Ana içeriğe geç
Sözlük

karış karış ile cümle

karış karış kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Karısına ve çocuğuna bakıyor ve çocuğu okula gidecek.He was supporting his wife and a child, and the child was going to parochial school.
Bu, kafanızı karıştırmış olabilir, o nedenle gerçek sayılarla bir örnek yapalım. -That might be very confusing to you, so let's actually try to do it with some real numbers.
- Bunu karışık bulduysanız, zincir kuralı videolarını tekrar izleyin. -If you found that confusing, you might want to rewatch the chain rule videos.
İkinci türev biraz daha karışık olacak. -Our second derivative, this looks like it'll get a little bit hairier.
İşime karışma yeter.Don't get in my way.
Ben, ben çok fazla kafa karıştırıcı değilim umut bu görsel grafikler.I hope I'm not confusing you too much with these visual graphs.
Yani bu biraz kafa karıştırıcı.So it can be confusing.
Umarım bu konudaki kafa karışıklıklarını önlemişimdir. Can KabuloğluSo, hopefully that clarifies what can sometimes be a confusing topic.
"Teşekkür ederim," diye, aynı zamanda dedi, ve o kapanış kadar karıştırın vermedi kapı."Thank you," he said at the same time, and did not stir until she was closing the door.
Sonra, koltuğunu başladı, karıştırılır elini koymak.Then he stirred, started up in his chair, put up his hand.
"O hiçbir yardım istemiyorum, diyor," diye cevap karısının soruşturma dedi."He don't want no help, he says," he said in answer to his wife's inquiry.
Yarım cins ve renk karıştırma yerine He'sa tür yamalı geldi.He's a kind of half-breed, and the colour's come off patchy instead of mixing.
Onun panik karıştırıyorsun samimiyet vardı.There was no mistaking the sincerity of his panic.
"Öyleyse bana yardım," Mr. Thomas Marvel, paltosunu omuzlarını karıştırma dedi. tekrar."So help me," said Mr. Thomas Marvel, shuffling his coat on to his shoulders again.
Belirsiz ve kafa karıştırıcı içinde sesler.The sounds within indistinct and perplexing.
Kan örtüsü On bir karışıklık oldu ve sayfanın yırtık olmuştu.On the counterpane was a mess of blood, and the sheet had been torn.
"Kafam karıştı," dedi Kemp."I am confused," said Kemp.
Bu noktada kafanızın biraz karışmış olmasını anlıyorum.I'm sure at this point I have confused you.
Ses çıkaran çubuklar, yunusbalıklarının radarına karışıyor.Sounding rods beneath the water's surface interfere with the dolphin's sonar.
Kafası karışan ve ağların içine sürülen yunusbalıkları panik yapıyor.Once disoriented and enclosed within the nets, the dolphins panic.
Bu kulağa karışık geliyor olabilir fakat çizince çok basit olduğunu göreceksiniz. -Now if that seems confusing to you, when I draw it, it'll be very obvious.
Bu sizin aklınızı karıştırırsa yok farzedin ama aydınlatıcı olabilir.And this might be completely confusing for you, so ignore it if it is, but it might be insightful.
Bu resmin büyüğünü düşünseniz---sizin aklınızı karıştırmak istemiyorumSo if you think about it just very big picture-- and I don't want to confuse you.
Neyse aklınızı karıştırmak istemiyorum.But anyway, I don't want to confuse you.
Bu olasılık, o küçük küresel aklınızı karıştırdı, değil mi?Doesn't that blow your little spherical mind?
Doktoramızı dans etmekten ziyade, tüm karışık problemlerimizi anlatmak için dansı kullanmalıyız.Rather than dancing our Ph.Ds, we should use dance to explain all of our complex problems.
Ben çok karıştı.I'm so confused.
Sonra işler biraz daha karışır.And then things get to be a little questionable.
Orbitle kafanızı karıştırmayın.Not to be confused with orbit.
Eğer eğim konusu kafanızı karıştırıyorsa cebir videolarını gözden geçirmenizi tavsiye ederim.And I encourage you to review the algebra playlist if the idea of slope is confusing to you.
Onun diz çocuğunun, oturma ve karısının elini onun içinde.He was sitting with his child on his knee, and his wife's hand in his.
12 yıl boyunca bana yardım etmek yerine kafamı daha da karıştıran bir dil öğrendim.12 years, in which I learnt a language that confused me, more than it helped me.
12 yıl boyunca varoluşumla ilgili duyduğum farklı teorilerle kafam daha da karıştı.12 years, in which I was confused by this different theories of my existence.
İyi bir Prenses olmak istediğim için, ilk günden karışıklık çıkarman istemiyorum.I said I was going to become the princess, I do not want to cause trouble.
Yanıma gelirsen çığlık atıp karışıklık çıkarırım sandın, değil mi?What, if you came next to me, did you think I would scream? Yell and kick?
Gerçekten akıl karıştırıcı.That is mind boggling.
Bunun biraz kafa karıştırıcı olduğunun farkındayım.I know that's a little confusing.
Kişinin bu iki renk düzenini değiştirmesine ve karıştırmasına izin veriyor.It allows the person to switch, and to mix these two colorations.
Büyük ihtimalle işin içine çok fazla renk karıştı ama bu sizin gelişmeniz için.I'm probably going to get too involved with all the colors, but it's for your improvement.
Kafanızı gırtlak ile karıştıracağım.And I'm going to concern ourselves with the larynx.
Aslında bir araba kazasına karışmış.He actually had a car accident.
Ortalama değer teoremi hakkındaki hislerim biraz karışık.And I have mixed feelings about the mean value theorem.
Biraz daha kafa karıştırıcı problemler çözmeyi deneyelim.Now let me give you a couple of more,
Böylece bu da, futbol sahası büyüklüğünde bir inşaat alanı ile birlikte karışımın içindeydi.So that was also in the mix with the site the size of a football pitch.
İlk başta birçok fonksiyonun olduğu bir problemle karşılaşmak kafa karıştırıcı olabiliyor.At first when you see a problem with a lot of these functions, it seems very confusing.
Burada biraz kafanız karışmış olabilir. Sizin yerinizde olsam benim de kafam karışırdı.So I think you're probably a little confused here, and I would have been if I was in your shoes.
Yeni fonksiyonlarla yine kafanızı karıştırmak istemiyorum.I don't want to keep confusing you with new functions.
Hala kafanız karışıksa, endişelenmeyin.If you're still confused, don't worry.
Karışık göründüğünü biliyorum.I know it sounds very complicated.
Kafam çok karıştı!I'm so confused!
Ama hangi tarafta yer almam gerektiğini sorguluyorum; kafam çok karışık!I am questioning my allegiance; I am so confused!
Harry, işe yaradı. - YALNIZCA SSEEEEEN! [kafası karışmış kedi sesleri]-ONLY YOUUUUUUUUUUUUUU! confused cat noises
Kafaları karışmıştı tabii.Of course, they were confused.
Çünkü tam ortasındayken değişim çok ama çok kafa karıştırıcı görünüyor.Because the transition seems very, very confusing when we're right in the middle of it.
Burada aklımda oldukça karışık dağınık ve kafa karıştıran bir düşünce var.Here I have a very complicated, messy, confused idea in my head.
Gittikçe daha hızlanıyor, bu nedenle çok kafa karıştırıcı göründüğünü düşünüyorum.The thing is becoming faster and that's why I think it seems so confusing.
Bir sonraki sunumda gorusmek uzere, ve sizin kafanizi karistirdiysam ozur dilerim.I'll see you into the next presentation, and I apologize if I have confused you.
Eğer size karışık geldiyse ilerleyen videolarda Snell Yasasıyla ilgili alıştırmalar yapacağız.Now if this looks confusing at all, we're going to apply it a bunch in the next couple of videos.
Bu adamlar bir sabah anayol tarafinda asfalti karistiran bir isci cetesindeydi.So these guys were in a worker's gang mixing up asphalt one morning on the side of the highway.
Ama hala aklımızı karıştıran bir şeyler varBut then sometimes it's confusing.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod