karışık ile cümle

karışık kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Bu çok karışık bir durum.Это очень сложная проблема.
VDSL2 tamamiyle karışık bir protokoldür.VDSL2 — довольно сложный протокол.
Haziran 2007'den Slice karışık dövüş sanatları kuralları ile ilgili turnuvada yer aldı.В июне 2007 года Слайс принимает участие в турнире по правилам Смешанные боевые искусства.
19. yüzyılın başında, İspanya'da siyasi durum son derece karışıktı.В начале XIX века политическая ситуация в Испании была чрезвычайно сложна.
Bu karışıklıkta parti 2000 yılındaki parlamento seçimlerine de katılamadı.Из-за этого, партия даже не участвовала в парламентских выборах 2000 года.
"This Is What You Came For" eleştirmenlerden karışık dönüşler aldı.«This Is What You Came For» получила смешанные отзывы.
Freddie ile olan ilişlisi karışık görünüyor.Отношения с Фредди процветали.
Bu da bazen karışıklığa yol açar.Иногда это приводило к недоразумениям.
Bu karışıklığa sebep olabilir.Это может приводить к путанице.
Oyun ortalama tepkiler almıştır, Metacritic'te ise karışık incelemeler bulunmaktadır.Игра получила «смешанные и средние отзывы» по данным Metacritic.
Konstantinos'un hayatı ile ilgili gerçekler karışık ve konjektüre bağlıdır.Факты о жизни Константина спутаны и являются предметом для предположений.
İç savaşın bu dönemi Roma İmparatorluğu'ndaki döngüsel politik karışıklıkların sembolü oldu.Этот период гражданской войны стал символом циклических политических волнений в истории Римской империи.
Galaksilerin hareket bileşenleri karışıktır ancak genellikle bir dönüş bileşeni barındırır.Движение составных частей галактик является сложным, но оно обычно включает в себя элементы вращения.
Şimdi işler daha karışıktır.Сейчас ситуация сложнее.
Karışıklık göz ardı edilebilir.Но недоразумение всё же разрешается.
Bu İngiltere'de "Anarşi" adı verilen bir karışıklık durumu yarattı.Необходимо было порвать с «анархией», существующей в Палестине.
The New York Times'tan Jon Caramanica'nın eleştirisi ise karışıktı.Умеренный отзыв был от Йона Караманики из газеты The New York Times.
Böylece karışıklıklar azalacaktır.Это уменьшит потери.
Şarkıya yapılan eleştiriler karışık oldu.Общая реакция на песню была смешанной.
1945'te Japonya idaresinin sona ermesi Daegu için karışık günlere yol açtı.Капитуляция Японии в 1945 году положила конец этим планам.
Kariyerinin başlarında erkek kardeşiyle takım olup karışık takım maçlarında yer aldı.В начале своей карьеры она часто участвовала в смешанных командных матчах со своим братом.
Albümün kendisi, Witness, 9 Haziran 2017'de yayımlandı ve eleştirmenlerden karışık eleştiriler aldı.Дебютный студийный альбом Ctrl вышел 9 июня 2017 года и получил положительные отзывы музыкальных критиков.
Ancak bu gençlerin kafaları iyice karışıktır.Дело в том, что отношения молодых людей зашли слишком далеко.
Bu ikilik başkentte giderek artan bir karışıklığa yol açmıştır.Эти слова вызвали в Гааге новую растерянность.
Babasına korkuyla karışık bir saygı duyar.Так тревожно думает отец, беспокоясь за свою Веру.
Lâkin ekseriya dizide karışık hareket eder.На земле их передвижение, однако, несколько неуклюжее.
Karışık ormanlarda yaşarlar.Обитают в смешанных лесах.
Yayınlandıktan sonra bölüm karışık geri dönüşler aldı.После выпуска, игра получила смешанные отзывы.
İki eski dost, şakayla karışık bir sohbete başlar.Гости начинают подозревать дурную шутку.
Birkaç bin kişi de karışık evliliklerden dünyaya gelmiştir.Это потому, что было много смешанных браков.
Ayrıca Panzer Tümeni "Kempf", Heer ile Waffen-SSnin geçici karışık birimi.Также танковая дивизия «Кемпф» (нем. Kempf), временное боевое объединение пехоты и войск СС.
Olaylar karışık bir şekilde birbirine bağlanmıyor.Но данные события никак не связаны между собой.
Oyunun grafikleri karışık yorumlar aldı.Многопользовательская часть игры получила неоднозначные оценки.
Madame Bovary karışık yorumlar aldı.Pilgrim получил смешанные отзывы.
Japonya karışık bir dönemdedir.Япония оказалась в очень трудном положении.
Karışık bir aşk hayatı var.— Хотя разве бывает несчастная любовь?
Türkiye’de ise bu konuda bir karışıklık vardır.Тем не менее в России сегодня складывается парадоксальная ситуация...
Yahudiler ile diğer halkar arasındaki karışık evlilikler çoğaldı.Ткань взаимной зависимости между евреями и их соседями была поражена.
Egzorsizm temalı performans internette karışık eleştiriler topladı.Сама оркестровка вызвала неожиданный резонанс в Интернете.
Şu halde Allah'ın nimetlerini hatırlayın, yeryüzünde bozguncular olarak karışıklık çıkarmayın.ناقة صالح قال تعالى : (هذه ناقة الله فذروها تأكل في أرض الله ولا تمسُّوها بسوء) (هود 64).
Leylekler eleştirmenlerden karışık ve olumlu eleştiriler aldı ve dünya çapında 182 milyon dolar kazandı.حصل اللقالق على مراجعات مختلفة من النقاد وكسب 182$ مليون حول العالم.
Resim, Mareşal da bir tür kafa karışıklığı yarattı.أثارت الصورة نوعاً في الارتباط لدى المارشال.
Challis sürecin karışıklığından dolayı kesin bir sonuca ulaşamadığını itiraf etmiştir.تشاليس اعترف بنفسه بأنه لم يتوصل إلى نتيجة محددة بسبب تعقيد العمليات.
Olaylar daha karışık bir hal almaya başlar.فهي تبدو وكأننا نحاول أن نكون أكثر غموضًا.
Savaş Rusya'nın Karışıklık Dönemi'nde geçmiştir.ولقد قضى شاجال فترة الحرب في روسيا.
Fakat bundan sonra Nijerya’da iç karışıklıklar başladı.وفي الوقت نفسه، تحدث أعمال شغب أصغر في شيكاغو.
İran hükümeti ülkedeki iç ve dış karışıklıklara bir çözüm getirememiştir.تنفي الحكومة الإيرانية وجود تمييز عرقي أو صراع في البلاد.
Karışıklıklar tüm üniversite kentlerine yayıldı.أفزع اقتراح تحويل جميع المدارس على الإنترنت الجميع.
Terörizmin arapça tanımı olarak Amer’in bulduğu tek tanım halı desenlerindeki karışık örüntülerdi.حيث نقشت عامر نمطاً على السجادة يحتوي التعريف العربي الوحيد للإرهاب الذي تمكنت عامر من إيجاده.
Bilgisayar donanımlarının karışık olma eğilimi birçok etkenin sebep olduğu bir olaydır.إن أمن العديد من أنظمة التشفير الحديثة يأتي من الصعوبة الملحوظة لبعض المشاكل.
Amerikan İç Savaşı sırasında tekrar ortaya çıkan gövde zırhları, karışık bir başarı yakalamıştır.عاودت الدرع الواقية للبدن الظهور لفترة قصيرة في الحرب الأهلية الأمريكية مع تحقيقها نجاحًا متنوعًا.
Sadrazamlık döneminde Arnavutluk ve Makedonya'daki karışıklık devam etti.الإربيا والتيربيا, كانا يسببان بعض التشويش وقتها.
Dahmer'ın kurbanlarının ailelerinin tepkileri karışık oldu.وبقيت نساء عائلة داشوود في حالة سيئة.
Elçi mesajı ileterek; mesaj mahiyetindeki "biz"i teslim edince onlar yeniden karışıklık çıkarmaya başlar.فلما سجد رسول الله احتمل أبو جهل الحجر، ثم أقبل نحوه حتى إذا دنا منه رجع منهزما.
Karışıklık Dönemi İçinde.اضطراب الزمان.
Bölüm, karışık yorumlarla karşılaşmıştır.حصل الموسم الثاني على آراء مختلطة.
Diğer Bölgesel ekonomik stok pazarı indeksleri karışıklıkları yayma konusu üzerine 20 Şubat'ta düşüş yaşadı.تراجعت مؤشرات الأسهم في السوق المالية الإقليمية في 20 فبراير 2011 بسبب القلق من انتشار عدم الاستقرار.
Karşılamaya yönelik çabalar karışıklıklar doğurmuştur.أدت الهجمات لأحداث فوضوية.
Bu da bazen karışıklığa yol açar.وهذا غالبا ما يؤدي إلى فك الارتباط.
Japonya karışık bir dönemdedir.اليابان علامة منحدر شديد.

İlgili Sayfalar