.
Toprağı işlemeyi bıraktık ki, havaya sera etkisi yapan gazların karışmasını engelleyebilelim.We stopte met ploegen, zodat we zouden voorkomen dat er broeikasgassen in onze lucht kwamen.
Toprağı işlemeyi bıraktık ki, havaya sera etkisi yapan gazların karışmasını engelleyebilelim.Wir hörten auf, den Boden zu bestellen, damit keine Treibhausgase in die Luft gelangten.

İlgili Sayfalar