karışık ile cümle

karışık kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Donmuş yağmurla karışık, aralıklı yağmur yağışıweather forecastPeriods of rain mixed with freezing rain
Karla karışık, aralıklı yağmur yağışıweather forecastPeriods of rain mixed with snow
Donmuş çiseleme ile karışık, aralıklı kar yağışıweather forecastPeriods of snow mixed with freezing drizzle
Donmuş yağmurla karışık, aralıklı kar yağışıweather forecastPeriods of snow mixed with freezing rain
Buz parçalarıyla karışık, aralıklı kar yağışıweather forecastPeriods of snow mixed with ice pellets
Yağmurla karışık, aralıklı kar yağışıweather forecastPeriods of snow mixed with rain
Donmuş yağmurla karışık, bazen şiddetlenen yağmur yağışıweather forecastRain at times heavy mixed with freezing rain
Karla karışık, bazen şiddetlenen yağmur yağışıweather forecastRain at times heavy mixed with snow
Donmuş yağmurla karışık yağmur yağışıweather forecastRain mixed with freezing rain
Karla karışık yağmur yağışıweather forecastRain mixed with snow
Donmuş çiseleme ile karışık, bazen şiddetli kar yağışıweather forecastSnow at times heavy mixed with freezing drizzle
Donmuş yağmur ile karışık, bazen şiddetli kar yağışıweather forecastSnow at times heavy mixed with freezing rain
Buz parçacıklarıyla karışık, bazen şiddetli kar yağışıweather forecastSnow at times heavy mixed with ice pellets
Yağmurla karışık, bazen şidetli kar yağışıweather forecastSnow at times heavy mixed with rain
Donmuş çiseleme ile karışık kar yağışıweather forecastSnow mixed with freezing drizzle
Donmuş yağmurla karışık kar yağışıweather forecastSnow mixed with freezing rain
Buz parçalarıyla karışık kar yağışıweather forecastSnow mixed with ice pellets
Yağmurla karışık kar yağışıweather forecastSnow mixed with rain
Yağmurla karışık, bazen şiddetli ıslak kar yağışıweather forecastWet snow at times heavy mixed with rain
Yağmurla karışık ıslak kar yağışıweather forecastWet snow mixed with rain
Kar/ Karla Karışık Yağmur İhtimaliweather forecastChance Snow/ Sleet
Karışık HarflerMixed Letters
Çok parçalı/ karışık için Gömülebilir BileşenNameEmbeddable Component for multipart/ mixed
SSL/ SSLsiz & karışık sayfalarda uyarWarn on & mixed SSL/ non-SSL pages
Karışık YağışMixed Precipitation
Karışık - GüneşStencilsAssorted - Sun
Karışık - KalpStencilsAssorted - Heart
Karışık - Sol- Yukarıya Bakan OkStencilsAssorted - Left-Up Arrow
Karışık - Çeyrek AyStencilsAssorted - Quarter Moon
Yeni Karışık CD...New Mixed Mode CD...
Amerikan, karışıkAmerican, mixed
Avrupa, karışıkEuropean, mixed
Caz, karışıkJazz, mixed
Vefat eden kral ve yerine gelen kralın yaşlarıyla ilgili bir karışıklık vardı.There was also a confusion about the deceased King and his new successor's ages.
Kazak videosunun altında YouTube üyeleri mankenin karışık etnikliğini de tartıştı:Under the Kazakh video, YouTubers debated the model's seemingly mixed ethnicıty:
Kazakistan'ın Latin alfabesine geçiş planları karışık sorunlar ortaya çıkarmakta.Kazakhstan’s planned transition to the Latin alphabet raises complex questions.
Zahra'nın çabaları ve intihar protestosunu düşünüyorum, kafam karışık.Mulling Zahra’s efforts and suicide protest, I feel confused.
Ancak cumhurbaşkanının ifadesi karışık tepkiler aldı.However, the president's statement drew mixed reactions.
Ancak Pekin yanlısı milletvekillleri parlamentodaki karışıklığa tokat gibi sert bir yanıt verdi.Pro-Beijing lawmakers, however, have slammed the filibustering as destructive.
Güney Asya'nın karışık bir pirinç yemeği olan Biryani, şimdi bir ritüel haline geldi.Serving Biryani, a South Asian mixed rice dish, is now becoming a norm.
Çoğunluğunun tarımla geçindiği yöre halkınınsa duyguları karışık.Villagers in the area, many of whom earn their living from agriculture, have mixed feelings.
Türk medyasındaki tepkiler karışık oldu.Opinion in the Turkish media has been mixed.
Küresel mali piyasalarda yaşanan karışıklığın etkileri, Balkanlar'da yoğun bir şekilde hissediliyor.Disarray in the global financial markets is being felt keenly in the Balkans.
Şehirde hayatı altüst etmek, karışıklık yaratmak istemiyoruz.We do not wish to upset life in the city.
SETimes'a konuşan vatandaşlar karışık görüşlere sahipler.Residents who spoke to SETimes had a mix of opinions.
Duyuru karışık tepkiler doğurdu.The announcement was met with mixed reactions.
Hükümet bu sorunlarla mücadeledeki kararlılığı hakkında karışık sinyaller gönderdi.The government has sent mixed signals about its commitment to tackling such issues.
Bugüne kadar gelen tepkiler karışık oldu.Reactions so far have been mixed.
Makedonya'nın borç geri ödemesi karışık tepkilere yol açtıMacedonia's debt repayment sparks mixed reviews
Yunanistan'da ise karışık tutumlar görülüyor.Attitudes in Greece are complicated.
Peki yeni bir karışıklığın kapıda olduğunu gösteren işaretler var mı?Are there any signs that suggest another period of turbulence may be in the offing?
Rusya Perşembe günü olası yanıtı hakkında karışık sinyaller gönderdi.Russia sent mixed signals Thursday about its possible response.
Bu da, başta İbar'ın güneyinde olmak üzere bir karışıklığa neden oldu.That created confusion, especially south of the Ibar.
Ders kitapları olmadan, Yunan öğretim yılı karışıklıkla başladıWithout textbooks, Greek school year starts in confusion
ICTY'nin kararı karışık tepkilere yol açtıICTY ruling sparks mixed reactions
Son dakikada varılan anlaşmaya Türkiye'den karışık tepkiler geldi.In Turkey, reactions to the last-minute deal were mixed.
Söz konusu planın mantığı bir bölünme yaratıyor ... [ve] karışıklığın sürmesine ortam sağlıyor.The logic of this plan produces division … opens the perspective for continuing destabilisation.
Hükümet durumun karışık olduğunu kabul ediyor. [Nikola Barbutov/SETimes]The government concedes the situation is chaotic. [Nikola Barbutov/SETimes]
Organ ticareti soruşturması karışık beklentilerle başladıOrgan trafficking investigation begins amid mixed expectations
Güneydoğu Avrupa ülkeleri ise karışık sonuçlar gösteriyor.The Southeast European countries are showing mixed results.

İlgili Sayfalar