Ana içeriğe geç
Sözlük

karış karış ile cümle

karış karış kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
4
HECE
6
ORT. KELİME
Her on beş dakikada bir kez karıştırın.Stir once every fifteen minutes.
Tom kafası karışmış görünüyor.Tom appeared confused.
Tom karısına yalan söyleyerek evliliğini mahvetti.Tom destroyed his marriage by lying to his wife.
Tom endişelerini karısından sakladı.Tom hid his worries from his wife.
Aşırı uçlar başkanın karısını kaçırdı.Extremists kidnapped the president's wife.
Mavi ve kırmızıyı karıştırırsanız, sonuç mordur.If you mix blue and red, the result is purple.
Mary bir pasta yapmak için malzemeleri karıştırdı.Mary mixed the ingredients to make a cake.
Bir karıştırıcıda farklı yiyecekleri karıştırabilirsin.You can mix different foods in a blender.
Tom'un karısı ikinci çocuklarına hamile.Tom's wife is pregnant with their second child.
Kafaları karışmış gezginler yanlış şehre doğru yöneldiklerini fark ettiler.The confused travelers realized they were headed toward the wrong town.
Tom karısını araması için acil bir mesaj aldı.Tom received an urgent message to call his wife.
Sanırım beni başka biriyle karıştırdınız.I think you've mistaken me for someone else.
Çorbayı karıştır.Stir the soup.
Karısıyla İnternet üzerinden tanıştı.He met his wife online.
Hiç hak etmediği, harika bir kadın olan karısından bıkmıştı.He was bored with his wife, an excellent woman he didn't deserve.
Kavgaya karışmak istemediler.They did not want to get involved in the fighting.
O, eski bir başkan karısıydı.She was a former first lady.
Genç askerin kafası karıştı.The young soldier was confused.
Saddam Hüseyin kayıplara karışmıştı.Saddam Hussein had disappeared into hiding.
Gazeteler büyük bir kutuda birbirine karıştırıldı.The papers were mixed together in a big box.
Karışık akıl, bir şeyi aşırı düşünen, bir yerde pıhtılaşan akıldır.The confused mind is the mind that, thinking something over, congeals in one place.
Karıştırıcılar meyveli buzlu içecekleri gerçekten seven insanlar için güzeldir.Blenders are nice for people who really like smoothies.
Karısı ölen adam o.That's the man whose wife died.
Katılımcı konuşmaya karışmaz.The exhibitor isn't involved in the conversation.
O, ona karışık sinyaller verdi.She gave him mixed signals.
Karısı bana İtalyanca öğretiyor.His wife teaches me Italian.
Kırmızı ile mavinin karışımından mor elde edildiğini biliyor muydunuz?Did you know that if you mixed red and blue paint you obtained purple?
Onun karısı bir Japon kadın.His spouse is a Japanese woman.
O, sadece karısı seyahate çıktığında köpeği besler.The only time he feeds the dog is when his wife is away on a trip.
Onun köpeği beslediği tek zaman karısı seyahate gittiği zamandır.The only time he feeds the dog is when his wife is away on a trip.
Tom Boston'da bir trafik kazasına karıştıktan sonra sarhoşken araba sürmekten suçlandı.Tom was charged with drunken driving after he was involved in a car accident in Boston.
Karışmayı ciddi olarak düşünüyor musun?Are you seriously thinking about becoming involved?
Ben karışmıyorum.I am not getting involved.
O skandala asla karışmadım.I was never involved with that scandal.
Başka birinin karısına içten içe âşık oldum.I'm secretly in love with someone else's wife.
Massachusetts'te bir adamın, karısının büyükannesi ile evlenmesine izin verilmez.In Massachusetts, a man is not allowed to marry his wife's grandmother.
Karısı ondan hoşlandığı için o evi satın aldı.He bought that house because his wife liked it.
O, karısını terk etti ve yarı yaşında bir kadınla aşk hayatı yaşıyor.He left his wife and shacked up with a woman half her age.
Büyük ülkeler küçük ülkelere karışmamalıdır.Large countries shouldn't interfere with smaller countries.
Yaşlı bir adamın, ondan çok daha genç bir karısı var.An old husband has a wife far younger than him.
Tom karısını asla terk etmediğini söyledi.Tom said he'd never leave his wife.
Tom karısına sadık.Tom is loyal to his wife.
Tom'un üç eski karısı var.Tom has three ex-wives.
Karısı öldüğünden beri Tom yalnız yaşadı.Tom has lived alone ever since his wife died.
Tom'un alkolik olan bir karısı var.Tom has a wife who's an alcoholic.
Tom'un güzel bir karısı var.Tom has a beautiful wife.
Tom karışmak istemiyordu.Tom didn't want to get involved.
Tom kavgaya karışmak istemiyordu, fakat başka seçeneği yoktu.Tom didn't want to get involved in the fight, but he had no choice.
Tom karısına bir kabak böreği pişirdi.Tom baked his wife a pumpkin pie.
Karısı gazete okurken, Tom kahvaltı yaptı.Tom ate breakfast while his wife read the newspaper.
Tom ve karısı, çok yaşlanmadan önce bir çocuk sahibi olmak istedi.Tom and his wife wanted to have a child before they were too old.
Tom ve karısı iyi geçiniyor gibi görünüyor.Tom and his wife seem to get along well.
Tom ve karısı kıt kanaat geçinmek için her ikisi çalışmak zorunda.Tom and his wife both have to work to make ends meet.
Tom'un karısı kadar iyi ya da daha iyi yemek pişirebildiğini duydum.I've heard that Tom can cook as well as, or better than, his wife.
Tom'un şu ana kadar karısını terketmeyi düşündüğünden şüpheliyim.I doubt that Tom would ever consider leaving his wife.
Tom'un skandala karıştığını sanmıyorum.I don't think Tom was involved in the scandal.
Görünüşe göre, Tom karısını aldatıyor.Apparently, Tom has been cheating on his wife.
İş günü bittikten sonra, Tom eve karısına gitti.After the work day was over, Tom went home to his wife.
Tom Mary'nin sorusuyla kafası karıştı.Tom was confused by Mary's question.
Tom karısı Mary ile birlikte Boston'dan çok uzakta olmayan bir çiftlikte yaşıyor.Tom lives on a farm with his wife, Mary, not too far from Boston.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod