Ana içeriğe geç
Sözlük

karış karış ile cümle

karış karış kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
4
HECE
6
ORT. KELİME
Tom Mary'ye onun karıştığı kaza hakkında soru sordu.Tom asked Mary about the accident that she was involved in.
Mary Tom'un karısıdır.Mary is Tom's wife.
Mary Tom'un karısı.Mary is Tom's wife.
Mary'nin eski-karısıdır.Mary is Tom's ex-wife.
Tom, Mary'ye John'un karısını tanıyıp tanımadığını sordu.Tom asked Mary if she knew John's wife.
Ben Tom'un adam kaçırmaya karıştığını inanmayı zor buluyorum.I find it hard to believe that Tom was involved in the kidnapping.
Sadece Tom'dan değil fakat aynı zamanda karısından da ödünç para aldım.I not only borrowed money from Tom, but also from his wife.
Neden bir insan karısını sevmez? Biz bile başkalarını seviyoruz.Why not love one's own wife? We even love others'.
Tom Mary'den onun karısı olmasını istiyordu.Tom wanted Mary to be his wife.
Tom bazen kamusal alanda burnunu karıştırır.Tom sometimes picks his nose in public.
Tom Mary'yi karışıklıktan kurtardı.Tom got Mary out of a mess.
Tom karıştırılmak istemiyor.Tom doesn't want to be involved.
Tom Mary'nin karıştırılmasını istemiyor.Tom doesn't want Mary to get involved.
Tom Mary'nin karışmasını istemiyor.Tom doesn't want Mary butting in.
Tom karısını ve ailesini terk etti.Tom deserted his wife and family.
Tom o karışıklıktan bir gül gibi kokarak çıktı.Tom certainly came out of that mess smelling like a rose.
Tom Mary'ye beş yaşındayken karıştığı trafik kazası hakkında soru sordu.Tom asked Mary about the traffic accident she was involved in when she was five years old.
Çocuklar her zaman şaraplarını en az üçte iki suyla karıştırmalılar.Children should always mix their wine, with at least two-thirds water.
Onun yeni karısı yaklaşık benim yaşlarımda.His new wife is about my age.
Karısı onu evden kovdu.His wife kicked him out of the house.
Beni biriyle karıştırmış olmalısınız.You must have me confused with someone else.
Eğer Bay Long'u görürsen, lütfen ona karısının nasıl olduğunu sormayı unutma.If you see Mr. Long, please don't forget to ask him how his wife's doing.
Bu karışıklık için kim sorumluluk alıyor?Who's taking responsibility for this mess?
Tom bir kazaya karıştı.Tom was in an accident.
Tom'un kafası karıştı.Tom was confused.
Tom çorbayı karıştırdı.Tom stirred the soup.
Günahı suçla karıştırmayın.Do not mistake sin with crime.
Tom biraz kafası karışmış görünüyor.Tom seems to be a tad confused.
Kuyrukluyıldızları ve asteroitleri karıştırma.Don't confuse comets and asteroids.
Kuyrukluyıldız ve asteroitleri karıştırmayın.Don't mix up comets and asteroids.
O sık sık şekeri ve tuzu karıştırır.She frequently gets sugar and salt mixed up.
O, karısı öldükten sonra birçok yıl daha yaşadı.After his wife died, he lived for quite a few more years.
Ona cinayet silahını satman onun karısın öldürmek için seni suç ortağı yapar.Having sold him the murder weapon makes you an accessory to uxoricide.
Onun saçı karışık.Her hair is tangled.
O, başka bir kadınla yaşamak için, karısını ve üç çocuğunu terk etti.He left his wife and his three children to live with another woman.
Benim de kafam karıştı!I am too confused!
Ölü adam bir kavgaya karıştı.The dead man was involved in a fight.
Sabrı hoşgörü ile karıştırmayın.Do not mistake patience for forbearance.
Onun sözleri kafa karıştırıcı.His words are confusing.
Tom'un gittikçe daha çok kafası karışmaya devam etti.Tom kept getting more and more confused.
Karışıklık nedir?What's the commotion?
Karısı bir yabancı gibi görünüyor.His wife seems to be a foreigner.
Bir trafik kazasına karıştı.He was involved in a traffic accident.
Karısı hiçbir yerde görülmedi.His wife was nowhere to be seen.
Kötü bir şeye karıştın, ha?You got involved in something bad, huh?
O, karısı hakkında her zaman kötü şeyler söylüyor.He's always saying bad things about his wife.
Her zaman karısını kötülüyor.He's always bad-mouthing his wife.
Karısını mutlu etmeye çalıştı fakat boş yere.He tried to make his wife happy, but in vain.
Karısını mutlu etmeye çalıştı fakat edemedi.He tried to make his wife happy, but he couldn't.
Onun ifadesi tarafından kafam karıştı.I was confused by her expression.
Onun yüzündeki ifadeden kafam karıştı.I was confused by the expression on her face.
Düşüncelerle gerçekleri karıştırmayın.Don't confuse opinions with facts.
Bay Hashimoto'nun Ken'in sorusuyla kafası karıştı.Mr. Hashimoto was confused by Ken's question.
Bay Hashimoto'nun Ken'in sorusundan kafası karıştı.Mr Hashimoto was puzzled by Ken's question.
Şekeri tuzla karıştırma.Don't mix sugar with salt.
Tom Mary'nin erkek kardeşiyle bir kavgaya karıştı ve burnunu kırdı.Tom got into a fight with Mary's brother and broke his nose.
Mary bir kupa karısı.Mary is a trophy wife.
Kafamı karıştırma.Don't confuse me.
John'u çoğunlukla ikiz erkek kardeşi ile karıştırıyorum.I often confuse John and his twin brother.
Onun karısı için üzgünüz.We are sorry for his wife!
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod