karışık ile cümle
karışık kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Hikayem biraz karışık.My story is a little bit complicated.
Bunu anladınızsa Biraz daha karışık bir duruma geçmeye hazırsınız demektir.So if you got that, you're now ready to escalate to a slightly more complicated situation.
Yapabiliriz ama biraz karışık olur.You can, but it becomes a little bit confusing.
Logaritmayı ilgi çekici yapan şey aslında başta biraz karışık olması.And what makes the logarithms interesting is and why-- It's a little confusing at first.
Haydi biraz daha karışık denklemleri deneyelim.Let's try some little more complicated equations.
Biz karışık bir kültürde büyüdüm bu yüzden babam yerli,.My father was aboriginal, so we grew up in a mixed culture.
İkinci bölüm eyalet mahkemeleri önüne çıkarılma olarak da bilinen karışık bir yasal süreçten oluşur.The second chapter consists of a complicated legal proceeding known as a state habeas corpus appeal.
Bunu daha az karışık yapmak için nasıl yazabilirim?Divided by the square root of eight. How can I rewrite this so it's reasonably not messy?
Para işlemlerinin bazen karışık gözükmesinin sebebi de bu.And that's why it's sometimes confusing with currency.
Hatta biraz karışık bir şey yapalım.Actually, I'll do even a slightly confusing one.
Log taban 8in - azıcık daha karışık bir tane yapacağım - 1/64 üWhat is log base eight-- I'm going to do a slightly tricky one-- of one / sixty-four.
Bu karışık bir şey gibi görünüyor.This looks like a really complicated thing.
Evet, bu denklem biraz karışık ve dağınık.I know this is messy.
Biraz daha karışık bir soru çözelim.Let's mix it up a little bit more.
Şimdi iyice karışık bir soru çözelim.So 'x' is equal to negative 3.
Temmuz ayına Thermidor ayı ismini verdiler ki bu biraz karışık.Where they renamed the month Thermidor, which was essentially July, it was shifted a little bit.
Ve fark ettim ki modern sanat dünyası gerçekten karma karışık.Then I realized how, you know, the world of modern art is particularly topsy-turvy.
Burada küçük bir karışıklık olabilir çünkü hala e yazıyor. -And it's a little confusing, because they'll still write e there.
Bu da karışık gibi duyulabilir.So that also probably sounds complicated.
Biraz karışık gözükecek.It's going to look a little bit messy now.
9,5 çarpı 19, bu biraz karışık. -So 9.5 times 19. That's a little bit of hairy.
Ama hala bu benim için çok karışık diyecek bir sürü insan vardır. -But there's a whole bunch of people who are going to say this is just too complicated for me.
(Muhabir) Peki neden o kadar karışık?(Interviewer) But why make it so complicated?
Ekran çok karışık olduğundan dolayı cismi tekrar çizeceğim. -Let me just redraw that same block since all this is getting messy
Biraz karışık olabilir ama hatırlayın --keşke bunları kapatacak birşeyim olsaydı.It might be confusing, but just remember-- I wish I had something I could cover this with.
Gerçi 3 e 3 bir matris için ispat etmek bayağı karışık olacaktır.Although it will be quite hairy to prove it for a 3 by 3.
Allaha şükür fazla karışık olmayan bir determinanttı. --And thank God it was a relatively straightforward determinant.
Böylece bazen karışık olabilen limiti almamıza gerek kalmayacak.We won't have to take these, sometimes complicated, limits.
Kafanız hala karışıksa, şu taraftan düşünün.If you're still confused, think of it this way.
Peki, neden bu karışık şeyleri yapıyorum?So why am I going through all of this mess and confusing you?
Galiba büyük bir karışıklık çıkarmışsın.Why are you acting so childish?
Hala "Mercan, bu tam bir zaman kaybıydı, çok karışık" diye düşünüyor olabilirsiniz. -Now, you might have still viewed this as, Sal, this was a waste of time, this was convoluted.
Adamın işi vergi dairesinde çalışmak ne var diye düşünmeyin, işler biraz daha karışık.It's not just that he's working for the I.R.S. A little bit more shady than the I.R.S.
- Şimdi karışıklık çıkarma. Özür dile.Don't cause a scene, and apologize.
Bu kadar yolu gelip karışıklık çıkardın. Daha ne yapabilirdim?You came all the way here and caused a scene, what can I do?
Zihnim çalışıyor, karışık yüzler, sesler, duygular,My mind teems, jumbles of faces, voices, impressions,
Bir önceki videodakiyle yaptığımızın aynısı, umarım çok karışık gelmiyor. -This is exactly what we did in the last video, so hopefully it's nothing too fancy.
Bence bu ilk kısım biraz karışık. -This is, at least in my mind, the first part, a little confusing.
Babam şakayla karışık şöyle der;My dad facetiously says,
‹‹Yünle ketenden dokunmuş karışık kumaştan giysi giymeyeceksin.You shall not wear a mixed stuff, wool and linen together.
İçmeye oturup kalkamayanlar, Karışık şarapları denemeye gidenlerdir.Those who stay long at the wine; those who go to seek out mixed wine.
Ona mürle karışık şarap vermek istediler, ama içmedi.They offered him wine mixed with myrrh to drink, but he didn't take it.
Çünkü Tanrı karışıklık değil, esenlik Tanrısıdır. Kutsalların bütün topluluklarında böyledir.for God is not a God of confusion, but of peace. As in all the assemblies of the saints,
Çünkü nerede kıskançlık, bencillik varsa, orada karışıklık ve her tür kötülük vardır.For where jealousy and selfish ambition are, there is confusion and every evil deed.
Hepsi bir araya gelerek Yeruşalime karşı savaşmak ve kentte karışıklık çıkarmak için düzen kurdular.And conspired all of them together to come and to fight against Jerusalem, and to hinder it.
(Yorumcular) dediler ki: "Bu, karışık düşlerden ibarettir. Biz, karışık düşlerin yorumunu bilmeyiz.""They were only confused dreams," they said; "we do not know how to interpret them."
İnsanların haklarını kısmayın. Yeryüzünde bozgunculuk yaparak karışıklık çıkarmayın.And do not withhold from people what belongs to them, and do not corrupt the land;
Şu halde Allah'ın nimetlerini hatırlayın, yeryüzünde bozguncular olarak karışıklık çıkarmayın."So think of the favours of God, and do not act with corruption in the land."
Etrafındakiler: "Bir takım karışık rüyalar; biz böyle rüyaların yorumunu bilmeyiz" dediler."They were only confused dreams," they said; "we do not know how to interpret them."
Göğü karışıklıktan korunmuş bir tavan kıldık; oysa onlar bundaki delillerden yüz çeviriyorlar.And We made the sky a well-protected roof. Still they turn away from His signs!
Yeryüzünde bozgunculuk yaparak karışıklık çıkarmayın" dedi.Do no evil, and create no mischief in the land."
Orada, zencefil karışık bir tasla içirilirler.There will they drink a cup flavoured with ginger
Artık Allah'ın nimetlerini hatırlayın da yeryüzünde fesatçılar olarak karışıklık çıkarmayın.So think of the favours of God, and do not act with corruption in the land."
İnsanların hakkı olan şeyleri kısmayın. Yeryüzünde bozgunculuk yaparak karışıklık çıkarmayın.And do not withhold from people what belongs to them, and do not corrupt the land;
"Halkın eşyalarını değerinden düşürmeyin. Yeryüzünde bozgunculuk yaparak karışıklık çıkarmayın."And do not withhold from people what belongs to them, and do not corrupt the land;
Allah'ın nimetlerini düşünün de, bozgunculuk yaparak dünyada karışıklık çıkarmayın.” [26,149; 53,50]So think of the favours of God, and do not act with corruption in the land."
Zakkum yemeğinin üstüne, barsakları parçalayan irin karışık kaynar su içerler.Washing it down with boiling water.
"Halkın hakkını kısmayın ve yeryüzünde kötülük işleyerek karışıklık çıkarmayın."And do not withhold from people what belongs to them, and do not corrupt the land;
(Yorumcular) dediler ki: "Bu, karışık düşlerden ibarettir.'A hotchpotch of nightmares!' they said.
Biz, karışık düşlerin yorumunu bilmeyiz."'We know nothing of the interpretation of nightmares.'