Ana içeriğe geç
Sözlük

karış karış ile cümle

karış karış kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
4
HECE
5
ORT. KELİME
Guinevere, Kral Arthur'un karısıydı.Guinevere was King Arthur's wife.
Lancelot, Kral Arthur'un karısı Guinevere'e aşık oldu.Lancelot fell in love with King Arthur's wife Guinevere.
O, endişelerini karısından sakladı.He hid his worries from his wife.
Kahve ve kakao karışımını severim.I like mixing coffee and cocoa.
Söze karıştığım için pardon.Pardon me for interrupting.
Korkutuldum ve kafam karıştı.I was frightened and confused.
Karis Avusturyalı.Karis is Austrian.
O, karısının ölümü hakkında konuşmaktan her zaman kaçınır.He always avoids talking about his wife's death.
Tom'un karısı üç yıl önce öldü.Tom's wife died three years ago.
Karışıma 100 gram şeker ekle.Add 100 grams of sugar to the mixture.
Karışıma 100 gram şeker ekleyin.Add 100 grams of sugar to the mixture.
Ödü bokuna karışmış.He's scared shitless.
Bu tozu bir bardak suyla karıştır.Mix this powder with a cup of water.
Tom evlilik yıl dönümlerinde karısına çiçekler vermeyi asla unutmaz.Tom never forgets to give his wife flowers on their wedding anniversary.
Tom'un karısı onun için bir mazeret temin edecektir.Tom's wife will provide an alibi for him.
İki porsiyon romu bir porsiyon limon suyu ile karıştır.Mix two parts of rum with one part of lemon juice.
Tom karısını ülkesine gönderdi.Tom packed his wife off to the country.
O bütün gece horladı ve onun karısı uyuyamadı.He snored all night and his wife couldn't sleep.
Tom ve karısının üç çocuğu var.Tom and his wife have three children.
Karısını ve çocuklarını terk etti.He abandoned his wife and children.
Karısından ayrılmak istiyor.He wants to separate from his wife.
Beklenmedik soru karşısında kafası karışmıştı.He was confused by the abrupt question.
Kader kartları karıştırır; biz oynarız.Fate shuffles the cards; we play.
Önce bu konuda kafam karıştı.I was confused about that at first.
Önce kafam karıştı.I was confused at first.
İki yumurtayla çiçeği karıştır.Mix flower with two eggs.
Tom korkunç bir kazaya karıştı.Tom was involved in a terrible accident.
Hırsız kayıplara karıştı.The thief vanished.
Ermenilerin çeşitli ırkların bir karışımı olduğu söylenebilir.It can be said that Armenians are a mixture of various races.
Bu karışık, değil mi?It's complicated, isn't it?
İspanyolcadaki sesli harfleri sık sık karıştırıyorum.I often confuse Spanish vowels.
Bir adam karısını öldürmekle suçlandı.A man was accused of killing his wife.
Bu kafa karıştırıcı olurdu.That would be confusing.
Kafası karışan sensin.It's you who are confused.
İşime karışma.Stay out of my business.
Buna karışma, Tom.Stay out of this, Tom.
Karışmasaydın plan işe yarardı.The plan would've worked, if you hadn't interfered.
Şüphesiz aklın karışmış, Tom.You're no doubt confused, Tom.
Sarkazm, kinizmle karıştırılmamalıdır.Sarcasm should not be confused with cynicism.
Karışıklıklardan kaçınmak için her fonksiyonun amacını açıklayan yorumları olmalı.Every function should have comments describing its purpose in order to avoid confusion.
Biri "olmamalı" ile "gerek yok"u karıştırmamalıdır.One must not confuse "must not" with "need not".
Biri "must not" ile "need not"ı karıştırmamalıdır.One must not confuse "must not" with "need not".
Şimdi benim inanç konusunda gerçekten kafam karıştı.I'm really confused about my faith right now.
Tom'un karısının kim olduğu hakkında hiç bir fikrim yok.I have no idea who Tom's wife is.
Bunun senin için ne kadar kafa karıştırıcı olduğunu biliyorum.I know how confusing this must be for you.
Tom'un olanlara karışmış olabileceğini düşünüyorum.I think Tom might be involved in what happened.
Burada bir karışıklığımız var.We have a complication here.
Bizim de kafamız karıştı.We were confused as well.
Siz ikiniz az önce ne hakkında bir kavgaya karıştınız?What did you two get into a fight about?
Tom'un kafasını karıştırıyorsun.You're confusing Tom.
Gerçekten kafamı karıştırıyorsun.You're really confusing me.
Tom karısını ve çocuklarını terk etti.Tom abandoned his wife and children.
Tom karısının nerede olduğu hakkında bir fikri olmadığını itiraf etti.Tom admitted he had no idea where his wife was.
Tom ve karısı sorunlarını çözmeye çalıştılar.Tom and his wife tried to work out their problems.
Tom karısı hoşlandığı için o arabayı aldı.Tom bought that car because his wife liked it.
Tom karısından ve çocuklarından ayrılmayı istemiyordu.Tom didn't like being separated from his wife and children.
Tom bir şey arayarak dolabını karıştırdı.Tom dug through his closet looking for something.
Tom ne bulabileceğini görmek için külleri karıştırdı.Tom dug through the ashes to see what he could find.
Tom sık sık karısı ile tartışır.Tom often quarrels with his wife.
Tom Mary'nin çok kafası karışmış olduğunu fark etti.Tom realized Mary was very confused.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod