Ana içeriğe geç
Sözlük

karış karış ile cümle

karış karış kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
4
HECE
6
ORT. KELİME
Tom tamamen aklı karışmış gibi görünüyor.Tom seems to be totally confused.
Annesi masayı hazırlarken Tom spagetti sosunu karıştırdı.Tom stirred the spaghetti sauce while his mother set the table.
Mary odaya girdiğinde Tom eşyalarından bazılarını karıştırıyordu.Tom was rummaging through some of his stuff when Mary walked into the room.
Tom'un karısı ondan işini bırakmasını istedi.Tom's wife asked him to quit his job.
Tom'un karısının dün bir kız bebeği vardı.Tom's wife had a baby girl yesterday.
Doktor kazaya karışan dört kişiyi kurtardı.The doctor saved the four people involved in the accident.
Tom çorbayı bir kaşıkla karıştırdı.Tom stirred the soup with a spoon.
Beni başka biriyle karıştırdığını düşünüyorum.I think you've got me confused with someone else.
Nefertari Ramses II'nin ilk karısıydı.Nefertari was Ramses II's first wife.
Umutsuzum ve kafam karışık.I'm desperate and confused.
Âşığım ve kafam karışık.I'm in love and I'm confused.
Sosu salatanın üzerine dökün ve hafifçe karıştırın.Pour the dressing over the salad and toss gently.
Salatayı karıştırabilir misin?Can you toss the salad?
İşler çok karıştı.Things got very complicated.
İşler inanılmaz derecede karıştı.Things got incredibly complicated.
Kimin kafası karışmış?Who is confused?
Tom sersemlemiş ve kafası karışmıştı.Tom was dazed and confused.
Tom çok kafası karışmış görünüyor.Tom looks very confused.
Tom karısını öldürdüğünü itiraf etti.Tom confessed to killing his wife.
Tom'un karısı onu terk ettiğini söyledi.Tom's wife said she was leaving him.
Tom az önce oraya oturdu ve masanın üstündeki karışıklığa baktı.Tom just sat there and stared at the mess on his desk.
Buna karıştığına inanamıyorum.I can't believe you're involved in this.
John'un karısı bir İngilizce öğretmenidir.John's wife is an English teacher.
Beni buna karıştırmamanı istedim.I asked you not to involve me in this.
Boyundan büyük işlere karışma.Don't bite off more than you can handle.
Tom, bugün olanlara karışmış mıydı?Was Tom involved in what happened today?
Tom, ne olduğu hakkında kafası karıştı.Tom is confused about what just happened.
Tom'un karısı aynı zamanda bir bilim kadınıdır.Tom's wife is also a scientist.
Tom'un karısı da bir bilim kadınıdır.Tom's wife is also a scientist.
Tom soru ile kafası karıştı.Tom was puzzled by the question.
Tom'un soruyla kafası karıştırıldı?Tom was confused by the question.
Tom eve gitmek ve karısıyla akşam yemeği yemek istediğini söyledi.Tom said he wanted to go home and eat dinner with his wife.
Tom hamile karısının karnına elini koydu.Tom put his hand on his pregnant wife's belly.
Tom karısı onu terk ettikten sonra içmeye başladı.Tom started drinking after his wife left him.
Bir bez al ve bu karışıklığı temizlememe yardım et.Grab a rag and help me clean up this mess.
Mavi ve sarıyı karıştırırsan hangi rengi alırsın?What color do you get if you mix blue and yellow?
Bu senin için kafa karıştırıcı olmalı.This must be confusing to you.
Sen bu işe karışma.You stay out of this.
Sen buna karışma, Tom.You stay out of this, Tom.
Sadece işime karışma.Just stay out of my business.
Sık sık erkek kardeşimle karıştırılırım.I'm often confused with my brother.
Tom bana karısını terk ettiğini söyledi.Tom told me he'd left his wife.
Tom neden kendi karısına söylemedi?Why didn't Tom tell his own wife?
Tom çoğunlukla insanlara onun karısı olduğumu söyler.Tom often tells people I'm his wife.
Tom'un karısı bana evde olmadığını söyledi?Tom's wife told me he wasn't at home.
Tom bana karısının adının Mary olduğunu söyledi.Tom told me his wife's name was Mary.
Tom Mary'ye ilk karısından bahsetti mi?Has Tom told Mary about his first wife?
Sadece bana Tom'un bir trafik kazasına karıştığı söylendi.I was just told that Tom was involved in a traffic accident.
Sen kocan için bir karısın.You are a wife to your husband.
Beni Hitler ile karıştırma.Don't confuse me with Hitler.
Her şey kafa karıştırıcı görünüyor.Everything seems confusing.
Antiller Denizi sık sık kasırgalar tarafından karıştırılır.The Antilles Sea is often stirred up by hurricanes.
Tom geçen ay karısından boşandı.Tom divorced his wife last month.
Yağmur nedeniyle planlarım tamamen karıştı.Due to the rain, my plans were completely mixed up.
Onun bir karısı ve üç çocuğu var.He has a wife and three children.
O, karısı onu terk ettikten sonra oldukça kindar oldu.He became quite vindictive after his wife left him.
Bu karışıklığı toparlayabilir misin?Can you clean up this mess?
Sizi buna karıştırdığım için üzgünüm.I'm sorry I got you mixed up in this.
Söze karışacak mısın?Are you going to break in?
Neden Tom'a karışıyorsun?Why are you getting involved with Tom?
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod