Birçok karışıklıktan sonra, antlaşma sonuçlandırıldı.The treaty has been concluded after many twists and turns.
Haber büyük karışıklık yarattı.The news created a lot of confusion.
Kaza, trafiği büyük bir karışıklık içine soktu.The accident threw traffic into great confusion.
Kaza yüzünden karışıklık ortaya çıktı.Confusion arose from the accident.
O, burada karışıklık çıkarmaya çalışıyor.He's here trying to stir up trouble.
O, karışıklıktan yararlanarak ortadan kayboldu.He disappeared, taking advantage of the confusion.
354618 no'lu örnek cümle, Tatoeba web sitesinde birçok karışıklık yarattı.Example sentence no. 354618 created a lot of confusion on the Tatoeba website.
Tom Mary'yi karışıklıktan kurtardı.Tom got Mary out of a mess.
Tom o karışıklıktan bir gül gibi kokarak çıktı.Tom certainly came out of that mess smelling like a rose.
Bu karışıklık için kim sorumluluk alıyor?Who's taking responsibility for this mess?
Karışıklık nedir?What's the commotion?
Bu karışıklıkta onun nasıl yaşayabileceğini bilmiyorum.I don't know how he can live in this mess.
Karışıklık için üzgünüm.Sorry about the mess.
Bir karışıklık bırakmak istemiyorum.I don't want to leave a mess.
Bu karışıklıktan kurtulmana yardım etmek istiyorum.I want to help you get out of this mess.
Sokakta karışıklık hüküm sürüyor.Disorder prevails in the street.
Oda tam bir karışıklıktı.The room was a complete mess.
Bu bir karışıklık.This is a mess.
Ben karışıklık için özür dilerim.I apologize for the mess.
Onun saçı bir karışıklıktı.Her hair was a mess.
Bu karışıklıkla ilgilenmekten usandım.I'm tired of dealing with this mess.
Bir karışıklık var.There's been a mix-up.
O bir karışıklıktı.It was a mess.
Karışıklıklardan kaçınmak için her fonksiyonun amacını açıklayan yorumları olmalı.Every function should have comments describing its purpose in order to avoid confusion.
Bu karışıklıktan nasıl kurtulurum?How do I get out of this mess?
Bir karışıklık olmuş olabilir.There might've been a mix-up.
Bir karışıklık anı vardı.There was a moment of confusion.
Tüm eğlenceden sonra daire büyük bir karışıklık içindeydi.After all the merrymaking, the apartment was in great disarray.
Bu cümle bir karışıklık. Bir yabancı tarafından mı yazıldı?This sentence is a mess. Was it written by a foreigner?
Bu karışıklık için sorumlu kişi Tom değil.Tom isn't the one responsible for this mess.
Odam bir karışıklık olmalı.My room must be a mess.
Bu gerçek bir karışıklık.This is a real mess.
Kimin kazandığına gelince bir karışıklık var.There is some confusion as to who won.
Bu karışıklık için Tom'u sorumlu tutuyorum.I blame Tom for this mess.
Büyük bir karışıklık oldu.It's quite a mess.
Ne karışıklık!What a total mess!
Dün geceki fırtına Boston'da karışıklık bıraktı.Last night's storm left a mess in Boston.
Karışıklık daha da kötüleşti.The confusion only got worse.
Senin gibi hoş bir adam nasıl böyle bir karışıklık yaşadı?How did a nice guy like you get in a mess like this?
Tom karışıklık yüzünden sorumlu tutuldu.Tom has been blamed for the mess.
Dairem geçek bir karışıklık.My apartment's a real mess.
Ofisim gerçek bir karışıklık.My office is a real mess.
Odam gerçek bir karışıklık.My room's a real mess.
Tom, karışıklık için suçlanmayacağını umuyordu.Tom hoped that he wouldn't be blamed for the mess.
Bu karışıklıktan kendimizi parayla kurtaramayız.We can't buy our way out of this mess.
Rus halkı arasındaki karışıklıklar Kanlı Pazar'ı izledi.Unrest amongst the Russian people followed Bloody Sunday.
Bu karışıklık içinde Eboli Carlos'la kaçmayı başarır.In the confusion, Eboli escapes with Carlos.
Karışıklık sırasında Rahibeler, Donna'yı kaçırır ve Doktor, onu kurtarmak için yola koyulur.In the confusion, the Sisterhood kidnap Donna, and the Doctor sets off to rescue her.
Genel olarak farklı Ewald toplamı teklikleri farklı zaman karışıklıkları verir.Generally different Ewald summation methods give different time complexities.
Çok dilli karışıklık kısa dönemi v10.2 sürümü ile sona erdi.The brief period of multilingual confusion ended with the release of v10.2.
Bu konuyla ilgili için karışıklık kullanılan terminolojiden kaynaklanmaktadır.However there is some confusion around the terminology used in this field.
Telsiz iletişim kullanımında bir karışıklık, ikinci bir mahkûm arabasının varışını erteledi.Confusion over radio communication delayed the arrival of a second wagon.
Galois Fransa’daki karışıklıkların olduğu zamanlarda yaşamıştı.Galois lived during a time of political turmoil in France.
Fakat yoldaki karışıklık dolayısı ile, bir gün geç ulaştı.After another day's travel they reached it.
Geç Orta Çağlar Avrupa'da bir karışıklık dönemiydi.The Late Middle Ages represented a period of upheaval in Europe.
Hükümdarlığı Karışıklık Dönemi'ne denk gelmiştir.Order is found amid the chaos.
Ancak ev halkı soygunu fark eder ve ortaya çıkan karışıklıkta Oliver vurulur.However, the robbery fails and, in the ensuing chase, Oliver is shot.
Karışıklıktan sonra da evine gitti.After the commotion, he went home.
İran hükümeti ülkedeki iç ve dış karışıklıklara bir çözüm getirememiştir.Iran has carried out none against urban and economic targets in Iraq.
Alexandria'da 40 yılında bu kez Yahudiler ve Yunanlar arasında bir karışıklık çıktı.Riots again erupted in Alexandria in 40 between Jews and Greeks.