Ana içeriğe geç
Sözlük

kapsam ile cümle

kapsam kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
İlki 2006'da gerçekleştirilen festival kapsamında, farklı kategorilerde ödüller de verilmektedir.Som noget nyt lykkedes det i 2006 at få en række aftaler i stand om sponsorpræmier fra forskellige firmaer.
Arapça'dan yaptığı kapsamlı çevirileriyle tanındı.Efterfølgende har hun været selvstændig oversætter fra arabisk.
Program kapsamındaki iki insanlı uçuşta Voskhod uzayaracı ve roketi kullanıldı.De to missioner, der fløj, benyttede Voskhod-kapslen og Voskhod-raketten.
Kapsamlı bir İsviçre Hukuk Tarihi yazmayı planlıyordu, ancak bunu hiçbir zaman gerçekleştiremedi.Det er muligt at sende forslag om svenske grundlove til folkeafstemning, men det er aldrig sket.
Liste tüm mağaraları kapsamıyor.Regimenterne graver tilflugtshuller overalt."
Amerika Birleşik Devletleri'nde sığırcıklar göçmen kuşların avlanmasını yasaklayan yasanın kapsamı dışındadır.USA er i øvrigt underlagt forbud mod hvalfangst.
Fulbright Akademik Araştırma Bursu, en az 3 en fazla 12 aya kadar olan bir süreyi kapsamaktadır.Obrees rekord holdt mindre end en uge.
Bu festival kapsamında yeni filmlerin galaları yapılmaktadır.Nye film må kun deltage i én af disse festivaler.
Bu anıtsal yapıyı inşa etmek için kapsamlı bir hafriyat gerekiyordu.For at bygge dette monumentale kompleks var der påkrævet omfattende udgravninger.
Kasım 2007'de kapsamlı bir marka yeniden başlatıldı.I september 2007 blev en ny tilbygning indviet.
Olay örgüsü bir günden fazla bir zamanı kapsamamalıdır.Det virker ikke, som om handlingen forløber over et længere tidsrum.
2002 yılında geniş kapsamlı bir fikir hayata geçirildi.Omkring år 2000 blev der udsat en drægtig hunræv.
Daha sonra kilise reformu kapsamında kaldırıldı ve yönetim Sinod tarafından değiştirildi.Og den øgedes ved det kirkelige røre, Reformationen vakte.
Ertesi gün orada kapsamlı bir şehir kurulmuştur bile.Året efter blev det anlagt en luftegård.
Oldukça kapsamlı olan bu tekniklerle binlerce farklı kombinasyon oluşturulabilir.Mange af de her nævnte teknikker kan kombineres på forskellige måder.
Yayınlanan kriterlere göre 5651 sayılı yasadaki katalog suçların kapsamı gözden geçirilmelidir.Straffelovens § 56-61 omhandler betingede domme.
15 Mart 2009 tarihinde fırlatılan modülle STS-119 misyonu kapsamında Uluslararası Uzay İstasyonuna gitmiştir.Acaba var 1. missionsspecialist på rumfærge-flyvningen STS-119 til Den Internationale Rumstation marts 2009.
USAF E-3 filosundaki en kapsamlı yenileme programı 2001 yılında tamamlandı.Lufthavnens nyeste terminal, Terminal 3, blev opført i 1998.
Pandeizm hakkında en kapsamlı kitap 1910 yılında Max Bernhard Weinstein tarafından yazılmıştır.Den mest omfattende bok om pandeisme ble skrevet av Max Bernhard Weinstein i 1910.
Gil Amelio, geniş kapsamlı işten çıkarmalar dahil Apple’da pek çok değişiklik yaptı.Gil Amelio gjorde mange endringer hos Apple, inkludert bemanningsreduksjoner.
Dostluk İçin Futbol programı kapsamında, Uluslararası Futbol ve Dostluk Günü 25 Nisan'da kutlandı.Under Fotball for vennskap-programmet feires den internasjonale dagen for fotball og vennskap den 25. april.
Japonya Uluslararası çocuk futbolu turnuvası, Dostluk İçin Futbol programı kapsamında düzendi.Japan Den internasjonale barnefotballturneringen arrangeres i forbindelse med Fotball for vennskap-programmet.
Buna göre CIDR'yi tanımlarsak; arasında yer alan değişkenleri kapsamıştır.Hvis et element skal endre verdi (ned eller opp), vil det også måtte skifte (opp eller ned) nivå.
1997 yılında adanın yaklaşık yüzde 70'i Fransız Adası Millî Parkı kapsamına alındı.Siden 1997 har rundt 70% av øya vært del av French Island nasjonalpark.
Marie Antoinette'a dair en kapsamlı biyografi İngiliz tarihçi, Leydi Antonia Fraser tarafından hazırlanmıştır.Filmen er basert på biografien om Marie Antoinette, skrevet av den britiske historikeren, Lady Antonia Fraser.
Çünkü bazı bölümlerde verilen teknik ders içerikleri yetersiz ve kapsamı azdır.Opplysningene rundt energidrikker er dessverre få og mangelfulle.
Film 1999 yılında kapsamlı bir restorasyondan geçirilmiştir.I 2013 gjennomgikk filmen en omfattende restaurering.
Belediye, Ambrolauri kentinin çevresini kapsamaktadır.Administrasjonssenteret ligger i byen Ambrolauri.
Hümayun Şah 1556'da olduğu zaman Babür İmparatorluğu 1 milyon kilometre kare alanı kapsamaktaydı.Ved tiden rundt hans død i 1556 strakte Mogulriket seg over bortimot en million kvadratkilometer.
Tüm Güney Kore'nin sadece %6'lık bir alanını kapsamasına rağmen ülkenin GSYİH'ının %21'ini üretmektedir.Byen utgjør 0,6 prosent av Sør-Koreas flateinnhold, men står for 21 prosent av landets BNP.
Fakat bu sınıflandırmanın kapsamı tam anlamıyla yeterli değildir.Sakligheten i denne argumentasjonen er ikke altfor tung.
Canzoniere'nin beşinci ve daha kapsamlı bir düzenlemesine başlar.Dette var den femte og siste gangen kontroll over Plancenoit skiftet.
Linhir kenti ise Gilrain ve Serni Nehirleri'nin birleştiği yerde bulunan geçitleri kapsamaktaydı.Linhir, en liten landsby der elvene Gilrain og Serni møtes.
The Black Eyed Peas 3 Mayıs 2010'da The E.N.D. World Tour kapsamında konser verdi.I mai og juni 2010 turnerte Cole som support for The Black Eyed Peas på deres The E.N.D. World Tour.
Ancak bu kapsamda bundan bahsedilmemektedir.Dette står det imidlertid ingenting om i selve kvadet.
Dünyanın jet motorlu ilk yolcu uçağı olarak bilinen de Havilland Comet 'in kapsamlı bir modifikasyonudur.Flyet er en kraftig modifisert variant av de Havilland Comet som var verdens første jetdrevne passasjerfly.
Bu sahiplik hakkı 157 ülkeyi kapsamaktadır.Denne versjonen kunne ta 157 passasjerer.
Diğer rekonstrüktif işlemleri kapsamaz.At det ikke pågår reparasjonsarbeider.
Yaklaşık 2.5 milyon km²'lik bir alanı kapsamakta olup %80'i Batı Sibirya Ovası'nda yer almaktadır.Reservatet dekker 2,6 km², hvor omtrent 85 prosent ligger i Eidskog og 15 prosent i Sør-Odal.
Ertesi gün orada kapsamlı bir şehir kurulmuştur bile.Samtidig ble det i Trøndelag bygget lukkede firkanttun.
1990'da Batman ve Şırnak da il olup OHAL kapsamına alınmıştır.1990 ble Joubbe og Sarba eparki slått sammen til Joubbe-Sarba eparki.
Günümüzde Şişli Belediyesinin yetki alanı tüm ilçeyi kapsamaktadır.I dag utfører Statens kartverk all tinglysing.
2005 yılı Ocak ayında Sudan hükümeti ile Kapsamlı Barış Anlaşması imzalandı.Men i januar 2005 undertegnet SPLA og regjeringen en fredsavtale.
Matematk Parametreleri sağlayan üst kapsamı ise tabii ki İDEA'dır.En mulig framtidig konkurrent til flashminne er ferrominne.
Geniş kapsamlı sanayileşme programları uygulanmaya çalışıldı.Samtidig ble det utarbeidet store utbyggingsplaner.
Daha sonra daha geniş kapsamli sanayi ve ticaret gelişmiştir.Samtidig vokste det ulike typer håndverk og handel.
Projenin temel amacı dünya genelinde mümkün olduğunca fazla sayıda ülkeyi kapsamaktı ve hala da öyle.Målet var å få lokalavdelinger i så mange stater og så mange amerikanske byer som overhodet mulig.
Geniş kapsamlı sermaye pazarındaki bonoları satın alır.Hva er forkjøpsrett når du kjøper bolig i borettslag?
Suikast yasağı, nefsi müdafaa kapsamında gerçekleştirilen öldürmeleri kapsamamaktadır." dedi.«Giftdrapsdømt må i fengsel igjen». ^ politiaksjonen]
ASA kapsamında taraf ülke toprakları üzerinde havadan silahsız gözlem uçuşları gerçekleştirilmektedir.Den etablerer et program for ubevæpnede overvåkingsfly over deltakerlandenes territorier.
Ülkenin sahip olduğu karayolları, demiryolunun aksine neredeyse tüm bölgeleri kapsamaktadır.De oppgager at jernbanen egentlig ikke har behov deres land-områder.
KDE projesi kapsamındadır.Byggverket er i pusset tegl.
Eleştirileri geniş kapsamlı ve ekşiydi.Hans Stemme var temmelig svag og klangløs.
Grup, Hybrid Theory’I tanıtma amaçlı geniş kapsamlı bir tura çıktı.Skulle det varierer svært sjanger aktig fra Hybrid Theory.
Kapsamlı bir arkeolojik çalışma yapılmamıştır.Stedet er ikke arkeologisk undersøkt.
Festival kapsamı tiyatro, modern dans, opera ve müzikten oluşmaktadır.Teateret brukes for opera, klassisk musikk og dans.
Akitanya Bölgesi 41.308 km²'lik yüzölçümü ile Fransa topraklarının % 7,6'sını kapsamaktadır.Aquitaine dekker et areal på 41 308 km², som er 7,6% av det totale arealet til Frankrike.
Eğitim Mesuliyeti eğitimin bütün faaliyetlerini kapsamaktadır.Opplæringen skal gi grunnleggende praktisk opplæring i alle deler av faget.
Migrenler ilk olarak 1988 yılında kapsamlı bir şekilde sınıflandırılmıştır.Migrain pertama kali diklasifikasikan secara komprehensif pada tahun 1988.
Pandeizm hakkında en kapsamlı kitap 1910 yılında Max Bernhard Weinstein tarafından yazılmıştır.Buku yang paling luas di pandeisme ditulis oleh Max Bernhard Weinstein pada tahun 1910.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod